Rojava için 1 Şubat’ta Kadıköy’de buluşacaklar 2026-01-29 09:10:16   İSTANBUL – HDK, DEM Parti ve TJA tarafından 1 Şubat’ta İstanbul’da “Rojava tehdit altında, Rojava özgürlüktür, direniştir teslim alınmaz” şiarıyla eylem gerçekleştirilecek. DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, İstanbul halkını pazar günü saat 15.00’te Kadıköy’de sivil yaşamı savunmaya çağırdı.   HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı çetelerin Rojava’ya yönelik saldırılarına dair Kürdistan’ın dört parçası ve dünya saldırılara karşı alanlara çıkarak tepkilerini göstermeyi sürdürüyor. Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde “Rojava tehdit altında, Rojava özgürlüktür, direniştir teslim alınamaz” şiarıyla 1 Şubat Pazar Günü saat 15:00’da Kadıköy Boğa Heykeli’nde eylem gerçekleştirecek. DEM Parti İl Eş Başkanı Arife Çınar, gerçekleşmesi planlanan etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   Rojava’ya saldırı   Rojava’ya yönelik saldırıları anımsatan Arife Çınar, “Özellikle Kobanê köylerinde ve sınırlarında yoğun bir saldırı gerçekleşiyor. Çocuklar sadece donarak değil, soğuktan ve açlıktan dolayı yaşamını yitiriyorlar. Rojava’ya yönelik büyük bir saldırı gerçekleşiyor. Egemen güçlerin ve aynı zamanda Türkiye’nin; IŞİD ve HTŞ anlayışını büyüterek oradaki topraklara hâkim olma girişimi devam etmekte. Şimdi baktığımızda Kobanê’ye yönelik özellikle saldırılar gerçekleşiyor. Bu saldırılar gerçekleşirken bir yandan da kış koşullarından dolayı çocuklar soğuktan donarak yaşamını yitiriyor, yine keza açlıktan yaşamını yitiriyorlar. Kürt halkı ve oradaki halklar topyekûn bir saldırıyla karşı karşıya. Bundan dolayı da Kürt halkı tüm dünya ülkelerinde, aynı zamanda Kürdistan’ın dört parçasında ayakta. Bizler de İstanbul olarak eylemliliklerimizi gerçekleştirmeye devam edeceğiz” dedi.   Eyleme çağrı   Pazar günü saat 15.00’te Kadıköy’de gerçekleştirecekleri eyleme çağrıda bulunan Arife Çınar, şunları paylaştı: “Tüm halkları, insan onuruna duyarlı her kesimi, emekçileri ve kadınları bu eyleme çağırıyoruz. Eğer sesimizi çıkarmazsak, bu eylemleri büyütmezsek, direnişlerimizi gerçekleştirmediğimizde HTŞ aklı hem Türkiye’de hem de Kürt halkına yönelik katletmeye ve saldırmaya devam edecektir. Bizler Rojava’yı yalnız bırakmayacağız, Rojava’nın yanında olacağız. Son olarak Türkiye’nin tutumuna da dikkat çekmek gerekirse; hem HTŞ’ye destek vermesi hem de bütün medyanın bunu bu şekilde konuşması uluslararası bir komplonun devamı olarak değerlendirilebilir. Türkiye’de bir müzakere süreci yaşanıyordu; ancak bu sürece baktığımızda aslında bunun bir müzakere olmadığı görülüyor. Savaşı arka planda üreterek; IŞİD ve HTŞ ile iş birliği yaparak, yoğun bir şekilde HTŞ’ye destek sunarak bugün Kobanê topraklarında ve Rojava’nın genelinde bir saldırı gerçekleştiriliyor. Bizler hep barış dedik, barışı savunduk ama hâlâ Kürt halkının varlığı kabul edilmiyor, yasalarda değişiklik yapılmıyor. Türkiye Devleti, Kürt halkını yine bir yüzyıl statüsüz bırakma çabası içerisine girmiş durumda. Bizler Kürt halkı olarak varlığımızı ortaya koyacağız; dört parçada ve aynı zamanda Avrupa’da bu dayanışmayı büyüteceğiz, birbirimize güç vereceğiz.”   Ulusal birlik   Arife Çınar, “Türkiye’deki bu tekçi aklın artık varlığını sürdüremeyeceğini biliyoruz. Sadece Türk kimliği ile varlığını sürdürmeye çalışan bir devlet aklının yarınının olmayacağını biliyoruz. HTŞ ve DAİŞ gibi çetelere destek sunarak aslında barış değil; savaş ve insanların vahşice katledilmesi gerçekleşiyor. Eğer Türkiye Devleti’nin barış ve müzakere üzerinden bir çabası var ise bu çabasını somut olarak ortaya koymalı; Kürt halkının ve tüm halkların eşit, özgür koşullarda yaşayabileceği demokratik bir cumhuriyetin varlığı üzerinden söz kurmalı. Bu olmadığı durumda Türkiye halkları da Kürt halkı da artık ne iktidara ne de devletin bu aklına güvenmemekte. Bu dönemin yaratmış olduğu önemli sonuçlardan biri de şudur: Tarihsel olarak Kürt halkı devlet politikalarından dolayı dört parçada bir araya gelemedi. Ama bugün baktığımızda Kürt halkı, Kürdistan’ın dört parçasında devletlerin tekçi zihniyetine karşı sesini çıkarıyor, birlikte mücadele ediyor, direniyor ve nöbet tutuyor. Ulusal birlik çerçevesinde böyle bir sonucun açığa çıkması Kürt halkı açısından önemli bir noktadır” diye konuştu.