Birçok kentte katledilen devrimci kadınlar anıldı 2026-01-09 15:08:06     HABER MERKEZİ – Paris ve Silopiya’da katledilen devrimci kadınlar için birçok kentte anma düzenlendi. Anmalarda mücadele sözü yinelendi.   Paris’te Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ve Silopiya’da katledilen Seve Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar için birçok kentte anma programı düzenlendi.   İzmir   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir İl binasında Paris ve Silopiya’da katledilen kadınlar için anma gerçekleştirildi. Anmanın yapıldığı salona, karanfil ve mumlarla birlikte katledilen kadınların fotoğrafları konuldu. Anmaya Barış Anneleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Anma esnasında sık sık “Şehîd namirin” sloganı atıldı.   Anma, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından hazırlanan sinevizyon gösterimi izlendi.   ‘Özgürlük ve barış için mücadele edeceğiz’   Sinevizyon gösteriminin ardından Barış Annesi Peyruze Kurt söz aldı. Paris ve Silopiya’da gerçekleşen katliamları ve Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerindeki saldırıları kınadıklarını ifade etti. Peyruze Kurt, “Kadınlar ve Kürt halkı üzerindeki katliamları kınıyoruz. Gerçek karanlıklar ardında kalmaz, hakikat elbette ortaya çıkar. Sakine Cansız, Amed zindanında nasıl ki o celladın yüzüne tükürdüyse, kadınların mücadelesi de güç kazandı. Onların mücadelesi hep bizimleydi, biz başarana kadar da bizimle olacak. Onlar hep bizimle. Bugün de Rojava’daki kadınlar, onlardan aldıkları güçle düşmanların yüzüne tükürüyor. DAİŞ nasıl ki yok oldu, Kürtlerin gücüyle, kadınların gücüyle bugün de DAİŞ’in artıkları yere düşecek. Şehitlerimizin kanı yerde kalmaz, biz her daim onlarla yaşayacağız. Sonuna kadar da özgürlük ve barış için mücadele edeceğiz” dedi.   ‘Onlara çok şey borçluyuz’   Daha sonra söz alan Ege Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER EGE) Eşbaşkanı Bediha Güzelyüz de Sakine Cansız’ın ailesinin anmaya selam gönderdiğini paylaştı. Sêvê Demir ile çalışma fırsatı olduğunu belirten Bediha Güzelyüz, Sêvê Demir’in mücadeleye inancının çok büyük olduğunu söyleyerek Sêvê Demir’le olan anılarını anlattı. Bediha Güzelyüz, “Çok kıymetli insanlar mücadeleye katıldı. Onlara çok şey borçluyuz. Bu süreci yaşıyorsak eğer şehitlerimiz sayesindedir. Onlara bağlılık sözü veriyoruz” şeklinde konuştu.   Anma, sloganlarla sona erdi.   Mûş   Mûş'ta, DEM Parti İl Örgütü binasında anma düzenlendi. Anmaya, kentteki siyasi parti ve demokratik kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Anmanın yapıldığı salona, katledilen kadınların fotoğraflarının bulunduğu pankartın yanı sıra "Jin, jiyan, azadî, azad bike Rebertî" ile "Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok" yazılı dövizler asıldı. Saygı duruşuyla başlayan anmada konuşan MEBYA-DER Yöneticisi Fahime Aydın, “Onlar bizim çocuklarımızdı. Zafer bizimdir” diye belirtti. TJA aktivisti Müşerref Dağ, Paris'te ve Silopiya'da katledilen kadınların mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini vurguladı. Müşerref Dağ, "Sayın Öcalan'ın söylediği gibi 'Kadın özgür olmadan toplum özgür olmaz.'  Şehitlerimizi bu anlamda tekrardan anıyoruz. Direnişleri direnişimizdir” dedi.   