Rojava’ya destekler büyüyor: Karanlık düzene karşı yan yana duracağız 2026-01-27 21:45:23   HABER MERKEZİ - Rojava'ya dönük saldırılara karşı süren protestolarda, bölgedeki insani krize değinilerek, saldırıların durdurulması istenilerek, "Rojava halklarıyla dayanışmayı büyütmekten ve bu karanlık düzen karşısında yan yana durmaktan vazgeçmeyeceğiz" denildi.   HTŞ, DAİŞ ve Türkiye'nin desteklediği paramiliter grupların Rojava'ya dönük saldırılarına karşı düzenlenen protestolar sürüyor. Protestolarda saldırıların derhal durdurulması, bölgede yaşanan insani krize dikkat çekildi.     Mûş   Mûş Demokratik Kurumlar Platformu, saldırıları ışıklı yürüyüşle protesto etti. Yeşilce Mahallesi'nden Cumhuriyet Caddesi'ne kadar devam eden yürüyüşe, kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kurum temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Yürüyüş boyunca kitle sık sık "Her yer Rojava her yer direniş", "Bijî berxwedana Rojava" sloganları attı. Kitleye çevrede bulunanlar da zılgıt, alkış ve kornalarla destek verdi. Yürüyüş Cumhuriyet Caddesi'nde son buldu.   İstanbul   Gençlik Örgütleri, Kadıköy'de bulunan Khalkedon Meydan'ında açıklama yaptı. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada "Faşizme ve şovenizme karşı Baran Abdi'yiz" pankartı açıldı. "Faşizmi döktüğü kanda boğacağız", "Biji berxwedana Kobanê", "Rojava teslim alınamaz" dövizleri taşındı. Açıklamada sık sık "Katillerden hesabı gençlik soracak", "Rojava'da düşene dövüşene bin selam", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Bijî berxwedana Kobanê" sloganları atıldı. Katılımcılar adına açıklamayı yapan Ayşe Topçuoğlu, Suriye'de yönetime getirilen HTŞ'nin Alevi ve Dürzilerle başlayan katliamının Kürtlerle devam ettirildiğini söyledi.   Ateşkese rağmen Kürtlere dönük saldırıların sürdüğünü hatırlatan Ayşe Topçuoğlu, saldırılar nedeniyle ortaya çıkan insani krizde, 5 çocuğun donarak yaşamını yitirdiğini, 5 sivilin katledildiğini anımsatarak, alıkonulan sivil ve esir alınanların ise HTŞ tarafından katledildiğini söyledi. Ayşe Topçuoğlu, "Kobane 'ye yönelik uygulanan abluka devam etmekte elektrik, su, internet kesilerek en temel ihtiyaçlara erişim engellenmektedir. Bölgeye ulaştırılmak istenilen yardımlar çetelerin saldırı tehdidi altındadır" dedi.   'Devlet eliyle Kürt düşmanlığı yükseltildi'   Saldırılara karşı gelişen protestolarla sert müdahalelerde bulunduğunun altını çizen Ayşe Topçuoğlu, "Yetmezmişçesine devlet eliyle Kürt düşmanlığı apaçık yükseltildi. Bayrak demagojisi üzerinden Diyar Koç isimli gence yönelik işkence görüntüleri servis edilerek Kürt düşmanlığının ve şiddetin önü açıldı.  HTŞ'li çetelerin esir aldıkları bir kadını katlettikten sonra saçını kesmesine karşı ses çıkaranlar hedef alınarak sanatçısı, öğretmeni, avukatı, öğrencisi sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen linç kampanyasının muhatabı haline getirildi" ifadelerini kullandı.   'Bu cinayet münferit değildir'   Saldırılar ve yükseltilen ırkçı dalga nedeniyle Mersin'in Tarsus ilçesinde 24 yaşındaki Kobanêli Baran Abdi'nin katledildiğini hatırlatan Ayşe Topçuoğlu, "Olayın ardından saatler içerisinde açıklama yapan Mersin Valiliği cinayeti işleyen Hüseyin Kanlıbıçak ve oğlunun yerine ifade verircesine hukuki kılıf bulmak adına cinayetin siyasi ve politik hedefini gizlemeye çalışarak suçun hafifletilmesini hedefleyen açıklamalar yaptı. Bu açıklama dahi devletin refleksinin Baran Abdi'nin failini desteklemek olduğunu gösterdi. Dış politikada HTŞ'yi destekleyerek önünü açanlar iç politikada da Kürt düşmanlığını apaçık göstermiş oldu. Bu cinayet münferit değildir" şeklinde konuştu.   