Çiğdem Kılıçgün Uçar: Abdullah Öcalan’ın statüsü sürecin önünün açılmasının anahtarı 2026-04-25 10:43:18   AMED - MED TUHAD-FED’in 4’üncü Olağan Kongresi’nde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınmasının yalnızca bir siyasi adım değil, cezaevlerinin kapılarının açılmasının ve barış sürecinin önünün açılmasının anahtarı olduğunu belirtti.   MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD FED), “Demokratik toplumla özgür yarınları inşa ediyoruz” şiarıyla, 4’üncü Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. Peyas (Kayapınar) ilçesinde bulunan bir düğün salonunda gerçekleştirilen kongreye, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar,  Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la daha önce İmralı sekretaryasında bulunan Veysi Aktaş ile Çetin Arkaş’ın yanı sıra çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.     Kongrenin gerçekleştirildiği salona, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dev posteri ile cezaevlerinde katledilen siyasi tutsakların fotoğrafları asıldı. Yine “Kadınların özgürlüğü demokratik toplumun inşasıdır”, “Li hember qetlîamên zindanan bêdeng nemine” ve “Demokratik toplumla özgür Önderliğe” pankartlarının açıldığı kongrede, sık sık “Bijî Serok Apo”, “Be Serok jiyan nabe”, “PKK halktır, halk burada” ve “Şehid namırın” sloganları atıldı. “Çarxa Şoreşe” marşı eşliğinde gerçekleştirilen saygı duruşuyla başlayan kongrede, cezaevlerindeki direniş ve mücadelenin yanı sıra federasyonun çalışmalarının anlatıldığı sinevizyon gösterimi yapıldı.     Siyasi tutsaklardan mesaj    Kongrede ilk olarak siyasi tutsakların kongreye gönderdiği mesaj okundu. Mesajda şu ifadelere yer verildi: “Barış ve demokratik toplumu inşa etme çalışmasını yürüttüğümüz bu tarihi dönemde, yapmakta olduğunuz kongreyi büyük bir saygıyla selamlıyoruz. Şu an kongre salonunda hazır bulunan herkese selam saygı ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Kongrenin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etmeyi kendimiz için bir borç biliyoruz. Kapitalist modernitenin kanlı saç ayağı olan ulus devlet aracı, Anadolu ve Mezopotamya topraklarını halklar mezarlığına dönüştürdü. Sistemin vurucu silahı olan bu araç eliyle Ortadoğu’da onlarca dil ve kültür birer çiçek gibi soldurulup soykırıma tabi tutuldu. Adeta açık birer müze gibi orta yerde duran diller, kültürler ve bu inanç deryası kendi ana kökleri üzerinde, yeniden filizlenebileceği günlerin arifesini yaşıyor. Her biri demokratik ulus bahçesinin özgür birer renkleri olarak barış ve demokratik toplum ile birlikte yeniden filizlenecekler. Bütün bunları tekrar ayağa kaldırıp yeşertecek olan örgütlü, bilinçli, iradeli, özgür ve komünal bir toplumdur. Toplum ancak bununla var olabilir. Toplum bunun dışında kendini var edemez. Binlerce örgütlü insan iradesinin toplamı olan bu kongre, barış ve demokratik toplum hamlesine, büyük bir güç ve enerji katacağına yürekten inanıyoruz. Özgür önderlikle birlikte demokratik toplum inşasında buluşacağımız günün heyecanıyla hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyoruz.”   ‘Önder Abdullah Öcalan’ın en çok güvendiği sizlersiniz’     Ardından söz alan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, cezaevlerinin Kürt halkını cezalandırmak için inşa edildiğini belirterek, Kürt halkının buna karşın büyük bir mücadele verdiğini ve başardığını dile getirdi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bir ülkede yok sayılan bir halk, yaşadığı ülkede demokrasiyi inşa etmenin en büyük sorumluluğunu omuzluyor. Yok sayılan diliyle, demokratik siyaset zemininde bu topraklarda yaşayanlara onurlu yaşamı inşa etmenin sözünü veriyor. Bu sürecin kendisi Kürt halkının mücadelesini, Kürt önderinin, Kürt halkının bütün değerlerinin nasıl yaşayacağının mücadelesi. Kürt halkı ve Sayın Öcalan hem kavramlarıyla hem mücadelesiyle yüz yıllık tarihi tersine çevirmiştir. Yüz yıllık tarihin olmazını yeniden Ortadoğu’ya, dünyaya anlatmıştır. Her yerde barış ve demokratik toplum süreci tartışılıyor ama Türkiye’de tartışılmıyor. Devlet görmedikçe, lal oldukça bu sürecin ilerlemesi bize kalıyor. Bu sürecin ilanı yapılırken, Önder Abdullah Öcalan’ın en çok güvendiği sizlersiniz, bizleriz. Çünkü 50 yıllık mücadeleyi her biriniz omuzlarınızda taşıdınız. Kiminiz cezaevleri önünde, kiminiz cezaevlerinde, kiminiz demokratik siyasette. Umudu yitirmediniz. Umudumuzu, yitirmediğiniz yerlerin başında cezaevlerindeki mücadele geldi” diye belirtti.     ‘İmralı’nın anahtarıyla barışın kapısı açılacak’   Cezaevlerinde yaşanan son günlerdeki katliamlara dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, son bir yılda 818 tutsağın farklı sebeplerden yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Cezaevleri önünde olacağız, cezaevinde olan bütün arkadaşlarımızla dayanışma içinde olacağız. Kürt Halk Önderi Önder Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanındığı an bütün cezaevlerinin kilitleri açılmış olacak. Önder Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu süreç sadece bizim daha çok emek harcamamıza bakıyor. Bugüne kadar yolundan dönmeyen bu halk yolunu uzatmadan barışa ulaşacak. İmralı’nın anahtarıyla barışın kapısı açılacak” dedi.   Konuşmaların ardından yeni yönetim belirlendi.   Pınar Sakık Tekin ve Kerem Canpolat MED TUHAD-FED’in yeniden eşbaşkanları olarak seçildi.