Bacinê’de GES tepkisi: Yaşam alanlarımız tehdit altında 2026-05-09 14:44:14   MÊRDÎN - Êzidîlerin yaşadığı Bacinê Mahallesi’nde kurulmak istenen GES projesine karşı bir araya gelen mahalle sakinleri, mera alanlarının, yaşam alanlarının ve inançsal-kültürel yapılarının tehdit altında olduğunu belirterek projeye tepki gösterdi.   Mêrdîn’in Mîdyad (Midyat) ilçesine bağlı Êzidîlerin yaşadığı kırsal Bacinê Mahallesi’nde kurulmak istenen Güneş Enerji Santrali (GES) projesiyle mahalle sakinlerinin mera alanlarının yok edilmek istendiği belirtildi. Exen Solar Enerji Üretim ve Depolama Anonim Şirketi tarafından yapılmak istenen GES projesine yönelik tepkiler sürerken, mahalle sakinleri köyde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda köylünün yanı sıra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) temsilcileri de destek verdi.   Basın metnini köy muhtarı Halef Atalan okudu.   Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Köy halkı olarak yaşam alanlarımızı, inancımızı, kültürel dokumuzu ve geçim kaynaklarımızı doğrudan etkileyecek bu projeye karşı Ağustos 2025 tarihinde dava açılmış, Mardin 2. İdare Mahkemesi’nin E:2025/1269, K:2025/1683 sayılı kararıyla davamız reddedilmiş, akabinde yapılan temyiz başvurusu ise Danıştay Dördüncü Dairesi’nin E:2026/438, K:2026/1259 sayılı ve 12/03/2026 tarihli kararıyla onanmıştır. Ancak bu süreç hukuki açıdan ciddi soru işaretleri barındırmaktadır.”   ‘Olağan dışı hızda yargılama süreci’   Açıklamanın devamında, dava sürecinin olağan dışı bir hızla sonuçlandırıldığı kaydedilerek, “Ağustos 2025’te açılan bir davanın; keşif, bilirkişi incelemesi, ilk derece kararı ve Danıştay incelemesi dâhil olmak üzere yaklaşık 7 ay gibi kısa bir sürede kesinleşmesi, idari yargı pratiğiyle bağdaşmamaktadır. Bu durum, yargılamanın yeterli derinlikte yapılmadığı yönünde ciddi kaygılar doğurmaktadır” dedi.    ‘Bilirkişi raporunun içeriği dikkate alınmadı’   Bilirkişi raporunun kapsamlı hazırlanmasına rağmen dikkate alınmadığına yer verilen açıklamada, “Dosyada görev alan bilirkişi heyeti; çevre mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği, inşaat mühendisliği, ziraat mühendisliği ve harita mühendisliği alanlarında uzman kişilerden oluşmuş olup teknik açıdan kapsamlı ve detaylı bir rapor hazırlanmıştır. Bu raporda alanın kadastroya göre mera olduğu, ekolojik yapı, biyolojik çeşitlilik ve çevresel etkilerin detaylı şekilde incelendiği, projenin etkilerine ilişkin teknik değerlendirmelere yer verildiği tespit edilmiştir. Ancak mahkeme, bu denli kapsamlı teknik değerlendirmelere rağmen raporun ruhuna ve içeriğine aykırı şekilde karar vermiştir” denildi.   ‘Mera alanları korunmalı’   Açıklamada, proje alanının mera statüsünde olduğu hatırlatılarak şu ifadeler kullanıldı: “Dava konusu 107 ada 68 parsel, mera niteliğinde olup 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında korunması gereken alanlardan biridir. Mera alanlarının amacı dışında kullanılması ancak çok sınırlı ve sıkı şartlara bağlıdır. Bu şartların somut olayda sağlanıp sağlanmadığı yeterince tartışılmadan karar verilmiştir.”   ‘İnanç ve kültürel yapı tehdit altında’   Köyün inançsal ve kültürel yapısına işaret edilen açıklamada, “Güven Mahallesi, Êzidî inancına sahip yurttaşların yaşadığı, kültürel ve inançsal açıdan hassas, turizm ve sit potansiyeli bulunan özel bir yerleşim yeridir.   Böyle bir alanda büyük ölçekli bir enerji tesisinin kurulması, dışarıdan yoğun işçi ve yabancı girişinin sağlanması, köyün kapalı ve hassas sosyal yapısının değişmesi; inanç özgürlüğü, kültürel bütünlük ve toplumsal huzur açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Bu hususlar yargılama sürecinde yeterince dikkate alınmamıştır” ifadelerine yer verildi.   ‘Kamu yararı kavramı dar yorumlandı’   Kararlarda “üstün kamu yararı” gerekçesine dayanıldığı belirtilen açıklamada, “Ancak kamu yararı; sadece enerji üretimi değil, aynı zamanda çevrenin korunması, yerel halkın yaşam hakkı ile kültürel ve inançsal değerlerin korunmasıyla birlikte değerlendirilmelidir. Bu denge gözetilmeden verilen karar, kamu yararı kavramını daraltıcı şekilde yorumlamaktadır” denildi.   ‘Dosya Anayasa Mahkemesi’ne taşındı’   Açıklamanın devamında dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne taşındığına dikkat çekilerek, “Tüm bu hukuka aykırılıklar nedeniyle dosya tarafımızca Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştır. Başvurumuz halen inceleme aşamasında olup sürecin devam ettiğini kamuoyuna saygıyla bildiririz” ifadeleri kullanıldı.   Talepler sıralandı   Mahalle sakinleri açıklamanın sonunda şu çağrıda bulundu: “Güven Mahallesi halkı olarak yaşam alanımızı, meralarımızı, inancımızı ve kültürel dokumuzu koruma mücadelesi vermeye devam edeceğiz. Yargı sürecinde ortaya çıkan bu çelişkilerin ve eksikliklerin, başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere ilgili tüm merciler tarafından titizlikle inceleneceğine inanıyoruz. Kamuoyunu bu süreçte duyarlı olmaya ve yaşanan hukuki sorunlara dikkat çekmeye davet ediyoruz.”   Açıklama,  alkışlarla sona erdi.