Star Kadın Derneği avukatı: Yasalar sözde değil özde uygulanmalı 2026-03-25 09:04:35   Rozerin Gültekin   WAN- Kadınların katledilmesine, şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine, faillerin ödüllendirilmesine dair konuşan Star Kadın Derneği Yönetim Kurulu üyesi avukat Leyla Kaplan Kertiş, “Erkeğin en başından itibaren arkasında aile, düzen, sistem, devlet olmasına rağmen kadının her aşamada yalnız bırakıldığını görmekteyiz. Kadın cinayetleri politiktir sloganı basit bir sözden ibaret değil. Korumama, izleme, engellememe hali politik bir tavır olduğunu gösteriyor” dedi.    Kadına yönelik şiddet ve kadın katliamları her geçen gün erkek egemen aklın politikaları sonucunda derinleşiyor. Failler, yargı tarafından cezasızlıkla ödüllendirilirken, katledilen kadınlar ise mahkeme salonlarında dahi suçlanmaya çalışılıyor. Öte yandan kadınların şiddet faillerine karşı aldığı uzaklaştırma kararına rağmen katledilmesi, koruyucu ve önleyici adımların uygulanmadığının somut bir sonucu olarak karşımıza çıkmakta. Şüpheli biçimde yaşamını yitiren pek çok kadının ölümü ise, “intihar” denilerek üstü kapatılmaya çalışılıyor. Ajansımızın aylık derlediği şiddet çetelesi verilerine göre Şubat ayında en az 24 kadın ve 2 çocuk katledildi, 21 kadın ve 6 çocuk ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Wan Star Kadın Derneği Yönetim Kurulu üyesi avukat Leyla Kaplan Kertiş, kadın katliamları ile bunu derinleştiren devlet politikalarına dair değerlendirmelerde bulundu.    'Kadın şiddet gördüğü eve gönderiliyor'   Kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığına vurgu yapan Leyla Kaplan Kertiş, kadınların yaşamın her alanında şiddet ile karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Leyla Kaplan Kertiş, “Kadın ev içinde şiddete uğruyor öncelikle aileye gidiyor. Aile bir şekilde üstünü kapatmaya çalışıyor ve kadın aileyi aşıp kolluğa gittiği zaman kadının talepleri görmezden geliniyor, ciddiye alınmıyor ve daha da kötüsü barıştırılmaya çalışıyor, evine geri gönderilmeye çalışılıyor. Kadın katledildikten sonra erkeğe yine haksız tahrik indirimleri ile olabildiğince en az cezanın verilmeye çalışıldığına şahit oluyoruz. Yani kadın öldüğünde dahi yalnız bırakmaya çalışan bir sistem var. Erkeğin en başından itibaren arkasında aile, düzen, sistem, devlet olmasına rağmen kadının her aşamada yalnız bırakıldığını görmekteyiz. Kadın kolluktan da bir yardım talebi göremiyor eve geri dönmek zorunda kalıyor. Eve giden kadın da şiddet faili ile yalnız kalıyor. Şiddet gördüğü yere giden kadın failiyle yalnız kaldığı için şiddet kaçınılmaz oluyor” dedi.    ‘11’inci Yargı Paketiyle tahliye olan fail ilk eşini katletti'   Kadın katliamlarının önlenebilir olduğunu ancak devletin bu önleyici politikaları uygulamadığını dile getiren Leyla Kaplan Kertiş, bu durumun katliamların münferit değil politik olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Leyla Kaplan Kertiş, “Kadın cinayetleri politiktir sloganı basit bir sözden ibaret değil, içi dolu bir slogan. Kadın cinayetleri sistemsel bir sorundur.  