Nafaka hakkı için Meclis Araştırması talebi 2026-10-06 17:16:05   ANKARA - DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, nafakanın evlilik süresiyle sınırlandırılması, “hızlı boşanma” ve aile hukukunda arabuluculuk uygulamalarının kadınların yaşamına etkilerinin araştırılması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi. Halide Türkoğlu, boşanma ve nafaka düzenlemelerinin kadınların eşit ve özgür yaşam hakkı temelinde ele alınması gerektiğini belirtti.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Türkiye’de boşanma, nafaka ve aile hukukuna ilişkin düzenlemelerin kadınların ekonomik, sosyal ve hukuki haklarına etkilerinin araştırılması amacıyla Meclis Başkanlığına araştırma önergesi sundu. Halide Türkoğlu, nafakanın evlilik süresiyle sınırlandırılması, “hızlı boşanma” ve aile hukukunda arabuluculuk uygulamalarının kadınların yaşam koşullarında yaratacağı sonuçların açığa çıkarılmasını istedi.   Önergenin gerekçesinde, kadınların evlilik ve aile ilişkileri içerisinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan ekonomik eşitsizlik ve ücretsiz bakım emeği nedeniyle ciddi hak kayıpları yaşadığına dikkat çeken Halide Türkoğlu, boşanmanın kadınlar açısından yalnızca evliliğin sona ermesi anlamına gelmediğini belirtti. Halide Türkoğlu, boşanma sürecinin aynı zamanda ekonomik bağımsızlık, barınma ve güvenli bir yaşam kurma mücadelesi olduğuna işaret etti.   Boşanma sonrası yaşamı yeniden kurma olanağı   Boşanma kararının nafaka, tazminat ve mal rejimine ilişkin haklardan ayrıştırılmasının ya da bu hakların ayrı bir pazarlık konusu hâline getirilmesinin kadınların adalete erişimini olumsuz etkilediğini belirten Halide Türkoğlu, bunun kadınların boşanma sonrasında yaşamlarını yeniden kurma olanaklarını da ortadan kaldırdığına dikkat çekti.   AYM’nin nafaka kararına dikkat çekti   Halide Türkoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 4 Haziran 2026 tarihinde aldığı karara da dikkat çekti. AYM’nin, sosyoekonomik koşullar nedeniyle boşanma sonrasında en çok kadınlara bağlanan yoksulluk nafakasının, kadının yoksulluğu sona erene kadar “süresiz olarak” bağlanmasını öngören kısmı iptal ettiğini hatırlatan Halide Türkoğlu, söz konusu kararın boşanan kadınların yoksulluğunu görmezden geldiğini belirtti.   Kamuoyunda kullanılan “süresiz nafaka” söyleminin nafaka hukukunun gerçekliğiyle örtüşmediğini vurgulayan Halide Türkoğlu, ayrıca bağlanan nafakanın otomatik olarak süresiz olmadığını, düzenli ve yeterli geliri bulunan kadınların nafakasının kaldırılabildiğini kaydetti.   Boşanmaların yüzde 70’ten fazlası 5 yılı aşan evliliklerde   “Bir gün evli kalıp ömür boyu nafaka ödeme” söylemiyle nafaka hakkının hedef alındığına dikkat çeken Halide Türkoğlu, bu söylemin Türkiye’deki boşanma verileriyle örtüşmediğini belirtti. Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK) nafaka hakkına ilişkin hazırladığı bilgi notundaki verilere yer veren Halide Türkoğlu, boşanmaların yalnızca yüzde 2,8’inin bir yıldan kısa süren evliliklerde gerçekleştiğini aktardı. Verilere göre boşanmaların yüzde 70’ten fazlası 5 yıldan uzun, yaklaşık yarısı ise 11 yıldan uzun süren evliliklerin ardından gerçekleşiyor. Bir yıldan kısa süren evliliklerde kaç kadına yoksulluk nafakası bağlandığına ilişkin ise kamuya açık ve düzenli bir veri bulunmuyor.   Halide Türkoğlu, söz konusu verilerin nafaka sisteminin kadınlar lehine sınırsız bir mekanizma olmadığını ortaya koyduğunu belirtti.   Kadınlar şiddet görme korkusuyla nafakadan vazgeçiyor   Nafaka miktarları, tahsilat oranları ve nafaka ile şiddet arasındaki ilişkiye ilişkin kapsamlı verilerin bulunmadığına dikkat çeken Halide Türkoğlu, yeni düzenlemelerin somut veriler yerine nafaka hakkına yönelik söylemler üzerinden şekillendirilmesinin kadınların yaşadığı eşitsizliği derinleştirdiğini kaydetti.   Halide Türkoğlu, yaygın söylemlerin aksine kadınların çoğu zaman nafakayı tahsil edemediğini ve şiddet görme korkusuyla hakları olan nafakadan dahi vazgeçmek zorunda kaldığını belirtti.   ‘Nafakanın sınırlandırılması kadınların yoksulluk riskini artıracak’   Kadınların eğitim, istihdam ve gelir olanaklarının erkeklerle eşit olmadığına dikkat çeken Halide Türkoğlu, ev içi ve bakım emeğinin de büyük ölçüde kadınlar tarafından karşılandığını belirtti. Halide Türkoğlu, bu koşullarda nafakanın evlilik süresiyle sınırlandırılmasının boşanma sonrasında kadınların yoksulluk riskini artıracağını kaydetti.   Kadınların eşit ve özgür yaşam hakkı vurgusu   Boşanma ve nafaka düzenlemelerinin yalnızca aile hukukunun teknik bir meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Halide Türkoğlu, düzenlemelerin kadınların eşit ve özgür yaşam hakkı açısından ele alınması gerektiğini kaydetti.   Halide Türkoğlu, Meclis Araştırması ile nafakanın kadınların yoksulluk riski ve ekonomik bağımsızlığı üzerindeki etkisinin, nafakanın evlilik süresiyle sınırlandırılmasının kadınlar açısından doğuracağı sonuçların ve aile hukukunda arabuluculuğun kadınların hakları ile can güvenliği açısından taşıdığı risklerin araştırılmasını istedi.