Kayıp yakınları Gülistan Doku'nun akıbetini sordu 2026-01-31 13:39:44   HABER MERKEZİ - Kayıp yakınları, üç kentte düzenledikleri haftalık eylemlerde gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sorarak, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebini yineledi.    İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınları, Amed, Êlih ve Colemêrg’de, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” şiarıyla eylemlerine bu hafta da devam etti.    Amed    Kayıp yakınları, Amed’de eylemlerinin 886’ncı haftasında Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Kayıpların fotoğraflarının yer aldığı pankartın açıldığı eylemde, bu hafta 25 Ocak 1995’te Amed’in Sûr ilçesinde gözaltında kaybedilen Bedri Alağam’ın akıbeti soruldu.  Eylemde bu hafta Bedri Alağam’ın hikayesini, İHD Amed Şube Yöneticisi Yahya Polat okudu.    Bedri Alağam’ın polisler tarafından gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadığını belirten Yahya Polat, “4 çocuk babası olan Bedri Alağam 1969 Hazro doğumludur. 1990’lı yıllarda yaşadığı Goman köyünde dayatılan koruculuğu kabul etmeyip Diyarbakır iline göç etmiştir. Diyarbakır’daki Yoğurt Pazarı’na yakın bir yerde kıraathane işletiyordu. 25 Ocak 1995 günü sabahında, işlettiği kıraathanenin önünde Olcay adlı bir kişinin silahlı saldırı sonucu yaralandığına tanık olur. Olay yerine gelen polisler bu saldırı gerekçesiyle Ali Günbey, Seyfettin Günbey ve soyadı bilinmeyen Mesut adlı kişileri gözaltına alır. Aynı gün saat 10.00 sıralarında ise polisler Bedri Alağam’ı gözaltına alır ve birkaç saat sonra serbest bırakırlar. Akşam saatlerinde yeniden Bedri Alağam’ın iş yerine gelen polisler bu defa da birkaç soru sorup ayrılır. Silahlı saldırı olayının görgü tanığı Bedri Alağam aynı gün saat 22.30 sıralarında polisler tarafından yeniden gözaltına alınır. Kahve çalışanı ve Bedri’nin köylüsü olan Abdurrezak Güngörmüş Bedri Alağam’ın ailesine gözaltına alındığı bilgisini verir. Yine aynı gün olayla ilgili olarak Hazro ilçesine bağlı Ormankaya köyüne baskın düzenleyen askerler Ferit Akçe ile Garip Eker’i gözaltına alır” dedi.   Bedri Alağam’a polisler tarafından işkence edilir   Yahya Polat, Bedri Alağam’la aynı yerde gözaltında tutulan Ali Günbey ve Garip Eker ile görüşen aile, bu kişilerin polislerin gözaltında iken Bedri Alağam’a işkence uyguladığını ve durumunun ciddi olduğunu kendilerine aktardığını söyledi. Yahya Polat, “Ferit Akçe korucu olduğu için aynı akşam serbest bırakılır. Bedri’nin ailesi Emniyet Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunur. Fakat emniyetten Bedri’yi saldık’ cevabını alan aile dilekçeleri işleme konulmadan emniyet tarafından geri çevrilir. Olayın altıncı günü Bedri dışındaki dört kişi savcılığa çıkarılır. Seyfettin Günbey ve Mesut adlı kişiler tutuklanır. Bedri Alağam’ın ailesi serbest bırakılan Ali Günbey ve Garip Eker ile görüşür. Ali ve Garib’in Bedri ile aynı yerde tutulduklarını, Bedri’nin gördüğü işkencelerden dolayı durumunun kötü olduğunu ve serbest bırakıldıklarında Bedri’nin ayrı tutulduğunu öğrenirler. Bedri’den haber alamayan aile, 27.09.1995 tarihinde İHD Diyarbakır Şubesine başvuru da bulunarak gerekli işlemlerin yapılması ve hukuki sürecin yürütülmesi için yardım talebinde bulunur. Şubemiz konuyu Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) ve Avrupa İnsan Hakları (AHİM) Komisyonu’na bildirir” ifadelerini kullandı.   ‘Salıverilmesine dair hiçbir tutanak yok’   Yapılan araştırmalar sonucunda Bedri Alağam’ın gözaltına alındığına dair tutanağın bulunduğunu fakat salıverilmesine dair ise tutanağın bulunmadığını aktaran Yahya Polat, “Şubemiz avukatları tarafından, tutuklanan şahısların dava dosyaları üzerinde yapılan incelemelerde, Bedri’nin gözaltına alındığına dair tutanak bulunmasına rağmen salıverilmesine ait tutanak bulunmadığı, diğer şahısların serbest bırakılma tutanaklarının dosya içerisinde olduğu tespit edilir. Ayrıca incelemenin yapıldığı tarihlerde, DGM kalemi hazırlık soruşturması fihristinde de Bedri’nin adı geçmesine rağmen, daha sonraki süreçte silindiği (üzerinin karalandığı) görülür. Bu gelişmeler üzerine Algan ailesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapar.  Yapılan tüm başvuru ve girişimlere rağmen gözaltına alındığı tarihten bu yana Bedri ile ilgili olumlu ya da olumsuz hiçbir bilgiye ulaşılamaz ve Bedri Alağam’dan bir daha haber alınamaz” şeklinde konuştu.   Açıklamanın ardından 1 dakikalık oturma eylemine geçildi.   Êlih   Êlih'te İHD ve kayıp yakınlarının eylemi 722'nci haftasında Gülistan Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde devam etti. Bu haftaki eylemde, 5 Ocak 2020 tarihinde Dêrsim Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisiyken kaybedilen Gülistan Doku’nun akıbeti soruldu.   İHD yöneticisi Sohbet Arslan, şunları söyledi: "5 Ocak 2020 tarihinde Dêrsim’de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan’ın ailesi, arkadaşları ve hak savunucuları Gülistan’ın akıbetini sormak için çeşitli eylemler yaptı, ilgili mercilere defalarca başvuruda bulundu. Buna rağmen hem adli hem de idari makamlardan, Gülistan’ın akıbeti ile ilgili hiçbir cevap alamadı. Şüpheliler hakkında etkin bir soruşturma yürütülmedi. Gülistan’ın kaybolması olayındaki baş şüpheli Zaynal Abakarov’un ifadesi bile ancak tepkiler üzerine kaybolma olayından günler sonra alındı ve şahıs serbest bırakıldı. Henüz soruşturma tamamlanmadan ve evde kriminal inceleme yapılmadan 7 Mart 2020 tarihinde baş şüpheli Zaynal Abakarov’un üvey babası eski polis Engin Yücel’in evlerini taşımasına engel olurken süpürge makinesinin kırılmasına neden olduğu gerekçesiyle abla Aygül Doku hakkında 'mala zarar verme' iddiasıyla dava açıldı.    Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku’nun bir gazeteye verdiği röportaj ise şu şekilde; 'Gülistan'ın kaybolduğu haberini aldığımızda kentteydik arama çalışmalarına katılıyorduk. 7 Mart'ta Engin Yücel evini taşıttı. Biz de bu kişinin evi taşınmasın, evinde ve arabasında kriminal inceleme yapılmadı, inceleme sonucu belki kızımızla ilgili bir delil bulunur dediğimiz için beş duruşmadır yargılanıyoruz. O mahkeme salonunda hâkimin karşısında olup hesap vermesi gereken Zaynal Abarakov ve Gülistan'a bu karanlığı yaşatanlar olması gerekirken maalesef yargılanan biz oluyoruz. Gülistan’ın olmayışının acısı bir taraftayken bu adaletsizlik ve hukuksuzluk bizim canımızı daha fazla yaralıyor. Düşünün yıllardır kardeşinizi bulamıyorsunuz. Sizin tek suçunuz kızınızı aramak olmamalı. Siz kızınız nerede dediğiniz için eğer bugün yargılanıyorsanız ve eğer savcının ve kolluk kuvvetlerinin bir evde inceleme yapması için siz o evin taşınmasına engel olduğunuz için yargılanıyorsanız burada adalet bakanına sormak gerekiyor; adalet sizde böyle mi işliyor? Aile olarak çok öfkeliyiz çünkü şüpheliler o mahkeme salonunda olması gerekirken mahkemelerde mağdur aile olarak biz yer alıyoruz."   Colemêrg    İHD Colemêrg Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 212’nci haftasında Gever (Yüksekova) ilçesindeki Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartının açıldığı açıklamada gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Kayıp yakınları, 25 Ocak 1995 yılında Amed’de gözaltına alındıktan sonra katledilen Bedri Alagam'ın akıbetini sordu. Bedri Alagam’ın hikayesi İHD Colemêrg Şubesi Eşbaşkanı Sibel Çapraz tarafından okundu.