Korumama, izleme, engellememe hali politik bir tavır olduğunu gösteriyor. Bundan güç alan failin de kadına karşı işlediği suç haliyle politiktir. Kadın cinayeti dosyasında mahkemelerde karşılaşıyoruz. Eşitsiz bir şekilde haksız tahrik, iyi hal indirimleri uygulanabiliyor. Failin o işlediği suçun pişmanlığını yaşama imkanı sağlanmıyor. Failler infaz değişikliğiyle serbest bırakılıyor ve serbest bırakıldığında ilk yaptıkları eşini, partnerini, kız arkadaşını katletmek oluyor. Nitekim yanı başımızda bir Gönül Alkan dosyası var. Gönül Alkan dosyasında 26 tane suç kaydı olan fail, 11’inci Yargı Paketiyle tahliye oldu. Failin yaptığı ilk şey eşini katletmek oldu. Dolayısıyla bu tarz değişiklik, infaz değişiklikleri, bu tarz yasa uygulamaları faali daha da cesaretlendi” şeklinde konuştu.    ‘Yasalar sözde değil özde uygulanmalı’   Önleyici ve koruyucu yasaların, sözleşmelerin uygulanması gerektiğini dile getiren Leyla Kaplan Kertiş, “Dünyanın en mükemmel yasalarını kanunlaştırsak da uygulanmadığı sürece pek bir emniyeti yok. Önleyici yasaların muhakkak uygulanabilir olması gerekiyor. Türkiye'de yasaların uygulanabilirlik düzeyi çok düşük. Ülkede sözde kadına yönelik her türlü şiddete karşı mücadele içindeyiz ancak özde olmadığı sürece pek bir kıymeti kalmıyor. Bunu zaten artan kadın cinayetlerinden ve şiddetten çok rahatça okuyabiliriz” diye belirtti.    Şüpheli ölümlerde devletin sorumluluğa dair sorular    Şüpheli şekilde yaşamını yitiren kadınların dosyalarının “intihar” denilerek kapatılmaya çalışılmasını değerlendiren Leyla Kaplan Kertiş, “Biz hiçbir kadın ölümüne, doğal ölüm olarak bakılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Şüpheli ölümler, intihar ya da doğal ölüm denilerek dosyalar kapatılmaya çalışılıyor. Buna kadın alanında çalışan sivil toplum örgütleri çok fazla izin vermiyoruz. Bunun en önemli örneği Rojin Kabaiş dosyası. Rojin Kabaiş ilk bulunduğu andan itibaren ısrarlı bir şekilde intihar denilerek dosya kapatılmaya çalışıldı. Ailenin, sivil toplum kuruluşlarının ve kamuoyunun desteğiyle dosya kapatılmadı. Şüpheli ölüm dosyaları fail yargılanmasın, bulunmasın mantığıyla kapatılmaya çalışılıyor. Örneğin kadın kolluğa gittiği zaman önleyici ve koruyucu olsun tedbirler alındı mı, alınmadı mı? Kadın ciddiye alındı mı, alınmadı mı? Kadın eğer bu aşamalardan geçmiş ve kendini çaresiz hissetmişse, elbette devletin sorumluluğu vardır bu ölümde. Ama ne yazık ki yargılama, soruşturma makamlarının bu hassasiyetle yaklaştığını düşünmüyoruz” sözlerine yer verdi.    Hukuki, psikolojik ve sosyal destek   Leyla Kaplan Kertiş, son olarak şunları dile getirdi: “Kadınlar, aynı koruma kararı aldırılan ya da uzaklaştırma kararı aldırılan eşleri tarafından katlediliyorlar. Bu da koruma mekanizmalarının aslında etkili olmadığını göstermektedir. Biz Star Kadın Derneği olarak kadına yönelik şiddete, ayrımcılığa, hakarete ve tehdide karşı kadının yanında olduğumuzu zaten vurguluyoruz. Dernek olarak şiddet hattımız var 7/24 aktif. Şiddete uğrayan kadınların bize ulaşması durumunda hukuki, psikolojik ve sosyal destek veriyoruz. Bileşeni olduğumuz Şiddetle Mücadele Ağı var. Bütün sivil toplum kuruluşlarıyla kolektif bir şekilde çalışıyoruz. Sadece kadınların bize başvurmasını beklemiyoruz. Bize ulaşamayan, bilmeyen, tanımayan birçok kadınla ve katledilen kadınların aileleri ile iletişime geçiyoruz.”