'Katillerden hesap soracağız'   Baran Abdi'yi katledenlerin Gezi eylemleri sırasında Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Hrant Dink, Şerzan Kurt, Ceylan Önkol, Ceylan Önkol, Berkin Elvan'ı katledenlerle aynı olduğunu ifade eden Ayşe Topçuoğlu, "Bizler Suruç katliamının, 10 Ekim'in ardından Kobanê düştü düşecek hezeyanları içerisinde bir devrimi büyütenlerin, IŞİD çetelerini tarihin çöplüğüne gönderenlerin umudunu ve kararlılığını taşıyoruz. Bugün IŞİD'i yeniden sahaya sürmek isteyenlerin, cinayetlerle katliamlarla haklarımızı geleceğimizi, özgürlüğümüzü gasp etmek isteyenler bilmelidir ki binlerce on binlerce Baran Abdi bu mücadelenin içerisinde gelişip serpilmektedir" diye ekledi.   Aydın   DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi (EMEP) Aydın İl Örgütü, Sevgi Yolu'nda, açıklama yaptı. "Rojava, Rojavalılarındır. Rojava'nın hakkını Kürt halkı ve bölge halkları belirlemelidir. Uygulanan kuşatma derhal kaldırılmalıdır" pankartının açıldığı açıklamada sık sık "Bijî berxwedana Rojava" sloganı atıldı.   Açıklamayı yapan DEM Parti Aydın İl Eşbaşkanı Hüsnü Tas, Rojava'ya yönelen saldırıların ortak yaşamı hedef aldığını belirterek, saldırıların amacının Kürt halkının statü elde edememesi olduğunu söyledi. Türkiye'de barıştan yana olan tüm güçleri Rojava ile dayanışmaya çağıran Hüsnü Taş, "Halkların örgütlü iradesi karşısında hiçbir saldırı,savaş politikası başarıya ulaşmayacaktır. Gün Rojava'ya sahip çıkma günüdür. Kürt halkının örgütlü mücadelesi bu saldırıların da üstesinden gelecektir. Rojava'ya sahip çıkmak için Kürt olmak gerekmiyor, insan olmak, vicdanlı ve ahlaklı olmak gerekiyor" dedi.   Kuşadası   Kuşadası Kent Dayanışması Platformu, açıklama yaptı. "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir. Teslim alınamaz" pankartının açıldığı açıklamada "Savaşa hayır, barış hemen şimdi" sloganı atıldı. Çok sayıda yurttaşın katıldığı açıklamayı Platform Üyesi Beren Toker yaptı. Beren Toker, şunları kaydetti: "Rojava'da kadın özgürlüğünü esas alan, çocukların geleceğini önceleyen, gençlerin söz ve karar sahibi olduğu toplumsal model; cihatçı zihniyetler ve onları kullanan güçler için varoluşsal bir tehdittir. Bu nedenle siviller hedef alınmakta, demografik yapı zorla değiştirilmeye çalışılmakta ve halklar yerinden edilmektedir. Bu tablo, açık biçimde insanlığa karşı suç niteliği taşımaktadır. Kürt halkının IŞİD'e karşı yürüttüğü mücadele, hiçbir zaman pazarlıkların konusu olmamıştır. Bu mücadele; kadınların köleleştirildiği, çocukların katledildiği, halkların kimlikleri nedeniyle yok edilmek istendiği bir barbarlığa karşı insanlığın savunma mücadelesidir. Kürt halkı bu süreçte yalnızca kendisi için değil, tüm halklar için bedel ödemiştir. Bu mücadelenin yok sayılması, insanlığın ortak hafızasına yönelmiş bir saldırıdır."   Gever   HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli çetelerin Rojava’ya yönelik saldırıları Colemêrg’in Gever ilçesine bağlı Orman Mahallesi’nde protesto edildi. Yüzlerce kişinin katıldığı protesto da meşaleli yürüyüş düzenlenirken, ateş çemberi oluşturularak nöbet eylemi gerçekleştirildi.   Yürüyüş boyunca sık sık “Bê serok jîyan na be”, “Bijî berxwedana Rojava” ve “Bijî berxwedana YPG’ê” sloganları atıldı. Eylemde ayrıca “Çerxa Şoreşê” marşı ile çeşitli şarkılar seslendirildi.   Eylem geç saatlere kadar sürdü   Mahallenin ara sokaklarında yollar kapatılırken, gençler havai fişekler ve sloganlarla saldırıları protesto etti. Eylemler geç saatlere kadar mahallenin birçok sokağında sürdü.   Öte yandan kent genelinde saat 21.00’de ışık kapatma ve ses çıkarma eylemleri de gerçekleştirildi.