Engelliler Federasyonu: Rojava’da yaşam hakkı ihlal ediliyor 2026-01-31 13:01:17   HABER MERKEZİ - Engelliler Federasyonu, Rojava’ya yönelik saldırılar ve Kobanê kuşatmasına ilişkin yaptığı açıklamada, sivillerin korunmasının yok sayıldığını, engelliler ve savunmasız gruplar başta olmak üzere yaşam hakkının sistematik biçimde ihlal edildiğini vurgulayarak uluslararası topluma acil çağrıda bulundu.    Engelliler Federasyonu, HTŞ çetelerinin Rojava’ya yönelik saldırıları ve Kobanê’ye yönelik kuşatmaya karşı yazılı bir açıklama yaptı. “İnsanlık onuru ve yaşam hakkı Rojava’da kuşatma altında” başlıklı açıklamada, Ocak ayı itibarıyla Halep’in Şexmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde yaşanan saldırıların Rojava geneline yayıldığına dikkat çekildi.   ‘Yaşam hakkı ihlal ediliyor’   Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Suriye geçici hükümetine bağlı silahlı gruplar arasındaki çatışmaların yanı sıra, bölge genelindeki sivil yerleşim alanlarına, enerji tesislerine ve buğday silolarına yönelik saldırılar, milyonlarca sivili doğrudan tehdit etmekte; özellikle engelliler, yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve azınlık topluluklar açısından çok katmanlı ve kalıcı mağduriyetler yaratmaktadır. Çatışmalarda, onlarca sivil hayatını kaybetmiş, yüzlercesi yaralanmış ve on binlerce insan yerinden edilmiştir. Savaş, yalnızca kentlerin yıkımı değil, toplumun bütün bağlarının çözülmesi, bireylerin güvenlik duygusunun yok edilmesi ve en temel hak olan yaşam hakkının sistematik biçimde ihlal edilmesidir.”   ‘Ağır bir insanlık suçu’   Savaşlarda sadece binaların yıkılmadığı, aynı zamanda toplumsal dokuyu ve temel insan hakkı olan yaşam hakkını hedef aldığı kaydedilen açıklamada,  savaşın ayrıca sağlık hizmetlerine erişimi de imkansız hale getirdiği vurgulandı. Açıklamada, “Engelliler ve savunmasız halklar, savaşların görülmeyen topluluklarıdır: Engelliler açısından çatışma ortamı çok daha derin bir dışlanma ve ayrımcılığın farklı tezahürlerini üretmektedir. Tekerlekli sandalyesiyle moloz yığınları arasında mahsur kalan bir bedensel engellinin, işitme cihazı olmadığı için tahliye anonslarını duyamayan sağır bir bireyin, yıkıma uğramış sokaklarda erişimi olmayan körlerin, rutinlerini ve güvenlik alanı olan evlerini, sokaklarını terk etme zorunda bırakılan nöroçeşitlilerin ya da ilaçlarına ulaşamayan kronik hasta bir yaşlının yaşadığı yıkım, ağır bir insanlık suçudur” ifadeleri kullanıldı.    Talepler söylem olarak kaldı   Açıklamanın devamında şöyle denildi: “Suriye devletinin de taraf olduğu BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi, çatışma ve acil durumlarda engellilerin korunmasını devletlerin açık yükümlülüğü olarak tanımlar. Buna rağmen engellilerin güvenli tahliyesi sağlanmamakta, erişilebilir sığınaklar oluşturulmamakta, yardımcı cihazlara, sağlık hizmetlerine, ilaç ve tıbbi medikal malzemeye, gıda, çocuk maması vb. temel desteklere erişim fiilen engellenmektedir. Engelli çocukların saldırılar sırasında güvenli alanlara ulaştırılamadığı, kronik hastalığı bulunan yaşlıların ilaçlarına erişemediği ve bu durumun yavaşlatılmış bir yaşam hakkı ihlaline dönüştüğü rapor edilmektedir. İnsani koridor ilanları ise erişilebilirlik imkanı sağlanmadığı sürece yalnızca bir söylem olarak kalmaktadır.   