‘Umut hakkı uygulanmadan güven olmaz’ 2026-02-14 09:06:28   İSTANBUL- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik komplonun yıl dönümüne dair konuşan kadınlar, gasp edilen “umut hakkı”nın derhal uygulanması ve Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması çağrısında bulundu.   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 15 Şubat 1999 tarihinde gerçekleştirilen uluslararası bir komplo ile tutuklanarak İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne konuldu ve burada 26 yılını geride bıraktı. Abdullah Öcalan’ın maruz kaldığı bu süreç, günümüzde sadece bir hukuk ihlali olarak değil, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla güvence altına alınan “umut hakkı”nın gasp edilmesi olarak da değerlendiriliyor. AİHM’in, Abdullah Öcalan hakkında verdiği "umut hakkı" ihlali kararı ise güncelliğini ve önemini korumaya devam ediyor.    Kadınlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün artık ertelenemez bir gereklilik olduğuna dikkat çekti.   ‘Devlet bize güven vermek istiyorsa Önderliğin özgürlüğünü sağlamalıdır’   Suphiye Teymurtaş: 15 Şubat komplosu hepimiz için kara bir gündür. Bizler savaş istemiyoruz. Kürt halkının birliği ve kardeşliği bu süreçte çok önemlidir. Biz barış dedikçe onlar savaşta ısrar ediyorlar. Bizi öldürerek bitiremezler. Sistem barışı hiç istemedi. Çünkü savaştan ve kandan besleniyorlar. Bu kabul edilir bir şey değildir. Bugün Kürtlerin varlık yokluk günüdür. Bütün devletler Kürtlere saldırıyor. Söz konusu Kürtler olunca herkes sus pus. Kürtleri yok etmek istiyorlar ama Kürtler birliğini sağladı; Kürtleri bitiremezler. Kürtler haklıdır. Çünkü biz zulmün dostu değiliz, karşısındayız. Onun için Önderliğin fiziki özgürlüğü bizim için çok önemlidir. Bu devlete güvenim yok. Biz adım attık ancak devlet hâlâ bir adım atmadı. Bir ışık görmedik. Barış diyorlar, gidip Rojava’ya saldırıyorlar; barış diyorlar, kadınların saçlarını kesiyorlar. Barış böyle sağlanmaz. Devlet bize güven vermek istiyorsa ilk önce Önderliğin fiziki özgürlüğünü sağlaması gerekiyor. Cezaevi kapılarını açmalıdır. Bunları yaparsa o vakit güvenimizi kazanır. Kalıcı bir barışın olacağına o zaman inanırız. İnancımız Kürt halkınadır. Kendimize güveniyor ve inanıyoruz.   ‘Önderlik dışarıda olmalıdır’   İpek Çakan: Önderlik 27 Şubat’ta bize mesaj gönderdi, bize yol ve yöntemi gösterdi. Bizim de bu mesaja sahip çıkmamız gerekiyor. Ancak Önderliğin fiziki özgürlüğü şarttır. Biz önderliğimizi istiyoruz. Önderlik 28 yıldır cezaevinde. Artık kendi halkının içinde olmalıdır. Biz her daim Önderliğin izindeyiz. Önderlik cezaevinde değil, kendi halkının içinde olmalıdır. Biz onu Önderlik olarak kabul etmişiz. Biz Önderimizi istiyoruz. Önderlik dışarıda olmalıdır.   ‘Devlet samimi değil’   Raşide Yıldız: Önderimiz özgür olmadan, biz özgür olmadan Kürt halkı da özgür olmaz. Önderlik özgürleşmeden barış da sağlanmaz. Bizim tek talebimiz var: Önderliğimizin fiziki özgürlüğü. Önderlik özgürleşirse barış, demokrasi, eşitlik ancak o vakit sağlanmış olur. Kürt halkı yıllardır direniyor ve çok bedel ödedi. 15 Şubat Uluslararası komplo ile Önderlik tutuklandı. O gün bizim kara günümüzdür. Biz bir kez daha kara bir gün istemiyoruz. Umut hakkı sık sık gündemde, ancak umut hakkına dair herhangi bir adım atılmıyor. İktidara güvenimiz yok. Bir an önce umut hakkı uygulanmalıdır. Bu saatten sonra bizi kandıramazlar. Bizi oyalıyorlar. Bu samimiyetsizliği kabul etmiyoruz. Umut hakkı uygulanırsa Kürt halkı güven hisseder.   ‘Abdullah Öcalan kendi halkının içinde olmalıdır’   Kiymet Keleş: Biz her daim barışı talep ettik. Özgürlüğü ve eşitliği talep ettik. Eşitlik ve özgürlük bizim hakkımızdır. Bizim taleplerimiz var elbette. Taleplerimizin başında Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü geliyor. Abdullah Öcalan kendi halkının içine gelmelidir.   ‘Barış için adım gerekli’   Yeter Erkmen: Önderlik öncülüğünde yürütülen mücadeleyi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Önderliğimizin özgür olmasını istiyoruz. Biz savaş istemiyoruz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin bir an önce başarıya ulaşmasını istiyoruz. Barış için adımlar gereklidir. İktidar bir an önce bir adım atmalı ve Önderimizi serbest bırakmalıdır.   ‘Siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır’   Havva Ögün: Bu haksızlığı hiçbir zaman kabul etmedik, etmeyeceğiz. Biz var oldukça direneceğiz. Artık somut adım istiyoruz. Öncelikle Önderliğin fiziki özgürlüğü, sonra da tüm siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılsın. Kürt-Türk kardeşliğinden bahsediyorlar. Hangi kardeşlik? Bizim elimizden ne gelirse yapmaya hazırız. Onlar da adım atmalıdır.