Süreç için ortak talep: Tecrit kaldırılsın, yasalar çıksın 2026-07-15 09:02:17   SEMSÛR - Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşabilmesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması gerektiğini belirten Semsûr halkı, “Bu talep artık yalnızca bir temenni değil, toplumun geniş kesimlerinin dile getirdiği ortak bir beklenti haline gelmiştir” dedi.   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı “Barış ve Demokratik Toplum” süreci neredeyse bir yılı aşkın bir süredir devam ediyor. Gelinen aşamada Abdullah Öcalan ve örgütün çeşitli, önemli ve tarihi adımlarına karşı devlet henüz bir adım atmadı. Meclis’e gelmesi beklenen yasaların gelmemesi ile beraber Abdullah Öcalan ile yaklaşık 1 aydır görüşme sağlanamıyor.    Semsûr halkına sürece dair mikrofon uzattık.       ‘Sayın Öcalan’a yürütülen tecrit politikaları sonlanmalı’   Yeşim Uzun, sürecin güvence altında ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın üzerinde devam eden tecridin sonlanması ve yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Sayın Öcalan üzerinde yürütülen tecrit politikalarına bir an önce son verilmesini diliyoruz. Artık bu, bir dilekten öte toplumsal bir talep hâline geldi. Diyalog kanallarının tam olarak açılması ve müzakere sürecinin sağlıklı yürütülmesi için Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, ayrıca sürecin yasal adımlarla güvence altına alınması gerekiyor. Yasalar için Eylül-Ekim’den bahsediliyor. O süreçlere bırakılmadan, Temmuz ayında bir an önce adım atılması gerekiyor. Adım atılmaması hâlinde halkta bir güvensizlik oluşuyor. Dolayısıyla beklentimiz, bir an önce gerekli adımların atılmasıdır. Özellikle siyasi tutsaklarla ilgili olumlu gelişmelerin yaşanmasını ve tecridin kaldırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Bir an önce yasalar gelmeli’   Şehriban Uzun da, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecride dikkat çekerek, “Onlara bir zararımız dokundu mu? Bu kadar katliamın sebebi onlar. Nasıl yüzleri tutuyor? Önderliğin serbest bırakılması gerekiyor. Her şeyi yaptılar. Biz yıllardan beridir ‘Barış olsun’ diyoruz. Bir an önce yasaların gelmesi gerekiyor. Suçsuz birçok tutsak cezaevinde. Biri bir şey söylüyor, hemen cezaevine alıyorlar. Tutsakları bıraksınlar” sözlerini kullandı.   ‘Baş aktöre güveniyoruz’   Hüsniye Cömert, sürece dair umutlu olduklarını ancak Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarının kısıtlandığını vurgulayarak, “Sürece dair umutluyuz. Devlet tarafından umudumuzun boşa çıkarılmasını istemiyoruz. Yasaların artık oluşturulması gerekiyor. Artık kan dökülmesin istiyoruz. Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarının sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesini istiyoruz. Çünkü kendisi baş aktörlerden biri ve bizler ona güveniyoruz. Yasalar bir an önce yapılırsa iyi olur. Olsun ki süreç devam etsin” dedi.   ‘Daha ne kadar sürecek?’   1992 yılında oğlu Sinan Öztürk’ü özgürlük mücadelesinde kaybeden Barış Annesi Siti Öztürk, cezaevlerindeki siyasi tutsaklara dikkat çekerek, “50 yıldır mücadele ediyoruz. Biz barışın olmasını istiyoruz. Bizim ciğerimiz yandı, başka hiçbir annenin ciğeri yanmasın. Cezaevindeki tutsakların hepsini bıraksınlar. Yeter, daha ne kadar sürecek? 1992’de bir çocuğum, Sinan Öztürk, şehit düştü. Bizler Sünni, Alevi, Kürt, Türk; hepimiz kardeşiz” diye konuştu.   Çiyaye Bezar katliamında oğlu İsmail Tümen’i kaybeden Barış Annesi Zine Tümen, “İki çocuğum şehit düştü. İkisinin de yerleri belli değil. Cezaevindekiler bırakılsın, sürgündekiler gelsin, çocuklarımızın mezarlarının yerleri belli olsun. Barış olsun.”