11. Yargı Paketi: Failler serbest, kadınlar tehlikede
- 09:03 18 Ocak 2026
- Hukuk
Elfazi Toral
İSTANBUL - 11'nci yargı paketi'ni değerlendiren Kadın Zamanı Derneği üyesi Derya Aslan, çıkarılan paketler ile kadınlara “siz bizim önceliğimiz değilsiniz” mesajının verildiğini belirterek, buna karşı kadınların ise alanlarda kesintisiz bir mücadele içerisinde olduğunu söyledi.
Mecliste geçirilen “11. Yargı Paketi”nin etkileri sürerken, kadınlar başta olmak üzere kamuoyunun tepkisi de büyüyor. Paket kapsamında şiddet faili adli tutukları kapsayan yaklaşık 50–55 bin hükümlü denetimli serbestlik ve erken tahliye gibi infaz düzenlemelerinden yararlanırken, paket 31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyenleri kapsıyor.
Kadınlar, kadına ve çocuğa yönelik suçların bu kapsamın dışında bırakıldığı özellikle vurgulanıyor. Buna rağmen, adli tutukluların 11. Yargı Paketi kapsamında serbest bırakılmasının ardından kadınları katletti. Bu tahliyelerin ardından kadınlara yönelik yeni şiddet vakalarının yaşanması, toplumsal anlamda da “güvenlik” kaygısı da tartışmayı beraberinde getirdi.
'Devlet kadınları korumuyor'
Kadın Zamanı Derneği üyesi Derya Aslan 11. Yargı Paketi'nin kadınların yaşam hakkını ihlal ettiğini belirterek, "Failler 11. Yargı Paketi kapsamında serbest bırakıldıkları gibi kadınları katlediyor, taciz ve tecavüze maruz bırakıyor. Amed'de fail cezaevinden çıkar çıkmaz gidip kadını katletti. Bu örnek, kadınları korumayan, tedbir kararlarını uygulatmayan örneklerinden sadece biriydi. Bu yargı paketi ile devlet bir kez daha kadınlara 'Siz bizim önceliğimiz değilsiniz’ dedi"
Derya Aslan, 6284 sayılı yasanın etkin biçimde uygulanmaması, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çekilmesi ve koruma tedbirlerinin işletilmemesi nedeniyle kadınların hiç bir yerde güvende olmadıklarının altını çizdi.
'Paketler ihlaleri artırıyor'
Şiddetin üretildiği ve meşrulaştırıldığı bir ülkede yaşadıklarını söyleyen Derya Aslan, şöyle devam etti; "Kadınlar ve çocukların yoğun biçimde kırımla karşı karşıya kalıyor. Kadınlar ne yazık ki her gün yargı paketlerinden çıkan sonuçlarla da mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Sokaklarda seslerini yükseltiyor. Bugüne kadar çıkarılan yargı paketlerinde kadını önceleyen hiçbir düzenleme bulunmuyor.
Aksine, bu düzenlemelerin kadınları eve kapatan, onları dar bir alana sıkıştıran ve şiddet failleriyle yeniden karşı karşıya getiren bir zemin oluşturduğunu görüyoruz. Mücadele yürüten kadınlar, son yıllarda yargı paketlerine karşı da çok ciddi bir direniş ortaya koydu. Çünkü bu paketler yalnızca kadınlar açısından değil, genel olarak ciddi hak ihlallerini de barındırıyor. Bu nedenle meseleyi yalnızca kadın boyutuyla sınırlı ele almamak gerekiyor” diye belirtti.
'Failler cesaret alıyor'
Derya Aslan, yargı paketlerinin kapalı kapılar ardından hazırlandığını ve meclisten geçirildiğini vurgulayarak, "Bütünsel olarak bakıldığında, her açıdan problemli bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu durum, siyasal iktidarın yarattığı temel sorunsallıklardan biridir. Tahliye edilen kişilerin serbest bırakılır bırakılmaz yeniden şiddet suçu işlemesi, cezasızlık algısını daha da güçlendiriyor. Bu tablo, potansiyel failler açısından da son derece açık bir mesaj veriyor. Verilen mesaj şudur: Kadınlara yönelik şiddeti ve hatta kadın cinayetlerini rahatlıkla işleyebilirim. Çünkü devlet benim arkamda, beni koruyor. Bir süre cezaevinde kalırım, sonra çıkarım. Bunun ciddi bir cezai yaptırımı yok” diye aktardı.
'Mücadele ediyoruz'
Yargının da cezasızlık politikası üzerine kendisini var ettiğini belirten Derya Aslan, “Cezasızlık politikası zaten bu ülkede çok had safhadadır. Kadınları koruyan bir sistem olmadığı için, sırtını bu sisteme dayayabilen bir erkeklik de söz konusudur. Bütün bu antidemokratik uygulamalara karşı kadınlar, hiçbir şekilde var olan haklarından vazgeçmeyecektir. Barınma haklarında korunmaya devam edecektir. Her ne kadar yargı paketleriyle sindirilmeye çalışılan bir toplum ve kadın gerçeği varsa da, buna karşı mücadele eden ve direnen bir toplumsal gerçeklik ve kadın gerçekliği de söz konusudur" ifadelerini kullandı.
Derya Aslan son olarak, kadınların hayatlarını yok sayan tehlikeye atan uygulamalara karşı mücadeleyi büyüteceklerini söyledi.