DEM Parti Mûş Milletvekili Sümeyye Boz da, Kürtlere dönük saldırganlığın bugün hala devam ettiğini vurguladı. "Onların emeği önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz” diyen Sümeyye Boz, "Onlara sahip çıkmak, Önderliğe, mücadeleye, Kürt halkına sahip çıkmaktır" ifadelerini kullandı.    Konuşmaların ardından anma, alkışlarla sona erdi.   Polis saldırısı   Öete yandan Mûş-Bedlîs yolunda bulunan üst geçide katledilen devrimci kadınların fotoğraflarının yer aldığı pankart asılmak istendi. Üst geçit üzerine gelen DEM Parti Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, DEM Parti Mûş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Mûş İl Eşbaşkanı Nurten Akman'a polisler saldırdı. Pankarta el koymak isteyen polisler, kadınlara saldırdı. Kadınlar saldırıya "Jin, jiyan, azadî" ve "Bijî berxwedana Rojava" sloganlarıyla karşılık verdi. Saldırıya karşı açıklama yapan Sümeyye Boz, Kürt kadınlarına dönük saldırıların yıllardır farklı şekillerde sürdürülmeye çalışıldığını söyledi. Sümeyye Boz, "Sakine Cansızların katledilişinden Silopiya'da Pakizelerin katledilişine, Mir Perwerlerin, Evin Goyîlerin katledilişinden Rojava'daki saldırılara baktığımızda her birinin kök sebebi birlikte yaşam umudunun bu kadar büyümüş olmasıdır. Bunları birbirinden bağımsız düşünmek mümkün değildir" dedi.    Açıklama "Jin, jiyan, azadî" sloganlarıyla son buldu.      Wan   Wan’da Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde, ŞanoWan’da Paris’te katledilen kadınlar için anma programı düzenlendi. “Sara çizgisi mücadelede ısrar, savaşta zaferdir” yazılı pankartın açıldığı anmaya, kentte bulunan siyasi parti, sivil toplum örgütü temsilcileri ve DEM Parti Wan milletvekillerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.   ‘Sakine özgürlük ve mücadele hattını seçti’   Anmada konuşan Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) Eşbaşkanı Hanım Kaya, “Erkek egemen sisteme karşı kadınların mücadelesi baş gösterdi. Kürdistan'da erkek aklı kadının mücadelesini hedef aldı. Kadınlar üzerinde birçok baskı kendini gösterdi. Aslında kadınlar hiçbir zaman erkek egemen sisteme baş eğmedi. Bunu Sakine arkadaşın şahsında da görmemiz mümkündür. İki hat vardır; biri ihanet, biri de özgürlüktür. Sakine arkadaş her zaman özgürlük ve mücadele hattını seçti” diye konuştu.   ‘Sakine ve arkadaşlarının yolu yolumuzdur’   Sakine Cansız’ın mücadelesine değinen Hanım Kaya, Sakine Cansız’ın erkek egemen sisteme başkaldırdığını vurguladı. Hanım Kaya, “Herkes Sakine arkadaşı, Leyla arkadaşı kendine örnek almalı. Cezaevlerinde yaşanan bütün kötü muamelelere karşı direndiler. Sakine arkadaş ve yoldaşlarının yolları her zaman yolumuzdur. Sakine arkadaş devlet dâhil birçok zihniyete karşı durdu ve özgür kadını oluşturdu. Devlet aklının kadın arkadaşlarımızı katletmesi, kadın özgürlüğü ve ahlaki toplumun hedef alınmasıdır. Özgürlük çizgisi Sakine arkadaşın çizgisidir. Kadının öncülüğünde özgürlük oluşur. Biz kadınlar, kadın mücadelesi uğruna şehit olmuş arkadaşlara borçluyuz. Sayın Öcalan’ın dediği gibi kadınlar özgürlük kokuyor. Kadınları ve kadın özgürlük zihniyetini yok etmeye çalışanlar, kadınlar üzerinden politikalar geliştiriyorlar” şeklinde konuştu.   