Gümüşhane'den maden tepkisi: Ağır bir sömürü düzeni 2026-03-30 12:54:09   GÜMÜŞHANE - Gümüşhane’nin dört bir yanında işletilen ve açılması planlanan maden ocaklarına tepki gösteren GÜDAP, siyanürle toprakların zehirlendiğini belirterek “istihdam” söyleminin gerçeği yansıtmadığını ve ağır bir sömürü düzeni yaratıldığını vurguladı.    GÜDAP, Gümüşhane’de artan sondaj faaliyetlerine dikkat çekerek, maden çalışmalarının daha arama sürecinde doğayı ve su kaynaklarını tahrip ettiğini belirtti; “İstihdam” söyleminin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.   Gümüşhaneliler Kültür Sanat Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği (GÜDAP), kentte halihazırda işletilen ve açılması planlanan maden ocaklarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, son günlerde Gümüşhane’nin birçok noktasında maden sondaj çalışmalarının arttığı belirtilerek, maden şirketleri ve teknik temsilcilerinin kamuoyunu yanılttığı ifade edildi.   Açıklamada, doğa üzerindeki tahribatın yalnızca siyanür havuzlarıyla sınırlı olmadığı, ilk sondaj aşamasıyla birlikte başladığı vurgulandı. “Arama ruhsatı” sürecinin göz ardı edilen etkilerine dikkat çekilen açıklamada, bu aşamada dağlarda binlerce metre derinliğinde yüzlerce kuyu açıldığı belirtildi.   Açıklamada, sondaj faaliyetlerinin habitat parçalanmasına yol açtığı, iş makineleri ve ulaşım için açılan yollar nedeniyle ormanların, meraların ve yaban hayatının zarar gördüğü ifade edildi. Yeraltı su havzalarının sondajlarla delinerek temiz ve kirli su kaynaklarının birbirine karıştığı, bu durumun içme suyu kaynaklarını daha arama aşamasında kirlettiği kaydedildi. Ayrıca sondaj sırasında kullanılan kimyasal çamurların; polimerler, ağır kimyasallar, gres yağları, mazot ve asitlik düzenleyici maddeler içerdiği, bu maddelerin yeraltı fay hatları boyunca yayılabileceği aktarıldı.   ‘Sömürgeci anlayışın istihdam vaatleri koca bir yalandır’   Maden şirketlerinin "istihdam yaratıyoruz" söylemine de değinilen açıklamada, "Gümüşhane’yi sadece bir 'hammadde deposu' olarak gören sömürgeci anlayışın istihdam vaatleri koca bir yalandır. GÜMÜP ve benzeri yapıların 'ekonomik kalkınma' dediği şey; asgari ücret sömürüsüdür. Gümüşhaneli 3-5 gencimizi 'istihdam' adı altında asgari ücrete mahkum etmek, onlara lütuf gibi sunulamaz. Gençlerimizi yerin yedi kat altında, en ağır koşullarda, toz ve siyanür soluyarak çalışmaya zorlamak sanayi gelişimi değil, sömürü düzenidir. Madende çalışmanın yaratacağı mesleki hastalıklar nedeniyle bu gençlerin çoğunun emeklilik süresini dahi göremeyeceği ortadayken, 3-5 kişilik 'ırgat maaşlı' kontenjanlar için memleketin dağlarını feda etmek ihanettir.    Yıldız altın madeninde çalışan işçinin siyanürden ölümü, adli tıp raporuna rağmen örtbas edildi. Dibekli köyünde 192 köylümüz siyanürden zehirlendi, 'kanalizasyon karışmıştır' denilerek halkla alay edildi. Siyanürden ölenlerin cenazeleri kireçlenip 10 metre derine gömülürken, Karamustafa'da siyanür havuzlarının üzerini sadece bir parça plastikle örtüp 'güvenli' diyenlere karşı sessiz kalmayacağız" ifadeleri yer aldı.    'Gümüşhane’nin üstü, altından daha değerlidir'   Açıklamada, madencilik faaliyetlerinin aşamalı ve geri dönüşü zor bir sürece işaret ettiği belirtilerek, arama ruhsatı sürecinde başlayan çalışmaların işletme aşamasında daha büyük çevresel yıkımlara yol açtığı ifade edildi.   Yeraltı kaynaklarının ekonomik değerinin kabul edildiği ancak yaşam alanlarının korunmasının öncelikli olduğu vurgulanan açıklamada, meraların, ormanların ve su kaynaklarının kimyasallarla kirletilmesine karşı çıkıldığı belirtildi.   Açıklamada, sondaj çalışmalarının yarattığı etkinin yalnızca teknik bir süreç olmadığı ifade edilerek, Gümüşhane kamuoyu, sivil toplum örgütleri ve yurttaşlar çevresel etkiler konusunda duyarlı olmaya ve yaşam alanlarını korumaya çağrıldı. “Gümüşhane’nin üstü, altından daha değerlidir” ifadelerine yer verildi.