Ankara Kadın Platformu’ndan Kobanê ablukasına karşı eylem

  • 19:28 4 Şubat 2026
  • Güncel
ANKARA - Kobanê Kuşatmasının kaldırılması ve yardımların bir an önce ulaştırılması için sınır kapısının açılması talebinde bulunan Ankara Kadın Platformu, “Bu çağrı acil bir yaşam çağrısıdır. Her geçen saat yeni kayıplar, yeni trajediler demektir. Biz kadınlar biliyoruz: Yaşamı savunmak sınır tanımaz” dedi. 
 
Rojava’ya dönük saldırılarla birlikte kuşatma altına alınan Kobanê’de günlerdir süren ablukaya karşı Ankara Kadın Platformu, Yüksel Caddesi’nde bir araya geldi. Burada toplanan kadınlar, “Kadınların Bedeni Savaş Meydanı Değildir”, “Jin jiyan azadî”, “Rojava’da direnen kadınlara bin selam” sloganları attı. Ardından basın açıklamasını platform adına Ebru Özel okudu. 
 
‘Savaşın yükünü kadılar ve çocuklar taşıyor’
 
Rojava’daki çatışma nedeni ile binlerce insanın yerinden edildiğinin belirtildiği açıklamada, “Rojava’da yeniden tırmandırılan çatışmalı süreç, binlerce insanı yerinden etmiş; savaşın en ağır yükü bir kez daha kadınların bedenine, kimliğine ve yaşam hakkına yönelmiştir. Bugün başta Kobanê olmak üzere bölgedeki halklar kuşatma, yoksunluk ve güvensizlik koşulları altında yaşam mücadelesi vermektedir. Özellikle kadınlar ve çocuklar; hedef alınan toplumsal sistemin, militarizmin ve örgütlü şiddetin doğrudan muhatabı haline getirilmiştir. Kobanê’de yaşam, her geçen gün daha fazla tehdit altına sokulmakta; kadınların ve çocukların güvenliği bilinçli biçimde yok sayılmaktadır. Haftalarca süren kuşatma nedeniyle yüzbinlerce insanın elektrik, su, sağlık ve gıdaya erişimi her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bu koşulların en ağır yükünü ise her zaman olduğu gibi kadınlar ve çocuklar taşıyor” denildi.
 
‘TIR'lar günlerdir bekletiliyor’
 
“Kadınlar doğum hizmetlerine, hijyen ürünlere erişememekte, çocuklar hastalık, yetersiz beslenme ve soğukla yaşam mücadelesi vermektedir” denilen açıklamada,  “Kış şartları nedeniyle kuşatma altındaki kentlerde 6 çocuk donarak yaşamını yitirmiştir.  Susuzluk nedeniyle kar suları eritilerek içilmektedir. Yakıt ve un sıkıntısı nedeniyle fırınlar kapanma noktasına gelmiştir. Eğitim neredeyse tamamen durmuş, sağlık sistemi çökme riskiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde Rojava için toplanan insani yardımlar, Türkiye’nin sınır kapılarını açmaması nedeniyle TIR'larda bekletilmektedir. Yardımlar hazır, dayanışma hazır; engel olan ise siyasi iktidardır. İnsani yardımların engellenmesi ne siyaseten ne hukuken ne de vicdanen açıklanamaz. Açıkçası bu engelleme kuşatmanın bir şekilde devam ettirilmesidir. Yaşam, sağlık, eğitim gibi en temel hakların tehdit olarak kullanılmasıdır. Bu durum yapılan anlaşmanın kalıcılığı ve inandırıcılığını da sorgulatmaktadır. Ankara Kadın Platformu olarak soruyoruz: Kadınların ve çocukların yaşam hakkı hangi siyasi hesaplar için yok sayılmaktadır?” sözlerine yer verildi. 
 
Acil talepler sırılandı
 
Açıklamanın devamında ise şunlar belirtildi: “İnsani yardımın geçişine engel olmak hangi hukuka, hangi vicdana sığmaktadır? Bizler; kadın özgürlük mücadelesinden, barış talebinden, yaşamı savunmaktan vazgeçmeyen kadınlar olarak buradayız. Rojava’daki kadınların, çocukların, halkların yalnız olmadığını bir kez daha buradan haykırıyoruz. Yaşamdan, barıştan, özgürlükten yana tarafız. Rojava’da kadınların öncülüğünde inşa edilen toplumsal yaşamın hedef alınmasına sessiz kalmayacağız. Kadınların emeğiyle, direnişiyle, bedeliyle kurulan bir yaşamı yok saymanıza izin vermeyeceğiz.
 
Türkiye Devletine ve tüm uluslararası kurumlara çağrımızdır: Mürşitpınar Sınır Kapısı derhal açılmalıdır. Rojava’ya yönelik insani yardım koridoru geçici değil, sürekli hale getirilmelidir. Kadınlar ve çocuklar için su, gıda, sağlık, hijyen destekleri acilen ve kesintisiz biçimde ulaştırılmalıdır. Bu çağrı acil bir yaşam çağrısıdır. Her geçen saat yeni kayıplar, yeni trajediler demektir. Biz kadınlar biliyoruz: Yaşamı savunmak sınır tanımaz. Dayanışma duvarları aşar. Kadınlar sustuğunda savaş büyür; kadınlar konuştuğunda yaşam kazanır. Jin, jiyan, azadî!”