Rojava vurgusu   Rojava devrimine değinen Hanım Kaya, “Rojava devriminde kadınların gücü ve iradesi ortaya çıktı. Rojhilat’ta da başarıyı kadınları yok ederek elde etmeye çalışıyorlar. Kadının adı her zaman var olacaktır. Rojava kırmızı çizgimizdir. Kadın mücadelesi bizleri buraya kadar getirdi” dedi.   ‘Paradigmamız çerçevesinde özgürlük hattını çizeceğiz’   Ardından konuşan Jineoloji Dergisi'nden Aynur Sarıca ise kadın mücadelesinin önemine değinerek, “Erkek aklı, sistem ve devlet aklı kadınların adını bile toplumda yok etmeye çalışıyor ama bizler paradigmamız çerçevesinde özgürlük hattını çizeceğiz. Her zaman ve her yerde öncelikle Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, sonrasında da Kürt halkının özgürlüğünü sağlayana kadar mücadele edeceğiz. Bizler değişim ve dönüşüm içinde mücadele edeceğiz. Tarihe bakıldığında bizim özgürlük mücadelemiz daha net anlaşılacaktır. Kadınlar mücadeleyi anladı ve mücadele etti. Kadınlar ‘biz varız’ dediler. Şehit olan bütün kadın arkadaşların yolu her zaman yolumuza ışık olacaktır. Onların mücadelesi ile yürüyeceğiz” diye belirtti.   Program, “Şehit namirin” sloganları ve sinevizyon gösterimi ile son buldu.       İstanbul   TJA ile DEM Parti Kadın Meclisi öncülüğünde “Saralar’dan Sêvê’lere mücadeleyi büyütelim, demokratik toplumu inşa edelim” şiarıyla DEM Parti Bağcılar İlçe Örgütü’nde anma programları düzenlendi. Anmaya başta Barış Anneleri olmak üzere her kesimden yurttaş yoğun bir ilgiyle katıldı.   Anma, ilk olarak mücadelede yaşamını yitirenler anısına saygı duruşuyla başladı. Bu sırada kitle sık sık “Şehit namirin” ve “Jin jiyan azadî” sloganlarını attı. Devamında yedi devrimci kadının yaşam mücadelesini konu alan sinevizyon izletisi yapıldı.   Mücadele sözü   Sinevizyonun ardından konuşan TJA aktivisti Xecê Başkalane, “Yaşamları boyunca mücadele etmiş ve direnmişler. Biz de son nefesimize kadar direneceğiz. Devrimci kadınlar duruşlarıyla bizlere öncülük etmiştir. Sakine’nin duruşu bize direnişi gösteriyor. Devletin eliyle Sakine katledildi. Büyük bir komploydu bu. Ama onların komplosu boşa düştü. Kürt halkı ona sahip çıktı. Sakine’nin arkadaşları mücadeleye devam ediyor. Biz de bu mücadeleyi son ana kadar yürüteceğiz. Sakine, kadınların varlığını yaşamsallaştırdı. Kadınlar için büyük bir rol misyonuna sahipti. Ona mücadele sözü veriyoruz” dedi.   ‘Bize bıraktıkları mirası zafere götüreceğiz’   DEM Parti İstanbul Kadın Meclisi Sözcüsü Pınar Kandal, mücadele vurgusu yaparak şunları dile getirdi: “Onlar bize direniş mücadelesini miras bıraktı. Direnişi ve mücadeleyi kadın öncülerimizden öğrendik. Kadınların mücadelesini ve direnişini tek tek görmüş olduk. Onların fedai ruhunu gördük. Bize düşen ise bize bıraktıkları mirası zafere götürmektir. Biz onların ardıllarıyız. Örgütlenmek bizim boynumuzun borcudur. Bütün halkların özgürlüğüne adanmış bu mücadele bizim boynumuzun borcudur.”   