Konferansa çağrı: Demokratik cumhuriyet hepimiz için gerekli 2026-06-01 08:47:14   HABER MERKEZİ - İstanbul'da gerçekleşecek “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”na katılım çağrısı yapan aydınlar, “Demokratik cumhuriyet hepimiz için gerekli, değiştirme gücümüz var” dedi.    İstanbul’da 12-14 Haziran'da yapılacak “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”na günler kala aydınlar yeni bir çağrı daha yaptı.    Kürt sorununun çözümü ve ülkenin demokratikleşmesi için yapılacak olan konferans için 29 aydından oluşan sivil bir inisiyatif, 21 Mayıs'ta “Demokrasi hepimiz için” ve “Sen de katıl” süreci başlattı. Bu kapsamda İstanbul’da “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” için çağrı yaptı.    İki günlük konferans, siyaset, sanat, akademi ve sivil toplumdan çok sayıda ismi bir araya getirecek. Kürt sorununun çözümünden toplumsal barışa ve demokratikleşmeye kadar birçok konu ele alınacak.    Yeni Yaşam gazetesinden Nezahat Doğan, konferansın çağrıcılarına amaç ve beklentilerini sordu. Çağrıcıların "Cumhuriyetin demokratik dönüşümü neden gerekli?" sorusunu verdiği yanıtlar şöyle:    Ayşegül Devecioğlu   Yüzyıldır içinde yaşadığımız cumhuriyet, bizim yaşamımızı düzenleyen, kurallar bütünü olarak kurulmuş ve bu haliyle sadece farklı etnik ve dinsel kesimleri değil, aynı zamanda mevcut yapısıyla sınıfları ve ezilenleri dışarıda bırakıyor. Bu ülkenin önümüzdeki yüz yıl içinde insanca yaşayabilmesi için, eşit, özgür, doğası yok edilmeden, ekolojik felaketlere uğramadan, refah içinde, adil bir gelir bölüşümüyle yaşayabilmesi için bizim mevcut yapıyı tartışmamız, tartışmakla da yetinmeyip dönüştürmemiz gerekiyor.   Çilem Küçükkeleş   Yüzyıllık bir cumhuriyet deneyimi var ve bu cumhuriyet maalesef hepimizin cumhuriyeti olamadı. Hatta geride bıraktığı yüzyıl acılı ve kanlı bir yüzyıl oldu. Bu yaşam hepimizi etkileyen ve hayatını belirleyen bir şeyse; bunu bir meclis ve hukuk meselesi, sadece siyaset, siyasi partiler meselesi değil, tam da toplumsal bir meseleye evrilmesi ve çevrilmesi gerekiyor. Şimdi toplum konuşmalı ve yeni yüzyılı toplum tarif etmeli.   Diba Keskin   Cumhuriyetin demokratik dönüşümü bizim için elzemdir. Kadın olarak, dindar olarak, Kürt olarak ötekileşmeden insanlık değerlerinde yaşamak, ortak hukukta ve ortak insanlık değerlerinde buluşmak için önemlidir. Ötekileştirilmeden, yok sayılmadan, kendinden, dilinden, varlığından, inancından utandırılmadan yaşamak… Kendi inandığımız duygularla yaklaştığımız bu meseleyi diğer taraftara anlatabilmek, inandırabilmek ve onlar olamadan başaramayacağımızı gösterebilmek için bu konferans çok önemli.   Fatma Bostan Ünsal   Türkiye geçmiş yüzyılda maalesef pek çok sorunla yaşadı. Bir tanesi de benim de doğrudan içinde mağdur olduğum İslamcılarla problemdi ve hukuk dışına çıkmıştı. Başörtülü kadınlar eğitim, çalışma ve siyaset alanından dışlandılar. Bu konuda şimdi bir mesafe alındı ama daha ağır bir sorunumuz var: Kürt meselesi… Bu mesele çözülmediği için binlerce insanımızı kaybettik, trilyonlarca dolar ekonomik zarara yol açtı. Çözülmediği için hukuk devletinin dışına çıkıldı. Faili meçhul cinayetler, Cumartesi Anneleri’nin her hafta hatırlattığı gerçekler, köy yakmalar, Diyarbakır cezaevlerini acıyla hatırlıyoruz. Şu an bir çözüm aşamasındayız. Sorunu hep birlikte çözebileceğimiz bir zemini yaratma sorumluluğu da hepimizde.   Gültan Kışanak   Demokratikleşme yönünde atılacak adımlar olmadan bu ülkenin hem yapısal sorunlarının hem güncel sorunlarının çözülmesinin mümkün olmadığını düşünen insanlar olarak buradayız. Bu konferansla demokratikleşme konusundaki tartışmalara hayatın farklı pencerelerinden dışarıya bakan, farklı kesimlerini bir araya getirerek ortak demokratikleşme ekseninde ortak bir yol açmaya davet ediyoruz. Neyin iyi olduğunu ve bu yolu nasıl yürüyeceğimizi de konuşmamız gerekiyor.   Nuray Türkmen   Bu coğrafyada pek çok sorun var ve bu sorunların çözülmesi gerekiyor. Başlı başına bir çözüm iradesi gösterebilmek önemli olduğu için cumhuriyetin demokratikleşmesi de önemli. Bu topraklarda yaşıyorsak bir öznesiysek bunun için talibiz diyoruz.  Bütün dünyada iktidarların, sermayenin güçlendiği, hegemonyanın arttığı, burada iktidarın güçlendiği bir yerde biz buna rıza göstermiyoruz ve bu demokratikleşmek zorunda diyoruz. Bir zorunluluk ve sorumluluk gereği aydınlar olarak, akademisyenler olarak demokratikleşme çağrısı yapıyoruz.   Şebnem Korur Fincancı   Bugün Türkiye’de bir gazeteci, bir avukat, bir belediye başkanı, bir akademisyen ne söyleyebileceğini değil ne söylerse içeri gireceğini düşünerek konuşuyor. Bu otosansür, görünmez ama en derin baskı biçimini işaret ediyor. Bu konferansın kıymeti ise eleştiriyi aşıp kurucu bir irade ortaya koyma çabasıdır. Biz aktivistler olarak da artık yalnızca ‘hayır’ demekle yetinemeyiz, ‘bunun yerine ne’ sorusunu taşımak zorundayız. Cumhuriyetin demokratikleşmesi, tüm kimliklerin ve inançların eşit yurttaşlık temelinde var olabildiği, çoğulcu ve katılımcı bir düzenin inşası anlamına geliyor.