İsviçre Sosyalist Partisi: Demokratik modeli koruyun 2026-03-01 09:32:38   HABER MERKEZİ- İsviçre Sosyalist Partisi kongresinde Rojava’ya ilişkin bir dizi karar aldı. Delegelerin oybirliğiyle kabul ettiği metinde, Rojava’ya yönelik saldırılara tepki gösterilirken, İsviçre hükümetine “Rojava’yı ve demokratik modelini koruyun” çağrısı yapıldı.   İsviçre Sosyalist Partisi (SP) kongresinde Rojava’ya ilişkin bir dizi karar aldı. Karar tasarısı öncesinde söz alan SP Göçmen Departmanı Eşbaşkanı Sinem Gökçen, İsviçre Kürt Kadın Hareketi’nden Özen Aytaç ve SP Federal Parlamento Milletvekili Valerie Piller Carrard, Rojava’ya dönük saldırılara dikkat çekti. Konuşmalarda, cihatçı grupların ve onlara destek veren güçlerin saldırılarının bölgeyi istikrarsızlaştırdığı vurgulandı.   Konuşmalarda, Rojava’daki demokratik özerk yönetim modelinin; kadın özgürlüğü, halkların birlikte yaşamı ve yerel demokrasi açısından yalnızca Suriye için değil, tüm bölge için önemli bir alternatif sunduğu ifade edildi. Suriye’nin yeniden cihatçı ve merkeziyetçi bir yapıya teslim edilmek istenmesinin kabul edilemez olduğu belirtilen konuşmalarda, “Rojava’nın korunması uluslararası toplumun sorumluluğudur” çağrısı yapıldı.   Dayanışma mesajı   Konuşmalar sırasında salonda “Rojava ile dayanışma” pankartı açıldı. Bunun üzerine SP Eş Genel Başkanı Cédric Wermuth sahneye çıkarak pankartın arkasında yer aldı ve karar tasarısına desteğini açık biçimde gösterdi. Bu an, kongrede güçlü bir alkışla karşılandı ve partinin Rojava ile dayanışma konusundaki net tutumunun sembolik bir ifadesi olarak değerlendirildi. Yapılan konuşmaların ardından karar tasarısı oylamaya sunuldu ve salonda bulunan tüm delegelerin oyuyla kabul edildi.   İnsani kriz ve Kobanê vurgusu   Kabul edilen metinde, özellikle Halep’te çoğunluğu Kürtlerin yaşadığı mahallelerde yoğunlaşan çatışmaların ciddi bir insani krize yol açtığına dikkat çekildi. On binlerce kişinin yerinden edildiği, çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği veya yaralandığı belirtildi.   QSD ve HTŞ arasında imzalanan ateşkes anlaşması hatırlatılarak, bu mutabakatın son derece kırılgan olduğu ifade edildi. Azınlıkların güvenliğinin garanti altında olmadığı ve insani yardım erişiminin ciddi biçimde kısıtlı kaldığı kaydedildi.   Kararda ayrıca Kobanê’nin hâlâ kuşatma altında olduğuna ve güvenli bir insani koridorun bulunmadığına işaret edilerek, bu durumun kabul edilemez olduğu vurgulandı.   İsviçre’nin özel sorumluluğu var   Kararda, İsviçre’nin insani diplomasi geleneği, Cenevre Sözleşmeleri’nin depoziter devleti olması ve sivil barış inşası konusundaki deneyimi nedeniyle özel bir sorumluluk taşıdığı belirtildi. Kararda aynı zamanda, Federal Konsey’in Aralık 2025’te parlamentodan aldığı “Suriye’de etnik ve dini azınlıkların korunması” yönündeki yetkiyi hızla hayata geçirmesi gerektiği ifade edildi. Kararla birlikte SP, İsviçre hükümetini derhal diplomatik ve insani adımlar atmaya çağırdı. Talepler    Kongrede oybirliğiyle kabul edilen karara göre SP, İsviçre Federal Konseyi’nden şu adımları atmasını istedi:   “*İsviçre hem ikili ilişkilerde hem de uluslararası kuruluşlarda Suriye’de sivillerin ve azınlıkların korunması için kararlı girişimlerde bulunmalı.   *İsviçre ateşkesin ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin geri dönüş hakkının uluslararası toplum tarafından denetlenmesini desteklemeli; gerilimin düşürülmesi için diplomatik çabaları artırmalı.   *İsviçre insani yardımı artırmalı. Tıbbi bakım, su, gıda, barınma, psikososyal destek ve kış yardımı alanlarında desteği genişletmeli; yardımları öncelikli olarak Birleşmiş Milletler kuruluşları üzerinden yürütmeli.   *İsviçre, yardım kuruluşlarının engellenmeden bölgeye ulaşmasını güvence altına almalı; özellikle Kobanê kuşatmasının sona erdirilmesi için diplomatik girişim başlatmalı.   *İsviçre, sivil altyapıya yönelik saldırılar dâhil olmak üzere ihlallerin araştırılmasını ve sorumluların yargılanmasını talep etmeli.   *İsviçre, ülkedeki insan hakları, eğitim, sağlık, kadın hakları ve gençlik alanında çalışan sivil yapılara desteğini artırmalı.   *İsviçre, Kuzey ve Doğu Suriye (Rojava) ile dayanışmayı somutlaştırmalı. Rojava’nın özerk ve yerel demokratik yapısının korunması için diplomatik destek verilmeli; insani yardımı, temel hizmetlerin yeniden inşasını ve mülteci kamplarına desteği güçlendirmeli.”