Cumartesi Anneleri: Kayıplarımızın akıbetini açıklayın 2026-08-22 12:56:21   İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1117’nci haftasında Galatasaray Meydanı’ndan bir kez daha gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması ve faillerin yargılanması çağrısı yaptı. Cezasızlığın adalet ve demokrasinin önündeki en büyük engellerden biri olduğuna dikkat çekilen eylemde, “Geçmişle yüzleşmeden asla demokrasiye ulaşamazsınız” denildi.   Cumartesi Anneleri, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle eylemlerinin 1117’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Kaybettirilenlerin  fotoğrafları ve karanfillerle gerçekleştirilen eylemde bu hafta, 32 yıl önce gözaltında kaybedilen Amed’in Hêne ilçesine bağlı Akçayurt köyü muhtarı Mustafa Mehmet Günkan’ın akıbeti soruldu.    Eylemde bu hafta basın metnini Cumartesi İnsanlarından Yeşim Bektaş okudu.   İşkenceyi kamuoyuna duyurmuştu   Yeşim Bektaş, 13 Haziran 1994’te Akçayurt Mahallesi’ne yapılan baskın sonrası yurttaşların Topçular Jandarma Karakolu yakınındaki alana toplandığını ve Mustafa Mehmet Günkan’ın burada ağır işkenceye uğradığını hatırlattı. Yeşim Bektaş, serbest bırakılmasının ardından Ankara’ya giderek hak ihlallerini yetkililere, İHD’ye ve basına taşıyan Mustafa Mehmet Günkan’ın, mahallenin yakıldığını ve kaburgalarının kırıldığını kamuoyuna duyurduğunu ifade etti.   Helikoptere bindirildi, bir daha haber alınamadı   Mahalleye dönebilmek amacıyla girişimlerini sürdüren Mustafa Mehmet Günkan'ın 18 Ağustos 1994’te Topçular Jandarma Karakolu’na çağrıldığını söyleyen Yeşim Bektaş, burada askeri helikoptere bindirilerek götürüldüğünü ve o günden bu yana kendisinden haber alınamadığını aktardı. Yeşim Bektaş, Mustafa Mehmet Günkan'ın ailesinin tüm resmî kurumlara yaptığı başvurulara ve Uluslararası Af Örgütü’nün acil eylem çağrılarına rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediğini belirterek, cezasızlık zırhıyla korunan faillerin yargılanmadığını kaydetti.   Hakikat ve adalet mücadelesi sürecek   Yeşim Bektaş, Mustafa Mehmet Günkan ve tüm gözaltında kaybedilenlerin akıbeti açıklanana, sorumlular yargılanana ve hakikat ortaya çıkarılana kadar adalet mücadelesinden vazgeçilmeyeceğini vurguladı.   ‘Başında dua edebileceğimiz bir mezarımız yok’   Ardından söz alan Cumartesi İnsanlarından Nazım Dikbaş, Mustafa Mehmet Günkan’ın oğlu Heybet Günkan'ın kaleme aldığı mektubu kamuoyuyla paylaştı. Mustafa Mehmet Günkan'ın 1994 yazında köy muhtarı olduğunu ve yaşanan hak ihlallerini kamuoyuna taşıdığı için hedef alındığını belirten mektupta, tanıkların anlatımına göre karakol dönüşü önünün kesilerek helikoptere bindirildiği hatırlatıldı.    32 yıldır başvurmadıkları kurum kalmadığını vurgulayan Heybet Günkan, mektubunda şu ifadelere yer verdi: “Adalet aramaktan hiç vazgeçmedik. Ancak hâlâ babamın akıbetini bilmiyoruz. Başında dua edebileceğimiz bir mezarımız bile yok. Fatiha okuyabileceğimiz, çiçek bırakabileceğimiz bir mezarımızın olmaması, yıllardır taşıdığımız en büyük acıdır. Babam Mehmet Günkan'ın akıbeti açıklansın. O gün yaşananlar tüm yönleriyle araştırılsın. O dönemde görev yapan, olayla ilgisi bulunan herkes hakkında etkili bir soruşturma yürütülsün. Kim sorumluysa hukuk önünde hesap versin. Biz yalnızca gerçeği bilmek, babamızın mezarına kavuşmak ve adaletin yerini bulduğunu görmek istiyoruz.”   Cumartesi Anneleri'nden İkbal Eren de açıklama sonrası söz aldı. 7 yıl önce annesi Elmas Eren'in, 39 yıl önce gözaltında kaybedilen oğlu Nahit Eren ile vedalaşmak için beklediğini ancak vedalaşamadan hayatını kaybettiğini hatırlattı. İkbal Eren, devlete seslenerek, “Geçmişle yüzleşmeden, ‘Kayıplarımız nerede?’ dediğimiz sesi duymadan asla demokrasiye ulaşamazsınız. Kayıplarımızın akıbetini açıklayın, faillerini yargılayın. Bir sözüm de İçişleri Bakanlığı'na; bu meydandaki bariyerleri kaldırın, kayıplarımızla buluşma mekânımızı bize geri verin” diye konuştu.   Eylem, karanfillerin meydana bırakılmasıyla sonlandı.