Îlham Ehmed Münih’te konuştu: Kürtler yeni Suriye’de var 2026-02-15 22:44:18   HABER MERKEZİ - Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, konferansta entegrasyon meselesinin tüm ülkelerin gündeminde olduğunu belirterek, Suriye’de sağlanacak doğru bir entegrasyon sürecinin başta Türkiye olmak üzere komşu ülkeler üzerinde olumlu etkiler yaratacağını söyledi.    Almanya'da düzenlenen 62'nci Münih Güvenlik Konferansı’na (MSC) katılan Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Jin TV’de yayınlanan özel bir programda gündemdeki konulara dair gazeteci Aysel Avesta’nın sorularını yanıtladı. Konferansa davet üzerine Rojava’dan bir heyet olarak katıldıklarını belirten Îlham Ehmed, “İlk defa bu konferansa katılıyoruz. QSD de konferansta hazırdı. Bunun bir anlamı var. Kürt özgürlük mücadelesi uzun yıllardır saldırılara maruz kaldı, inkâr edildi; bugün bu toplantıda temsil edilmesinin bir anlamı var. Değerlerimizi, devrimi, Kürtlerin haklarını savunmak ve bugüne kadar elde edilen kazanımları demokratik bir Suriye’de korumak için bir araya gelmeye, görüş alışverişinde bulunmaya gerek vardır. Suriye’de yaşanan sorunların çözümü noktasında eski rejimin yıkılması, yerine yeni bir rejimin gelmesiyle değişim olmadı. Herkes Suriye’nin istikrarı için bir araya geldi ancak istenilen istikrar yakalanmadı. Bizler de bu konferansa katılarak Suriye’nin inşasında varız, yeni bir Suriye’de ortağız. Yaptığımız her görüşmede Kürtlerin savunması ve hakları için uyarılarda bulunduk” dedi.   Türkiye’nin Rojava heyetinin konferansa katılımına dair görüşlerini değerlendiren Îlham Ehmed, “Bugüne kadar olumsuz bir yaklaşımları olmadı. Bu bizi mutlu etti. Türkiye ile komşuyuz. Uzun yıllardır ciddi sorunlar yaşandı. Bugün olumsuz bir tutumlarının olmaması bizi mutlu eder. Konferansta Türk yetkililer vardı, özellikle MİT’ten. Konferansta entegrasyon meselesi herkesin gündemindeydi. Entegrasyonun doğru olması için ilk sorular hep bu konu üzerineydi. Bazı ülkeler ile görüşmelerimiz var. Bütün devletler bu entegrasyonu takip ediyor. Bu olursa komşu ülkeleri de olumlu etkileyecek. Özellikle Türkiye’yi ve içindeki süreci etkileyecek. Suriye’de yaşanan gelişmeleri birçok ülke adım adım izliyor” ifadelerini kullandı.   Kobanê'ye dönük abluka   QSD ile HTŞ arasında 30 Ocak'ta hayata geçirilen anlaşmaya rağmen Kobanê’ye dönük ablukanın devam etmesine yönelik yöneltilen bir soruya Îlham Ehmed, şöyle cevap verdi: “Burada Şam heyeti ile de görüşmelerimiz oldu. Bu yaşananları gündeme getirdik. Entegrasyon henüz bütün maddeleri ile hayata geçirilmiş değil. Hâlâ bazı maddeler var. Hem onları konuştuk hem de Kobanê’ye dönük ablukayı konuştuk. Bu abluka bir an önce son bulmalı. Asayişin entegrasyonu konusunda bazı sorunlar var. Bunlar normal; bazen sorunlar çıkabilir. Önemli olan diyalog yollarının açık olmasıdır. Yapılan anlaşmada gerekli maddeler vardı. Bunların hayata geçirilmesinde bazı pürüzler olabilir ancak bunlar konuşularak aşılabilir. Ablukanın son bulması için Suriye ordusunun cephelerini geriye çekmesi gerek. Kobanê’de bu süreç biraz ağır ilerliyor. İnanıyorum ki yapılan görüşmelerden sonra bu sorunlar da çözüme kavuşacak.”    