DAKB: Kadınlar ve çocuklar güvende değil 2026-06-20 15:37:16   HABER MERKEZİ - DAKB, Hiranur Vakfı davasında Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliye edilmesine tepki göstererek, kararın cezasızlık politikalarının ve devletin uyguladığı çifte standardın göstergesi olduğunu belirtti. Açıklamada, kadınlar, çocuklar ve engelli bireyler için adalet mücadelesinin süreceği vurgulandı.   Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), İsmailağa Cemaati’nin Hiranur Vakfı Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliye edilmesine dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, bir çocuğun sistematik tecavüz edilmesine sebep olan kişinin tahliye edilmesinin buna karşılık  siyasi tutsakların, düşünürlerin ve gazetecilerin ağır sağlık sorunlarına rağmen tahliye edilmemesi, devletin uyguladığı çifte standardın açık bir göstergesi olduğu kaydedildi.    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:    “33 yıl önce 33 canımızı Sivas’ta Madımak Oteli‘nde katledenler de sağlık gerekçesiyle serbest bırakılmıştı. Yas-ı Matem ayında ve Madımak Katliamı tarihinin hemen öncesi bu tahliye kararı yürekleri tekrar acıtmak içindir. H.K.G. gibi daha birçok çocuğun benzer istismarlara maruz kalmasında sakınca görmeyen çevrelerin etkisi, çocuk istismarcılarının cezasız kalmasına hizmet etmektedir. Cübbeli Ahmet’in sosyal medya hesaplarından Gümüşel’in tahliyesini kutlaması ve yaptığı paylaşımda, 'Geçen haftalarda yaptığım iki mühim görüşmenin de inşâallah bunda olumlu bir tesiri olmuştur diye düşünüyorum' ifadesini kullanması son derece dikkat çekicidir.   Bu karar erkek egemen devlet yapısı ile tarikatlar arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin kadınlar ile çocuklar üzerindeki sonuçlarını gözler önüne sermektedir.Bugün yine aynı devletin sözde korumasında olan Batman’daki Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’nde engelli bireylere yönelik cinsel istismar, işkence, kötü muamele ve şüpheli ölüm iddiaları kamuoyuna yansımaktadır. Kurumda kalan engelli bireylerin sistematik hak ihlallerine maruz bırakıldığı yönündeki ağır iddialar karşısında etkili ve şeffaf bir soruşturma yürütülmemesi, cezasızlık politikalarının bir başka örneğidir. Mağdurların sesini duyurmaya çalışanlar baskı altına alınırken, yaşanan insan hakları ihlallerinin üzeri örtülmeye ve basın susturulmaya çalışılmaktadır.   Kadınlar ve çocuklar güvende değil    Dün Rojin Kabaiş’in, Gülistan Doku’nun, Narin Güran’ın ve adalet bekleyen nicelerinin dosyalarında etkili bir soruşturma yürütülmediği; devletin yine istismarcıları koruyan bir tutum sergilediği bir ülkede, bugün Yavuz Ziya Gümüşel gibi kadın ve insanlık düşmanları tahliye edilmektedirler. Kadın cinayetlerinin, çocuk istismarının, engellilere yönelik şiddetin ve kurumlarda yaşanan hak ihlallerinin cezasız bırakıldığı bir düzende, adalet duygusu her geçen gün hızlı yara almaktadır. Dolayısıyla kadınların ve çocukların yarın güvende olacağını söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Ancak tam da bu nedenle kadın örgütlülüğü ve kadın dayanışması her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır. Kadınların birlikte mücadele ettiği, çocukların haklarını savunduğu, engellilerin yaşam hakkını koruduğu ve erkek şiddetine karşı ortak söz ürettiği her alan, bu karanlık düzenin karşısında bir umut ve direnç odağıdır.   Çocukları ve kadınları koruyan sistem istiyoruz    Biz Demokratik Alevi Kadınlar Birliği olarak diyoruz ki; cezasızlık politikalarına karşı kadınların sesi yükseldikçe karanlık ilişkiler açığa çıkmakta, çocukların ve engellilerin hakları daha güçlü savunulmakta ve adalet talebi büyümektedir. Bizler biliyoruz ki hiçbir çocuk yalnız değildir, hiçbir kadın yalnız değildir, hiçbir engelli birey yalnız değildir. Adalet sağlanana, çocuklar, kadınlar ve engelli bireyler güven içinde yaşayabilene kadar mücadele edeceğiz. Tekrar ediyoruz , istismarcıları değil çocukları, kadınları koruyan adalet istiyoruz.”