Qamişlo Katliamı’ndan Rojava Devrimi’ne uzanan direniş 2026-03-12 10:56:44   Jiyan Gencan   QAMIŞLO – Qamişlo Katliamı’nda oğlunu yitiren Zehra Ehmed, 22 yıldır acılarının dinmediğini belirterek, 12 Mart direnişinin Kürt halkının birlik ruhunu açığa çıkardığını ve Rojava Devrimi’nin yolunu açtığını vurguladı.   Suriye’de Kürt halkı, Baas rejiminin yıllara yayılan baskı, inkâr ve şiddet politikalarının hedefi oldu. Kimliksiz bırakılan, yaşam alanları kuşatılan Kürtler, birçok kez katliamlarla yüz yüze kaldı. 12 Mart 2004’te Qamişlo’da yaşanan katliam da bu saldırı zincirinin en ağır halkalarından biri oldu. Bu katliam, anlık bir provokasyonun değil, rejimin Kürtlere dönük birikmiş kin ve düşmanlığının sonucuydu.   12 Mart’ta ne oldu?   12 Mart 2004’te Qamişlo kentindeki Belediye Stadı’nda, Qamişlo’nun Cihad takımı ile Dêrazor’un Fütüvve takımı arasında oynanacak futbol karşılaşmasını izlemek için binlerce kişi toplandı. Maçın saat 14.00’te başlaması planlanıyordu. Ancak karşılaşma başlamadan önce, kendilerini Dêrazor takımının taraftarı olarak gösteren ırkçı gruplar herhangi bir denetimden geçirilmeden stada alındı. Buna karşılık Qamişlo taraftarları sıkı bir aramadan geçirildi; kemerleri ve su şişeleri dahi ellerinden alındı. O sırada kimse, stadyumda nasıl bir saldırının hazırlanmakta olduğunu bilmiyordu.   Irkçı gruplar saldırdı   Stada giren Dêrazor taraftarları kısa süre içinde ırkçı sloganlar atmaya başladı. Her iki takımın oyuncularının sahaya çıkmasıyla birlikte saldırgan tutum daha da açık hale geldi. Dêrazor taraftarları, Halepçe Katliamı’nın sorumlusu Saddam Hüseyin lehine sloganlar atarak Kürtlere hakaret etti. Ardından da Qamişlo takımına ve taraftarlarına taşlarla saldırdı. Olaylar sırasında stadyumda çok sayıda Şam hükümetine bağlı güvenlik gücü bulunmasına rağmen saldırılara müdahale edilmedi. Tersine, güvenlik güçleri de Kürtlere yöneldi; bazı Qamişlo taraftarlarını darp ederek stattan çıkardı. Statta kalanlar ise kuşatma altına alındı.   Katliamın talimatı verildi   Saldırıların ardından dönemin Hesekê Valisi tarafından Qamişlo taraftarlarına ateş açılması talimatı verildi. Açılan ateş sonucu stadyumda 2’si çocuk olmak üzere 9 kişi katledildi. Bunun ardından Şam hükümeti, Reqa ve Dêrazor’dan asker ve ek güvenlik güçleri sevk etti. Katledilen 9 kişinin cenaze törenine halkın katılması da engellendi. Cenazelere sahip çıkmak isteyenlere yönelik saldırılar burada da sürdü. Hükümet güçleri, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 24 kişiyi daha katletti, çok sayıda kişiyi yaraladı. Yüzlerce kişi gözaltına alındı; bazıları cezaevlerinde işkence sonucu yaşamını yitirdi, bazılarına ise müebbet hapis cezası verildi. Çok sayıda kişinin akıbeti ise aradan geçen yıllara rağmen hâlâ bilinmiyor.   Halk ayaklandı   Katliamın ardından Kürt halkı sokaklara çıkarak Baas rejimine karşı direnişi büyüttü. Rojava’nın birçok kentinde halk günlerce alanlarda kaldı ve rejime karşı geri adım atmadı. Süreç içinde rejim güçleri tarafından katledilenlerin sayısı 39’a ulaştı. 