Kobanê sınırından seslendiler: Bu kuşatmayı kabul etmiyoruz
- 12:54 29 Ocak 2026
- Güncel
RIHA - Kobanê sınırından seslenen Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, saldırıların son bulmasını isterken, "Bu kuşatmayı kabul etmiyoruz" dedi. Kadınlar, “Rojavalı kadınlar yalnız değildir. Savaş değil, barış istiyoruz" diye ekledi.
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Türkiye destekli HTŞ-DAİŞ çetelerinin saldırdığı Rojava ile dayanışma kapsamında Riha’nin Pirsûs ilçesine geldi. Ankara ve İstanbul’dan gelen kadınlara, Pirsûs’ta çok sayıda kadın katıldı. Pirsûs Meydanı’nda toplanan kadınlar, “HTŞ Çetelerine Destek Suriye’de Katliam Demek, Kadınlar Direnen Kürt Halkının Yanında” pankartını açtı. Kadınlar sık sık “Jin jiyan azadî”, “Rojavalı kadınlar yalnız değildir”, “Barış için ısrar ediyoruz”, “Türkiyeli kadınlar Kobanê’yi selamlıyor”, “Kadınların bedeni savaş meydanı değildir”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganlarını attı. Kadınlar ayrıca “Kadınların direnişi sakallıları yenecek”, “Keziya xwe bi honê DAİŞ’e hilweşîne” yazılı dövizler taşıdı.
Polis engeli ve tepki
Bu arada Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Pirsûs ilçe binasında toplanan bazı kadınlar meydana gitmek isterken polis tarafından engellendi. Kadınlar polise tepki gösterince, polislerden biri “Demokratik haklar demokratik ülkelerde kullanılır” şeklinde karşılık verdi. Kadınların tepkisi ve ısrarı üzerine meydana yürümelerine izin verildi.
Daha sonra inisiyatif adına hazırlanan basın metni Kürtçe ve Türkçe okundu. Türkçe metni inisiyatif adına Evrim Gürenin ve Tülay Korkutan okudu. Kürtçe metni ise Hivda Yücekaya okudu.
İnisiyatifin açıklaması şöyle:
“Bugün Kobanê’nin sınırından, Suruç’tan sesleniyoruz. Alevilere, Dürzilere yönelik katliamların ardından şimdi de Rojava’da Kürt halkına, kadınlara, kadınların eşit yaşama hakkına karşı yürütülen bir savaş var. Bu sınır hattı, yıllardır Rojava’da kadınların, çocukların ve halkın bütünüyle hedef alındığı bir savaşın tanığıdır.
Bu kuşatmayı kabul etmiyoruz
Biz kadınlar, bundan 11 yıl önce bir Ekim ayında da tam burada, bu sınırdaydık. O zaman da Kürt halkının IŞİD’e karşı direnişinin, aynı zamanda kadınlar için özgürlük mücadelesi açısından ne anlama geldiğini biliyorduk. On bir yıl sonra bugün de Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak buradayız. Bu ülkede devlet, 11 yıl önce IŞİD’e ‘öfkeli çocuklar’ diyordu, tırlarla silah yolluyordu. Bugün IŞİD üyelerini tekbirlerle serbest bırakan, kadınlara karşı IŞİD’cilerle benzer yöntemleri kullanan HTŞ’ye ‘haklı ve meşru’ diyor, bu sınıra Kobanê halkına karşı askeri yığınak yapıyor, insani koridor açmayarak Kobanê’nin sakinlerini toplu cezalandırmaya maruz bırakan kuşatmayı sürdürüyor. Biz bunu kabul etmiyoruz!
IŞİD zihniyeti meşrulaştırılıyor
Biz kadınlar için en büyük güvenlik tehdidi olan IŞİD’cilik, bir biçimde bu ülkeyi yöneten iktidar tarafından makul bulunurken, kendi mahallesinde kendini savunan kadınlara ise terörist muamelesi yapılıyor. Bir kadının saçının örgüsüne ganimet muamelesi yapan HTŞ’yi, bir cihatçı milisler birliğini desteklemeniz hiçbirimizi daha güvende kılmıyor. Bu savaşın faili yalnızca bu silahlı gruplar değil. Türkiye’de de bunu kendi ideolojisine daha yakın gören ve Suriye’de Türkçe konuşulması hayalleri kuran AKP-MHP iktidarıdır.
