NATO'ya tepki: Savaşa karşıyız 2026-06-25 15:55:53   ANKARA - Ankara Kadın Platformu, NATO zirvesine karşı düzenlediği basın toplantısında savaş ve silahlanma politikalarına karşı kadın dayanışmasını sınırlar ötesinde büyütmeye devam edeceklerini belirterek, “Yasaklarınızı tanımıyoruz. Bize huzur yoksa savaş suçlularına da huzur yok” dedi.   Ankara Kadın Platformu, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'de gerçekleştirilecek NATO Zirvesine karşı “NATO’ya hayır kadınlar barışta ısrarcı” başlığıyla basın toplantısı düzenledi. Çok sayıda kadının katıldığı toplantı Mülkiyeliler Birliği'nde yapıldı. Platform adına basın metnini ise Buse Üçer okudu.    Şiddet ve yoksulluk yeniden üretiliyor    Savaşın, kadın bedeni üzerinde kurulan tahakkümü yeniden ürettiğine dikkat çeken Buse Üçer, “Savaş, erkek şiddetinde, sömürüde, yoksullukta, doğanın talanında ve halkların iradesinin yok sayılmasında kendini yeniden üretir. NATO'nun temsil ettiği güvenlik anlayışı da halkların özgürlüğünü değil, iktidarların ve küresel sermaye çevrelerinin çıkarlarını koruyan bir düzeni tahkim etmektedir. Ortadoğu'da onlarca yıldır süren savaşların, işgallerin ve çatışmaların yarattığı yıkımın arkasında sömürgeci politikalar ve küresel güç mücadeleleri bulunmaktadır. Flisitin ‘den Afganistan'dan Suriye'ye, Rojava'dan İran'a kadar bölge halkları savaşların, ambargoların, müdahalelerin ve güvenlikçi politikaların ağır sonuçlarıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Bu süreçlerde en büyük bedeli ise kadınlar, LGBTİ+lar ve çocuklar ödemiştir. Yerinden edilen, yoksullaştırılan, şiddete maruz bırakılan ve yaşam alanları yok edilen milyonlarca insanın hikâyesi, savaşın gerçek yüzünü ortaya koymaktadır” dedi.    Gözaltılar savaşa itiraz edenleri susturmak için   7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'de gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltılar, ev baskınları ve fiili OHAL uygulamalarının yalnızca bir güvenlik politikası olmadığına vurgu yapan Buse Üçer, bu uygulamaların savaş politikalarına itiraz edenleri susturmayı hedefleyen erkek egemen devlet aklının bir yansıması olduğunu söyledi. Buse Üçer şöyle devam etti: “NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlarda kadın mücadelesinden arkadaşlarımız olan Nursen Güvendir, Şevin Özden ve Elif Torun Öneren , Emel Memiş şahsında kadın hareketinin hedef alınması tesadüf değildir. Evlerin kapıları zorlanarak açılmış, camlar kırılmış, kadınlar baskı ve şiddet eşliğinde gözaltına alınmıştır. Bu saldırılar yalnızca birkaç kadına değil; yıllardır erkek şiddetine, savaşa, yoksulluğa ve eşitsizliğe karşı mücadele eden örgütlü kadınların ve LGBTİ+ların iradesine yöneliktir.”   NATO zirvesine 10 milyar harcandı    Kadınların güçlenmesine günlük sadece 51 kuruş ayıran iktidarın NATO zirvesine tek seferde on milyar liraya yakın kaynak harcadığını kaydeden Buse Üçer, bu bütçenin doğrudan kadın ve çocuklardan çalındığını ifade etti. ‘Tek bir SİHA gövdesine harcanan parayla 25 bin ilkokul çocuğuna tüm yıl ücretsiz yemek verilebilir, tek bir savaş uçağı bütçesiyle 520 ücretsiz kreş açılabilirdi’ diyen Buse Üçer, “Havada tek seferde ateşlenen tek bir güdümlü füzenin 34 milyon liralık maliyetiyle 3 bin 700 kadının ücretsiz HPV aşısı garanti altına alınabilecekken, tekbir modern tankın 631 milyon liralık bedeliyle şiddete maruz kalan kadınlar için 15 adet tam teşekküllü sığınmaevi sıfırdan inşa edilebilirdi. Kadınları yoksulluğa, hastalığa ve şiddete mahkum edip milyarları savaşa harcayan düzeni kabul etmiyoruz. Bizlerden çalıp paraları akıttıkları NATO bir savaş örgütüdür. NATO zirvesi adı altında ülkemize gelenler Epstien dosyaları ile isimleri anılan çocuk istismarı failleri ve binlerce insanın ölümünden sorumlu savaş suçlularıdır. Suçlu olan bizler değiliz. Suçlu olan hukuksuzca bizlere saldıran siyasi iktidardır. Ülkemizin topraklarını savaş suçlularına açanlar yıllardır bu memlekette eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren bizlere sokakları kapatmak istiyor. Yasaklarınızı tanımıyoruz. Bize huzur yoksa çocuk istismarı faillerine, kadın düşmanlarına ve savaş suçlularına da huzur yok” şeklinde konuştu.    ‘Yasak kararları derhal geri çekilmeli’   NATO'nun savaş, işgal ve silahlanmaya yönelik politikalarını ret ettiklerini belirten Buse Üçer, “Ortadoğu'yu savaş alanına çeviren tüm emperyalist ve bölgesel güç politikalarına karşı çıkıyoruz. Kadın özgürlük mücadelesini hedef alan gözaltı ve baskı operasyonlarını kınıyoruz. Barışı, demokratik çözümü ve halkların eşitliğini savunuyoruz. Kadın dayanışmasını sınırların ötesinde büyütmeye devam edeceğimizi ilan ediyoruz. NATO Zirvesi iptal edilmeli, Ankara sokakları halka kapatılmamalıdır. Yasak kararları derhal geri çekilmelidir” dedi.    ‘Gözaltılar politik bir operasyondur’   NATO zirvesi öncesi gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını isteyen Buse Üçer, kadın özgürlüğünün barışla mümkün olacağını söyledi. Buse Üçer, “Tüm kadın örgütlerine, kadın platformlarına, feminist hareketlere ve kadın dayanışma ağlarına çağrımızdır: Ankara’da kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik artan baskılara, gözaltı, ev baskınlarına ve fiili yasaklara karşı; bu saldırıları yalnızca yerel bir hukuk ihlali değil, kadın özgürlük mücadelesine yönelmiş sistematik bir politik operasyon olarak görüyoruz” diye konuştu.