Cenevre Sözleşmesi hatırlatıldı    Molozlarla kaplı yollar, uygun araç eksikliği ve iletişim engelleri, engellileri fiilen tahliyeden dışlamaktadır. İnsani yardımın bir lütuf değil, bir hak olduğu gerçeği sahada karşılık bulmamaktadır. Bölgeden gelen sivillerin, özellikle yeti çeşitliliği olan engellilerin ve yaşlıların ‘canlı kalkan’ olarak kullanıldığına dair iddialar, insanlık onuruna yönelmiş en ağır ihlallerden biridir. Sivillerin askeri stratejinin parçası haline getirilmesi açık bir savaş suçudur. Milyonlarca insanın temel ihtiyacı olan temiz suya erişimin engellenmesi, Cenevre Sözleşmeleri’nin sivillerin korunmasına ilişkin açık hükümlerinin ihlalidir. Biliyoruz ki kendi tarihinden bugüne acılarla deneyimlediği üzere, insanlık savaşlarda, bedenlere, mezarlıklara ve toplumsal değerlere ve insanlık onuruna yönelmiş bir kötülüğe, sessizlikle rıza verdiği anlarda, en çok kendi hakikatini kaybetmiştir.”   Uluslararası topluma çağrı   Uluslararası topluma çağrı yapılan açıklamada son olarak şunlar kaydedildi: “Federasyonumuz, varlık sebebine uygun olarak, evrensel insan hakları ve yaşam hakkı merkezli bir duruşu temsil etmektedir. Bu duruşumuzun bir gereği olarak; Rojava'da sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırıların derhal durdurulması, engelli ve savunmasız bireylerin uzman ekipler eşliğinde güvenli tahliyesinin sağlanması, insan hakları ihlallerine son verilmesi ve bölgedeki ihlallerin bağımsız heyetlerce denetlenmesi için acil çağrı yapıyoruz. İnsan hakkı ve yaşam hakkı merkezli evrensel bir duruşla; sivillerin yaşam hakkını, emperyalist yayılmacı şiddetin karşısında ve her şeyin üstünde tutarak savunuyoruz. Halkların var olma hakkına ve azınlıkların güvenliğine yönelik bu saldırılar karşısında sessiz kalan her kişi, bu tarihsel utancın da bir parçasına dönüşmektedir. Dünyanın tüm canlılığıyla insanlığı yaşatmak için atan kalbi, insanlığın dinmeyen savaşlarıyla, bağrında taşıyamayacağı kadar çok acı, keder, ölüm, yıkım, gözyaşı ve nefret görmüş ve artık yorgun düşmüştür.   Mücadelemiz haklı ve meşrudur   Kalıcı barışı ve onurlu yaşamı, tüm halklar, tüm diller, tüm farklılıklar ve tüm türler için korumak, savunmak ve yeniden inşa etmek, kendisi için eşitlik ve özgürlük düşü taşıyan herkesin görevidir. Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin, êzîdîlerin, Arapların ve yıllarca aynı coğrafyada kederde ve sevinçte ortak bir yaşamı ve tarihi var eden tüm farklılıkların onuruna ve yaşam hakkına saygı duymak ve bu hakkı savunmak, tüm yeti çeşitliliklerimizle onurlu var oluş hakkımızı savunan biz engellilerin mücadelesi gibi haklı ve meşrudur.”   Açıklamadaki  imzacı kurumların isimleri şöyle:   Abdulaziz Dayan (aktivist), Akdeniz Engelliler Federasyonu, Amed Görme Engelliler Spor Kulübü, Ayhan Çelik (aktivist), Bağımsız Erişilebilir Amed Topluluğu, Birleşik Emekliler Sendikası Diyarbakır Şubesi, Bismil Bedensel Engelliler Derneği, Dicle Görme Engelliler Derneği, Diyarbakır Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu, Diyarbakır DİSK Genel-İş 1 ve 2 No’lu Şubeleri, Diyarbakır Emekli Meclisleri Sendikası, Diyarbakır Görme Engelliler Spor Kulübü, Diyarbakır İşitme Engelliler Spor Kulübü, Diyarbakır Yeniden Yaşam Kanserle Mücadele Derneği, Diyarbakır SSPE Çocuk Hastalığı ve Hasta Yakınları Yardımlaşma Derneği, Çağlar Karsantı (Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu Sözcüsü), Engelli Hakları ve Engelsiz Gelecek Derneği, Engelliler Konfederasyonu, Esengül Demir (HDK aktivisti), Eşit Haklar için İzleme Derneği, Hazal Battaloğlu (aktivist), Mordem Sanat Merkezi, Mukaddes Angay (aktivist), Necmettin Özen (aktivist), Nigar Baştuğ (aktivist), Nazike Seçil Hayırcı (aktivist), Ömer Şaybak (aktivist), Renkli Dünyalar Kadınları Geliştirme İşaret Dili Tercümanlığı ve Danışmanlığı Derneği, Sağlamcılığa Karşı Kadın Hareketi Derneği, Sîpan Eğitim ve Kültür Derneği, Siverek Görme Engelliler Derneği, TÜFAD Antrenörler Derneği Diyarbakır Şubesi, Van Bedensel Engelliler Derneği, Van Gölü Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Van Kent Konseyi Engelliler Meclisi, ÜniKuir Derneği ve Yeşil Sol Parti imzaladı.