34 yıldır cezaevinde, tahliyesi 7’nci kez engellendi 2026-10-26 13:41:16   ANKARA- Adalet Bakanlığı önünde yapılan açıklamada, 34 yıldır tutsak olan Nedime Yaklav’ın tahliyesinin yedinci kez engellendiğine dikkat çekilerek, “Bir yandan toplumsal barışın inşasından söz ederken diğer yandan hapishanede tutulan insanların özgürlüğünü belirsizliğe mahkûm etmek hangi hukuk anlayışıyla açıklanabilir?” diye soruldu.    Ankara Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) öncülüğünde, “Siyasi tutsakların tahliyelerinin engellenmesine karşı nöbetteyiz” çağrısıyla Adalet Bakanlığı önünde düzenlenen eylemin üçüncüsünde Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan 34 yıldır tutsak olan ve İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) kararıyla tahliyesi yedinci kez engellenen Nedime Yaklav’ın durumuna dikkat çekildi.    Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, “Siyasi tutsakların tahliyelerinin engellenmesine karşı nöbetteyiz” yazılı pankart açıldı. “Sincan kadın hapishanesine ses ver” yazılı tahliyesi engellenen kadınların fotoğraflarının yer aldığı dövizlerin taşındığı açıklamada sık sık “Siyasi tutsaklar onurumuzdur”, “Siyasi tutsaklar serbest bırakılsın” sloganları atıldı.   Açıklamada basın metnini platform adına Nesil Çiftçi okudu.    ‘Barıştan söz edilirken tahliyelerin engellenmesi kabul edilemez’   Barış ve Demokratik Toplum sürecinin konuşulduğu, demokratikleşme ve toplumsal barışın inşasının tartışıldığı bir dönemde, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin sürecin amacıyla çeliştiğini belirten Nesil Çiftçi, “Bir yandan barıştan söz edilirken diğer yandan hapishanelerde hak ihlallerinin derinleşmesi, hasta tutsakların yaşam hakkının tehlikeye atılması ve tahliyelerin keyfi gerekçelerle engellenmesi kabul edilemez” dedi.    ‘Toplumsal barış umutlarına zarar veriyor’    Özgürlük için atılması gereken adımların yerini, baskı ve cezalandırma politikalarının almasının yalnızca tutsakların haklarını ihlal etmekle kalmadığını dile getiren Nesil Çiftçi, bu uygulamaların, toplumsal barış ve demokratikleşme umutlarına da zarar verdiğini dile getirdi. Nesil Çiftçi, “Hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinin sona ermesini, hasta tutsakların serbest bırakılmasını ve tahliye edilmesi gereken politik tutsakların özgürlüklerine kavuşmasını beklerken, ihlallerin adeta bir düğmeye basılmışçasına artarak devam etmesi ciddi bir çelişkidir” şeklinde konuştu.    ‘Son üç ayda 90 tutsağın tahliyesi engellendi’   Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) verilerini aktaran Nesil Çiftçi, “ÖHD’nin açıkladığı verilere göre, son üç ayda 90 tutsağın tahliyesi engellenmiştir. Bu tutsaklar arasında 30 yılı aşkın süredir cezaevinde tutulanlar ve ağır hasta tutsaklar da bulunmaktadır. Yasal koşulları yerine getirmiş, şartlı tahliye hakkı doğmuş kişilerin tahliyelerinin keyfi ve hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle ertelenerek, infaz hukuku bir cezalandırma aracına dönüştürülmektedir” diye belirtti.    ‘Nedime Yaklav’ın tahliyesi 7’nci kez engellendi’   Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde tutulan 34 yıldır tutsak olan Nedime Yaklav’ın durumuna dikkat çeken Nesil Çiftçi, şunları söyledi: “Nedime Yaklav’ın tahliyesi yedinci kez ertelenmiştir. ÖHD’li avukatların açıklamasına göre, bu kararlarla birlikte Yaklav’ın hapishanede geçireceği süre 34 yılı aşacaktır. Üstelik hapishanede yeterli sosyal ve sportif faaliyetlerin bulunmadığı, herhangi bir kurs düzenlenmediği ve spor faaliyetlerinin ayda bir gerçekleştirilmesine rağmen Nedime Yaklav’ın faaliyetlere katılmamasının tahliye engeli olarak gösterilmesi kabul edilemez. Kurumun sağlamadığı olanaklar üzerinden tutsakların özgürlüğünün ertelenmesi, hukuk değil zulümdür. Bir yandan toplumsal barışın inşasından söz ederken, diğer yandan onlarca yıldır hapishanede tutulan insanların özgürlüğünü belirsizliğe mahkûm etmek hangi hukuk anlayışıyla açıklanabilir?”   ‘Hapishaneler sürecin dışında tutulamaz’   “Barış, yalnızca sözlerle ve çağrılarla kurulamaz” diyen Nesil Çiftçi, “Barışın toplumsallaşması için geçmişten bugüne uzanan hak ihlalleriyle yüzleşilmeli, hapishanelerdeki hukuksuzluklara son verilmeli ve özgürlüğü engellenen tutsakların hakları teslim edilmelidir. Hapishaneler, barış ve demokratikleşme sürecinin dışında tutulamaz. Aksine, bu sürecin samimiyeti ve gerçekliği, hapishanelerdeki uygulamalarla doğrudan sınanmaktadır” ifadelerini kullandı.    ‘Tutsakların özgürlüklerinin önündeki engeller kaldırılmalı’   Tahliye hakkı doğmuş tutsakların özgürlüklerinin keyfî gerekçelerle engellenmesine son verilmesi çağrısında bulunan Nesil Çiftçi, “Hapishanelerdeki hak ihlalleri, kötü muamele ve ayrımcı infaz uygulamaları son bulmalıdır. İnfaz yasası, cezalandırmayı esas alan değil; insan onurunu, yaşam hakkını, eşitliği ve özgürlüğü güvence altına alan bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Başta Nedime Yaklav olmak üzere tahliyesi hukuka aykırı biçimde ertelenen tüm tutsakların özgürlüklerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır” şeklinde konuştu.   Açıklama, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur” sloganıyla sona erdi.