Kobanê’de ağır insani tablo
Birkaç kilometre ötemizdeki Kobanê, 11 yıl önce kimilerinin “düştü düşecek” diye ellerini ovuşturduğu Kobanê, boğucu bir ablukaya alındı; öyle ki bebekler, gençler soğuktan, elektriksizlikten öldü, hastanelerdeki küvözler çalışmaz oldu. Bugün bu sınırın ötesinde, yanı başımızda kadınlar kaçırılıyor, cinsel şiddete uğruyor, katlediliyor. “Ateşkes” söylemleriyle çelişen biçimde saldırılar ve öldürücü bir kuşatma sürüyor; kadınlar ve çocuklar korumasız bırakılıyor.
Rojava’da barış olmadan bu coğrafyada barış olmaz
Rojava’da sadece coğrafya hedef alınmadı. Hedef alınan, kadınların eşit olduğu bir yaşam ve kurucusu olduğu bir barış fikridir. Gerçek, eşit ve onurlu bir barış talep etmek suç değildir; aksine, savaşa razı olmamak hepimizin sorumluluğudur. Uluslararası toplumu, BM’yi, kadın örgütlerini ve insan hakları savunucularını göreve çağırıyoruz. Rojava’da kadınlara yönelik şiddet acilen izlenmeli, belgelenmeli ve durdurulmalıdır. Siviller için insani yardım ve güvenli yaşam koşulları sağlanmalı. Savaşı derinleştiren tüm aktörler teşhir edilmeli, barış için sorumluluk almaya zorlanmalıdır. Biz kadınlar, barışı dayanışmamızla, ortak mücadelemizle sınırları aşarak kuranlarız. Rojava’da barış, bu coğrafyada barışın olmazsa olmazıdır. Bu topraklarda, hepimiz için, kadınların eşit yaşadığı bir gelecek ancak böyle mümkündür.
Kadınların üç acil talebi
Buradan bir kez daha, 30’a yakın ülkeden 216 kadın ve LGBTİ+ örgütünün imzasıyla duyurulan üç acil talebimizi hatırlatıyoruz:
*Kürt halkına ve Suriye’deki tüm diğer halklara karşı saldırılar bir an önce durdurulsun. Kobanê kenti üzerindeki kuşatma kaldırılsın, yaşamsal ihtiyaçları karşılayacak malzemelerin girişi sağlansın. Türkiye’de devlet bunu hemen bugün buradan bir koridor açarak yapabilir.
*Suriye’de Kürtlerin ve diğer halkların kendi kaderlerini belirleme ve uygun gördükleri yöntemle kendi kendini yönetme hakkı tanınsın; dışarıdan bunu engellemek için kanlı müdahalelere son verilsin.
*Sivil halka, direnişçilere, kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik savaş suçları son bulsun. Bu suçları işleyen IŞİD ve HTŞ çeteleri (ve altındaki diğer gruplar) yaptıklarından sorumlu tutulsun, hesap verebilirlikleri sağlansın.”
‘Rojava’da savaş, Türkiye’de barış olmaz’
Ardından TJA adına söz alan Sebahat Tuncel, Kürtlere yönelik saldırı ve zulüm devam ettikçe Türkiye’de barış sürecinin mümkün olmayacağının altını çizerek, “Bugün sadece Rojava abluka altında değil. Bugün İçişleri Bakanı, Türkiye’deki kadınları da abluka altına almıştır. Türkiye İçişleri Bakanı IŞİD’çilerin yanında duruyor. Çünkü kadınların DAİŞ’e, HTŞ’ye karşı yürümesine izin vermiyor. Bunun adı faşizme, IŞİD’e destek vermektir. Bu saldırılara karşı dünyada büyük bir öfke uyandı. Kürdistanlılar ve dostları, kadınlar ayakta. Rojava’da Kürde savaş, Türkiye’de barış olmaz. Sürecin ilerlemesi için adım atılmalı. Bu savaş herkesi yakar. Koşullar ne olursa olsun barış demekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.
‘Bu kampanya sınırları aşmalı’
Daha sonra Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak söz aldı. Serra Bucak, yüzlerce tırı yardım için Kobanê’ye göndermeye hazır olduklarını, ancak iktidarın Mürşitpınar Sınır Kapısı’nı açmadığını dile getirdi. Serra Bucak, “Amed’de bir kampanya başlattık. İstiyoruz ki bu kampanya her yere yayılsın. Kapının derhal açılmasını istiyoruz. Bu kampanya sınırları aşacak, aşmalı” dedi.
10 dakikalık oturma eylemi
Açıklamanın ardından kadınlar, 10 dakika meydanda oturma eylemi gerçekleştirdi. Ardından “Biji berxwedana Rojava”, “Jin jiyan azadî” sloganı, alkış ve zılgıtlarla DEM Parti Pirsûs ilçe binasına yürüdü.







