İzmir ve İstanbul'da hasta tutsaklar için eylem 2026-03-14 14:33:22   HABER MERKEZİ - İzmir ve İstanbul'da ağır hasta tutsakların durumuna dikkat çekilerek tahliyeleri istendi.   İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 729. F Oturması kapsamında ağır hasta mahpus Kifaye Kımna’nın sağlık durumuna dair şube binası önünde açıklama yaptı. Açıklamada, "Hasta mahpus Kifaye Kımna serbest bırakılsın", "Tedavi haktır, engellenemez" pankartları açıldı. Açıklamayı İHD Genel Sekreteri Osman İşçi yaptı.   ‘Entübe edilen Mehmet Taşer bir an önce serbest bırakılmalı’   Açıklama öncesinde İHD Genel Başkanı Eren Keskin söz aldı. 72 yaşındaki hasta tutsak Mehmet Taşer’in kalp ve şeker hastası olduğunu, gözlerinin görmediğini ve böbrek yetmezliği ile mücadele ettiğini belirterek, kendisinin Çam Sakura Hastanesi’nde entübe edildiğini dile getirdi. Eren Keskin, “Aile ve avukat görüşlerine tekerlekli sandalye ile geliyor. Yürüyemez durumda, buna rağmen serbest bırakılmadı. Devamlı talepte bulunduk, buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti yargı sistemi bu zulmü devam ettirmekte kararlı. Yaşamını yitirmesini istemiyoruz. Ama böyle bir şey olursa bu sonucun tek sorumlusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin insanlık dışı yargı sistemidir. Siyasi mahpusları bir kenara bıraktık, hasta mahpuslara bile böylesine bir zulmün uygulanmasını bir hukuk devletinde olası görmek akıldışı. Bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.   ‘Cezaevleri dolup taştı’   İHD Genel Sekreteri Osman İşçi tarafından yapılan açıklamada, cezaevlerinin doluluk oranının ciddi bir hak ihlali yarattığı belirtilerek Adalet Bakanlığı verilerine göre tutsak sayısının hızla arttığı ifade edildi. Açıklamada, “Adalet Bakanlığı verilerine göre 2 Mart itibarıyla mahpus nüfusu 412 bin 991’e ulaşmış durumda. Hapishaneler deyim yerindeyse dolup taşmış durumda. Koğuşlarda ve hücrelerde kapasitenin iki, hatta üç katı mahpus kalıyor. Ranzalarda nöbetleşe uyunuyor, bazı mahpuslar yerde yatmak zorunda kalıyor” denildi.   Açıklamada, aşırı doluluğun tek başına bir hak ihlali olduğuna dikkat çekilerek, “Tuvalet ve banyo ihtiyacının karşılanması, temizlik koşulları, bulaşıcı hastalıklar ve tedaviye erişim ciddi sorunlar yaratıyor. Hatta temiz havaya erişim bile mahpuslar için büyük bir sorun haline gelmiş durumda” sözlerine yer verildi.   ‘Çözüm yeni cezaevleri yapmak değil’   Yetkililerin çözümü yeni cezaevleri inşa etmekte aradığına dikkat çekilen açıklamada, bu kapsamda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım’ın açıklaması hatırlatıldı. Açıklamada, “11 Şubat’ta TBMM Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu toplantısında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, 2028 yılının sonuna kadar 50 yeni hapishane yapılacağını açıklamıştır. Bu yaklaşım, artan mahpus sayısına karşı çözümün yine hapishane sayısını artırmak olarak görüldüğünü göstermektedir. Tutuklama bir tedbirdir. Ancak bugün cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bu da mahpus sayısının artmasına neden olmaktadır. İnsan hakları savunucuları olarak hapishane sayısının artırılmasını değil, hak ihlallerinin önlenmesini istiyoruz” sözlerine yer verildi.   ‘Kifaye Kımna ağır hasta’   Açıklamada, halen Burhaniye Kapalı Cezaevi’nde tutulan 69 yaşındaki ağır hasta tutsak Kifaye Kımna’nın sağlık durumuna dikkat çekilirken, “Kifaye Kımna kalp, hipertansiyon ve diyabet hastasıdır. Açık kalp ameliyatı sırasında kapalı olan 7 damarından yalnızca 5’i açılabilmiştir. Ameliyat sonrası solunum yetmezliği gelişmiş ve solunum cihazına bağlı yaşam sürdürmektedir. Diyabet nedeniyle ayaklarında derin yaralar oluştu ve yürüyemiyor. Doktorlar bu yaraların ayaklarının kesilmesine kadar varabileceğini söylemektedir. Ayakta duramamakta ve tekerlekli sandalye ile hareket edebilmektedir. Ağır kronik hastalıkları nedeniyle düzenli tıbbi bakım altında olması gerekirken bu imkandan yoksun koşullarda tutulmaktadır” denildi.   ‘Annem orada ölecek diye korkuyorum’   Kifaye Kımna’nın kızının komisyona yaptığı açıklamaya da yer verilen açıklamada, “Son görüşmemizde annemi çok kötü gördük. Yakın zamanda İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilmiş. Refakatçisi olmadığı için kimse ilgilenmemiş. Tekerlekli sandalyede olmasına rağmen kötü davranmışlar ve üzerine yürümüşler. Herhangi bir tedavi yapılmadan tekrar cezaevine götürülmüş. Annem çok acı çektiğini söylüyordu. Çok zayıflamış, çocuk gibi olmuştu. Konuşmakta güçlük çekiyordu ve psikolojisi çok bozulmuştu. Onu cezaevinden almam için bana yalvarıyordu. Hapishanede yerde yatıyormuş, buz gibi bir yerde. Ayakları kan içinde. Yaraları patlamış. Görüşü yarım bırakıp çıktım. Eğer infazı durdurulmazsa annem orada ölecek” sözlerine yer verildi.   ‘Yetkilileri göreve çağırıyoruz’   Açıklamada son olarak Kifaye Kımna’nın hastalığının her geçen gün ilerlediğine dikkat çekilirken, infazının ertelenmemesinin yaşamını ciddi şekilde tehdit ettiği belirtildi. Açıklamada, “729. F Oturması kapsamında ağır hasta mahpus Kifaye Kımna ve tüm hasta mahpusların serbest bırakılarak sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz” denildi.   Açıklama, “Kifaye Kımna serbest bırakılsın!”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın!”, “Tedavi haktır, engellenemez”, “Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” sloganları ile sona erdi.   İzmir   İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi’nin hasta tutsakların serbest bırakılması talebiyle iki haftada bir düzenlediği eylem, Konak Eski Sümerbank önünde devam etti. "Hasta mahpuslar ölüyor. Susma, suça ortak olma" pankartının açıldığı açıklamada basın metnini İHD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Hatice Erdoğan okudu.   Bu hafta İzmir Buca Cezaevi’nde bulunan hasta tutsak İbrahim Tekin’in durumuna dikkat çekildi. Hatice Erdoğan, 1995 yılında gözaltına alınan ve uzun süre işkencelere maruz bırakılan İbrahim Tekin’in işkenceler sonucunda kalıcı sağlık sorunlarının oluştuğunu belirtti. Hatice Erdoğan, "Aile ve yakınlarının aktardığı bilgilere göre Tekin, işkence sırasında testislerinde oluşan hasar nedeniyle hâlen sağlık sorunları yaşamaktadır. Yine hapishanede bulunduğu süreçte işkencelerin yarattığı sağlık sorunları nedeniyle göbek fıtığı ameliyatı geçirmiştir. Uyku apnesi hastalığı nedeniyle uyumadan önce ve uyku boyunca oksijen makinesine bağlı olarak yaşamak zorundadır. Bunun yanı sıra astım hastasıdır ve nefes alabilmek için tüp cihazı kullanmaktadır; ancak cihazın oldukça büyük olması ve yüksek ses çıkarması nedeniyle ciddi rahatsızlık yaşamaktadır. Tekin’in sağlık sorunları bunlarla da sınırlı değildir. Aileden alınan bilgilere göre ayrıca prostat rahatsızlığı, böbrek ve karaciğer yetmezliği, kalpte sıkışma ve zorlanma ile görme bozukluğu gibi ciddi sağlık sorunları da bulunmaktadır. Yine dişlerindeki ciddi sorunların mahpusun yeme ve içmesini de zorlaştırdığı ifade edilmektedir. Birden fazla kronik hastalıkla mücadele eden ve sağlık durumu giderek ağırlaşan İbrahim Tekin’in hapishanede tutulmaya devam edilmesi yaşam hakkı ve sağlık hakkı açısından ciddi risk oluşturmaktadır" dedi.   ‘Hasta mahpuslara özgürlük’   31 yıldır tutsak olan İbrahim Tekin’in Mayıs 2025'te infaz süresinin tamamlandığı ancak tahliyesinin 11 ay ertelendiğini ifade eden Hatice Erdoğan, "İnfaz süresini tamamlamış olmasına rağmen tahliyesi ertelenen ve ciddi sağlık sorunları bulunan İbrahim Tekin’in gerekli tedavilere erişiminin sağlanması ve sağlık durumu ile yaşı dikkate alınarak bir an önce serbest bırakılması gerekmektedir. Hasta mahpusların yaşam hakkının korunması ve tedaviye erişimlerinin sağlanması devletin sorumluluğudur. Bizler; hasta mahpusların yaşam hakkı ve tedaviye erişim hakkı güvence altına alınana kadar, infaz sisteminde insan onurunu esas alan düzenlemeler hayata geçirilene dek taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz. Hasta mahpus İbrahim Tekin serbest bırakılsın. Hasta mahpuslara özgürlük" diye konuştu.   Açıklamanın ardından beş dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.