Entegrasyon sonrası yeni sistem   Türkiye ve desteklediği paramiliter güçlerin denetiminde bulunan Efrîn ve Serêkaniyê gibi kentlerin durumuna değinen Îlham Ehmed, “Bununla ilgili bazı görüş alışverişleri oluyor. Herkesin kendi evine, toprağına dönmesi için bir komitenin kurulması gerekiyor. Evlerine dönen herkesin güvenliğinin sağlanması gerek. Bu sağlanmalı ki insanlar evlerine dönebilsin” diye belirtti.   Entegrasyon sonrası nasıl bir sistem ortaya çıkacağına belirten Îlham Ehmed, şöyle devam etti: “Bazı alanlarda formülleri hâlâ arıyoruz. Alt kademede yer alan kurum ve kuruluşlarda herhangi bir değişiklik pek olmayacak ancak üst kurumlar için hâlâ nasıl olacağı yönünde görüşmeler sürüyor. YPJ’nin hangi şekilde, hangi sistem içinde yer alacağından ziyade önemli olan kadınların savunmasıdır. YPJ şu an tugayların içinde kendini örgütlüyor. Bazı görüşler iç güvenlik güçlerine katılsın diyor. Farklı görüşler var. Önemli olan kadınların savunmada yer alması ve var olmasıdır. Kürtlerin yaşadığı kentlerde çok fazla kurum ve kuruluş var. Yapılan anlaşmada bu kurumların kendi çalışmalarına devam etmesi noktasında maddeler yer alıyor. Hesekê Valisi’nin atanması sonrası var olan kurum ve kuruluşlar için resmileşme süreci de başlamış oldu.”   Anadilde eğitim    Rojava’da Kürtçe eğitim dili ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında konuşan Îlham Ehmed, “Bir kararnamede haftada iki saat seçmeli olarak gösterilmiş. Biz bunu Şara ile yaptığımız görüşmede de dile getirdik. Anadilde eğitimin doğal bir hak olduğunu, herkesin kendi anadilinde eğitim alması gerektiğini belirttik. Bu kadar yıldır Kürtçe eğitim alan bir öğrencinin bir anda Arapça eğitim almasının mümkün olmadığını söyledik. Bu bir haktır. Onlar da bunun daha iyi anlaşılması için bir toplantı yapılması gerektiğini söyledi. Burada konferansta görüştüğümüz heyete de bunu ilettik. İki heyet oluşturularak bu konuda görüşmeler yapılması gerekir” dedi.   Saldırılarla birlikte Demokratik Ulus Paradigması’na dönük yapılan eleştirilere de değinen Îlham Ehmed, “Demokratik Ulus Paradigması’nın işleyişinde bazı sorunlar yaşandı ancak bu sorunlar yaşandı diye bu sistemin yanlış olduğunu söyleyemeyiz. Bazıları eleştirirken duygusal yaklaşabiliyor. Bu sistem uğruna çok kişi şehit düştü. Çocukların özgür bir geleceği uğruna bu şehadetler oldu. Bir anda bunun kökten yanlış olduğunu söylemek doğru olmaz. Daha önce Güney Kürdistan böyle bir aşamadan geçti. Bazen böyle şeyler olur. Bir kerede yapılan her şeyi silmek doğru değil. Bundan dersler çıkarılmalı. Bazı yanlışlar var; onlar bulunup düzeltilmeli. Uzun yıllardır Kürtler ile Araplar arasında bir savaş çıkarılmaya çalışılıyor zaten. Bu noktada Kürtlerin kendini herkesten soyutlaması, kendi kendini zayıflatması anlamına gelir. Bu noktada Demokratik Ulus’a dönük yapılan saldırılar bir an önce son bulmalıdır” diye konuştu.   ‘Kadınlar mücadeleyi büyütmeli’   Îlham Ehmed, “Kadınlar için yeni fırsatlar ortaya çıkıyor. Sistem değişiyor, yeni sistemler yaratılıyor. Yeni sistemlerde yeni fırsatlar doğuyor. Bunlar kadınlar için fırsattır. Kadınlar örgütlü olmasa bu fırsatların hepsi elinden kayar gider. Bu sefer olduğu noktadan da daha geri bir duruma düşer. Bu noktada kadınların sesini daha yüksek çıkarması gerek. Sadece Kürt kadınları değil, bütün kadınların sesini yüksek çıkarması gerek. Rojava’ya sahip çıkmak bütün kadınlara sahip çıkmak demektir. Kadınların bu noktada mücadeleyi büyütmeleri gerek” diye konuştu.