Müesser Becerir’i katleden failin duruşması görüldü 2026-02-11 16:39:20   ANKARA - Ankara’da Müesser Becerir’i katleden Hüseyin Ünal’ın yargılandığı davada, uzaklaştırma kararlarının uygulanmadığı ve ekonomik şiddetin “cimrilik” olarak hafifletilmesine tepki gösterildi.   Ankara’da 4 Eylül 2025’te evli olduğu Müesser Becerir’i katleden fail Hüseyin Ünal’ın, “tasarlayarak öldürme” suçundan yargılandığı davanın ilk duruşması  Ankara 29’uncu Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadın Dayanışma Komiteleri, Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, kadın örgütleri, hukukçuların yanı sıra, çok sayıda kadın ve Müesser Becerir’in yakınları izledi.    Salonun küçük olması katılımcıların yoğun olmasından kaynaklı duruşma salonu 26.Ağır Ceza Duruşma salonuna taşındı.   Kimlik tespitlerinin ardından duruşma başladı.   ‘Hüseyin Ünal toplu katliam yapacaktı’   Kızına hep hakaret ettiğini söyleyen Müsser Becerir’in annesi, “Benim kızımın hiçbir suçu yoktu. Kızım bu çantayla katledildi. 5 ay 4 gündür ben bu çantayla yatıp kalkıyorum. Benim kızımın bir adı yoktu. Bu adam toplu katliam yapacaktı. ‘Anneanneler, teyzenler gelince çocuğa bize mesaj at’ demiş. Torunumun gözünün önünde katledildi. Torunum 3-4 tane psikatriye gitti. Akşamları uyuyamıyor, ‘hala annem gözümün önüne geliyor’ diyor. Bu çocuktan ne istedin. Çocukları ve evi istedi ancak öyle boşanacağını söyledi bu adam. Kızım boşanıp bizim oturduğumuz yerde oturacaktı kiralık ev bulana kadar. Bu adamın cezalandırılmasını istiyorum” diye belirtti.   Katliama tanıktan kılıf!   Hüseyin Ünal’ın eniştesi tanık A.S,  20 gündür Hüseyin Ünal ve oğlu Arda Ünal’ın uzaklaştırması olduğunu söyledi. A.S, 20 gün boyunca Hüseyin Ünal’ın akli dengesinin yerinde olmadığını iddia ederek katliama gerekçe gösterdi. Müesser Becerir’in çalışmaya başlamasını da katledilmesine gerekçe gösterdi.    Ailenin avukatı Çisel Demirkan, tanığın savcılık ifadesi ile duruşmada verdiği ifadesinin uyuşmadığını söyleyerek, ifadesinde boşluklar olduğunu belirtti.   ‘Müesser Becerir boşanma aşamasındaydı’   Müesser Becerir’in komşusu olan tanık R.Ş, saat 6.15’te yüksek bir ses duyduğunu söyleyerek, ardından çığlık sesi duyduğunu belirtti. Müesser Becerir’in şiddet gördüğünü düşünerek merdivenlere bakmak için çıktığını söyledi. Tanık, Müesser Becerir’in boşanma aşamasında olduğunu fakat Hüseyin Ünal’ın kabul etmediğini, maddi olarak kendisini zorladığını ve bu yüzden çalışmak zorunda olduğunu bildiğini söyledi.    ‘O adam annemi tehdit ediyordu’   Müesser Becerir’in kızı da tanık olarak dinlenildi. Failin uzaklaştırma kararı olmasına rağmen eve geldiğini ve sürekli annesini tehdit ettiğini aktardı.    Uzaklaştırma kararına rağmen takip sürmüş!   Müesser Becerir’in kız kardeşleri ise boşanma aşamasında olması ve uzaklaştırma kararlarına rağmen sürekli eve geldiğini, oğlunun onu eve aldığını ve geldiğinde ise hakaret ve katletme tehditlerinde bulunduğunu söyledi. Tanıklar, olaydan bir gün önce failin uzaklaştırma kararını sürekli ihlal ettiği için Müesser Becerir’in suç duyurusunda bulanacağını söylediklerini belirttiler.    ‘Bir kadın bir ev ve araba için katledildi’   Bu dosyalara müdahil olunmadığı süreci, bu katliamların devam ettiğini söyleyen Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi davaya müdahillik talebi istedi. Baro avukatı, “Sanığı dinledik. Üçüncü şahısla ilgili bilgisi ve görgüsü olmadığını soyut iddialarla olayı işlediğini söylüyor. Ateşli silahı bulandırmak dahi sadece suçtur. Sanık bundan da cezalandırılmalıdır. Biz bu dosyada şunu gördük. Zaten bir ekonomik şiddet var. Bir kadın ekonomik olarak zorluk çekmiş, ki 6284 der ki ekonomik, psikolojik ve hatta yeni olarak dijital şiddet de şiddettir. Bu kadın tüm bunları görmüştür. Ve bir araba bir ev için bu kadın öldürülmüştür. Bu ülkede kadının adı yok, bir değeri yok. Bir ev bir araba verilmesin diye kızının gözü önünde katledildi. Koruma talep etmiş, ama buna rağmen takip edilmiş. Kısaca koruyamamışız. Bu olayların yaşanmaması için de cezalandırılmasını ve müdahillik taleplerimizin kabul edilmesini istiyoruz” sözlerini kullandı.    ‘6284’ün artık önemi kalmamıştır’   Avukat Çisel Demirkan “Neredeyse her hafta Ankara Adliye’sinde bir kadın cinayeti davası görülüyor.  Kadınlar elektronik kelepçe varken katledildi. Yardım istediler gelmedi. Koruma kararlarına rağmen öldürülüyorlar. Biz 6284 için boşuna mücadele etmedik. Ama ne yazık ki bunun da artık bir bağlayıcılığı, önemi kalmadı. Müesser 2 yıl boyunca ses kayıtları almış. Hepsinde hakaretler, tehditler var. Ses kayıtları bizde. Kızını arıyor ve annesiyle ilgili iftiralar, tehditler savuruyor. Ateşli silah bulundurmak suç iken aylarca taşımış. Bugün Türkiye’de öldürülen kadınların birçoğu ateşli silahla öldürülüyor. Hiçbirimizin yaşama hakkı kalmadı. Bu silahlar tek tek bakkalda mı dağıtılıyor? Kim dağıtıyor? Bu katliamı tek başına işlemedi, bilgileri kimden almış, kim bununla konuşmuş hepsinin incelenmesi gerekiyor” sözlerini kullandı.   ‘Cimrilik’ adlandırmasına tepki   Duruşma boyunca boşanma gerekçesi olarak ekonomik şiddeti hem iddia makamının hem de failin avukatının “cimrilik” kavramıyla adlandırılmasına tepki gösteren Avukatlar, “Ekonomik şiddeti yumuşatarak bize ‘cimrilik’ olarak lanse ettiniz. Burada bir katliam var. Durum, Hüseyin Ünal’ın sizin sürekli söylediğiniz gibi ‘cimri’ olması değil, Müesser’in ekonomik şiddete uğramasıdır. Bunun hukuken de bir karşılığı söz konusudur. Siz, bu kavramları değiştirip, yumuşatıp hafifleterek olayı bir ‘cimrilik’ olayına indirgeyemezsiniz” sözlerini kullandı.    Duruşma ertelendi   Beyanların ardından mahkeme heyeti, failin tutukluluk halinin devamına karar verirken, Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin müdahillik taleplerini reddetti. Mahkeme ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na dosyanın tebliğine,  fail Hüseyin Ünal ve Müesser Becerir’in HTS kayıtlarının incelenmesine karar verildi.   Duruşma 8 Nisan Saat 10.00’a ertelendi.