Tarihe iz bırakan kadınlar   Şam Geçici Hükümeti ve Türkiye’nin desteklediği çetelerin 6 Ocak’ta Kürtlere dönük başlattığı saldırılara işaret eden Pınar Kandal, “Günlerdir sivil halka dönük bir saldırı söz konusu. Çok sayıda kişi katledildi ve aynı şekilde onlarca kişi yaralandı. Bu saldırıları kınıyoruz. Biz kadınlar olarak erkek egemen saldırılara karşı duracağız. Rojava’daki kadın özgürlük modeline sahip çıkacağız. Ortadoğu’da kadın mücadelesini büyüteceğiz. Bizler var olmak için mücadele edeceğiz. Tarihe iz bırakan kadın öncülerimiz var. Tam da bu noktada kadın öncülüğünde özgürlük ve eşitlik mücadelesini başarıya götürmek için direneceğiz. Bunun için de elimizden geleni yapacağız” dedi.   Anma, “Jin jiyan azadî” sloganı eşliğinde son buldu.   Êlih   Êlih'te TJA tarafından, Bahar Kültür Merkezi'nde (BKM) anma programı düzenledi. "Sara'lardan Sêvê'lere kadın özgürlük mücadelesi her yerde" pankartının açıldığı anma programı saygı duruşuyla başladı.   Burada konuşan DEM Parti İl Eşbaşkanı Semra Güneş, “Sakine, Leyla ve Fidan arkadaşlarımız Avrupa'da katledildiler. Onların şahsında bütün Kürt kadınların özgürlüğü hedef alındı. Bugün başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci bu uğurda bedel vermiş, yaşamını yitirmiş arkadaşlarımızın sayesindedir. Onları anılarımızda yaşatacağız” dedi.   MEBYA-DER adına konuşan Barış Annesi Mehdiye Kaptan, yaşamını yitirenlerin anısına bağlı kalacaklarını söyleyerek, “Bize gösterdikleri yolda yürüyeceğiz” diye konuştu.   TJA aktivisti Nurten Üzümcü ise katledilenleri anarak, mücadelelerine sahip çıkacaklarını söyledi.    Anma, dengbêj dinletisiyle son buldu.   Sêrt   Sêrt'te ise DEM Parti İl Örgütü binasında anma gerçekleştirildi. Saygı duruşuyla başlayan anmada konuşan DEM Parti Sêrt Milletvekili Sebahat Erdoğan Sarıtaş, Paris'te katledilen Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan'ın bütün Kürt kadınlarının özgürlüğü için mücadele ettiğini söyledi.  Kadınların büyük direndiğini kaydeden Sebahat Erdoğan Sarıtaş, "Bize büyük bir miras bıraktılar ve Kürt kadınlarına büyük bir direniş bıraktılar. Onların katledilmeleri ile aslında bütün Kürt kadın mücadelesini boğmak istediler. Ama cezaevlerinden tuttun özgür dağlara kadar büyük bir direniş bıraktılar. Bu katliamlar Kürt kadın mücadelesini küçültmedi, aksine daha da büyüttü. Bütün kadınlar onların mücadelesine katıldı" dedi.   Anma, sinevizyon gösterimi ile son buldu.   Mêrdîn   Paris ve Silopiya'da katledilen devrimci kadınlar için Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde anma töreni yapıldı. TJA tarafından DBP ilçe binasında gerçekleştirilen anmaya çok sayıda kişi katıldı. Saygı duruşu ile başlayan anmada konuşan TJA’lı Eylem Amak, Sara, Rojbin ve Ronahi’nin direnişinin sınırları aşan bir dayanışma ve erkek egemen sisteme karşı kurulmuş bir barikat olduğunu belirterek, “Bizler sadece bu katliamın arkasındaki erkekleri değil, bu karanlık katliamın arkasındaki zihniyeti de yargılıyoruz” dedi. Kadınlara bırakılan mirasın sadece bir anı değil, her gün yeniden kurulan özgür yaşamın sözü olduğunu kaydeden Eylem Amak, “Paris’ten Amed’e, Mahabad’tan Rojava’ya yankılanan ‘jin, jiyan, azadî’ felsefesinin sesi, sarsılmaz bir kararlılıkla verilen mücadelenin kendisidir” dedi. Katledilen kadınların anısı önünde saygı ile eğildiklerini ifade eden Eylem Amak, mücadelelerini büyüteceklerini dile getirdi.   Ardından Paris ve Silopîya’da katledilen kadınların hikayesini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı. Anma katledilen kadınların anısına söylenen şarkılar ile son buldu.