12 Mart 2004’te Qamişlo’da yaşananlar, yalnızca bir katliam olarak değil, aynı zamanda Rojava’da gelişecek toplumsal direnişin dönüm noktalarından biri olarak hafızalara kazındı. Bugün de Kürt halkı, varlığını ve onurunu 12 Mart Qamişlo direnişinin ruhuyla savunmayı sürdürüyor; o gün ortaya çıkan direniş ruhu, Rojava Devrimi’nin ilk kıvılcımı olarak değerlendiriliyor.   12 Mart’ta katledilenlerden birinin annesi ve 12 Mart direnişinin tanığı olan Zehra Ehmed, ajansımıza o günleri anlattı.   ‘Baas rejimi Kürtleri kimliksiz bıraktı’   Zehra Ehmed, Baas rejiminin Kürtlere karşı olduğunu, katliam planının rejim tarafından hazırlandığını belirterek şunları söyledi: “Baas rejimi zalim bir rejimdi. Kürtlere düşman gözüyle, küçümseyerek bakıyordu. Rejim Kürtlerin başını kaldırmasına ve haklarına ulaşmasına izin vermiyordu. Kürtler her zaman kimliksiz bırakıldı.”   12 Mart Katliamı’nı hatırlatan Zehra Ehmed, şöyle devam etti:  “Dêrazor ve Qamişlo futbol takımlarının karşı karşıya geleceğini biliyorduk. Bir anda Qamişlo’da bir karmaşa ve huzursuzluk başladı. Stadyumda çatışma çıktığını ve Qamişlo takımının taraftarlarının şehit düştüğünü duyduk. O zaman rejimin Kürtleri nasıl bir kıyımdan geçirmek istediğini bir kez daha gördük. O dönem oğlum gençti. Oğlum şehitlerimizin olduğunu duyar duymaz ayağa kalktı ve ‘Gideceğim, şehitlerimiz var, onları uğurlayacağız’ dedi. Qamişlo halkı şehitlerine sahip çıktı ve binlerce kişi alanlara çıktı. Şehitlerin cenaze töreni sırasında rejim yeniden saldırdı, çok sayıda kişi şehit düştü ve yaralandı.”   ‘Oğlum törende şehit düştü’   Zehra Ehmed, oğlu Sîwan’ın, katledilenler için düzenlenen cenaze töreni sırasında yaralandığını belirterek şunları ekledi: “Oğlum ağır yaralanması nedeniyle şehit düştü. Yaralandığında şöyle diyordu: ‘Kürdistan için üzülmeyin. Ne kadar şehit verirsek verelim, korkmamalıyız. Kürdistan kurulmalı. Eğer kanımızı dökmezsek Kürdistan kurulmaz. Onların karşısında başımızı eğmeyeceğiz.’ Bunlar Sîwan’ın son sözleriydi.”   ‘Serhildan birlik ruhunu ortaya çıkardı’   Ulusal haklarını ve Kürtlük değerlerini her zaman koruyacaklarını ifade eden Zehra Ehmed, şöyle konuştu:  “Qamişlo Serhildanı, Kürtlerin birlik ruhunu ortaya çıkardı. Rojava’nın dört bir yanında Kürtler ayağa kalktı ve Baas rejimine karşı başkaldırdı. Bugün de haklarımızı ve varlığımızı savunuyoruz. Özgür bir Kürdistan için binlerce şehit verdik. Kazanımlarımızı ve şehitlerimizin amaçlarını korumamız gerekiyor. Özgür bir ülke ağır bedeller ister; Kürt halkı da bu bedeli verdi.”   ‘Rojava Devrimi’ne sahip çıkacağız’   Rojava Devrimi’nin tüm kazanımlarıyla birlikte korunması gerektiğini vurgulayan Zehra Ehmed, sözlerini şöyle tamamladı: “Rojava Devrimi, Qamişlo Serhildanı’nın ruhuyla başladı. Qamişlo Serhildanı devrimin ilk kıvılcımıdır. Biz özgür bir ülke uğruna binlerce şehit verdik. Kürdistan yüreğimizdir; bu nedenle her zaman şehitlerimizin doğru yolunda yürümeye devam edeceğiz.”