Kayyuş Çalıkman: Devlet verilen sözleri çoktan yerine getirmeliydi 2026-08-03 09:03:22   İSTANBUL- Demokratikleşme ve geçmişle yüzleşme konusunda gecikildiğini belirten Ermeni Yazar Kayyuş Çalıkman, sürecin başarıya ulaşması için devletin verdiği taahhütleri hayata geçirmesi gerektiğini vurguladı.   Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin toplumsallaşması, farklı kimlik ve inançların eşit yurttaşlık temelinde yaşayabileceği demokratik bir yaşamın inşasını da beraberinde getiriyor. Sürecin kalıcılaşması için devletin hukuki düzenlemelerden nefret suçlarına karşı yaptırımlara kadar sorumluluk üstlenmesi gerektiği belirtilirken, Ermeni toplumunun beklentileri de bu çerçevede öne çıkıyor. Ermeni Yazar Kayyuş Çalıkman adaletli bir yurttaşlık hakkı, ana dilin korunması ve nefret söylemine karşı yasal güvencelerin sağlanmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.   ‘Kalıcı barış tüm toplumu rahatlatacak’   Kalıcı bir barış ortamının toplumun tüm katmanlarına olumlu yansıyacağını belirten Kayyuş Çalıkman, sürecin ortak yaşamı dönüştüreceğini ifade etti. Kayyuş Çalıkman, "Oluşan bir barış süreci, devleti ve toplumu, yani herkesi rahatlattığı gibi Ermeni kadınlarını da Ermeni toplumunu da rahatlatacak. Sonuçta burada yaşıyoruz. Burada yaşanan olumlu ya da olumsuz en ufak gelişmeden bile çok etkileniyoruz. Bu anlamda barışın çok büyük bir etkisi olacak" şeklinde konuştu.   ‘Süreç için verilen sözlerin çoktan tutulması gerekirdi’   Demokratik toplum yapısının inşasında verilen taahhütlerin önemine dikkat çeken Kayyuş Çalıkman, geçmişle yüzleşmenin de çoktan gerçekleştirilmiş olması gereken adımlardan biri olduğunu belirtti. Kayyuş Çalıkman, "Şimdiye kadar çoktan oturup karşı karşıya konuşmuş olacaktık. Şu günlerde biz barış sürecini bitirmiş olmalıydık. Her şeye çok geç kalınıyor. Neyi bekliyoruz, bilmiyorum. Devlet neyi bekliyor, onu da bilmiyorum" ifadelerini kullandı.   ‘Ermeni kadınları öncüydü ancak şimdi Ermeni nüfusu da kalmadı’   Tarihsel süreçte Ermeni kadınlarının öncü rol üstlendiğini ancak bugün Ermeni nüfusunun azalması nedeniyle bunun etkisinin de zayıfladığını dile getiren Kayyuş Çalıkman, "Ermeni kadınları bir dönem bir platform kurdular ve bu tamamen Kürt kadınlarının örneğine benziyordu. Çok güzel bir örnekti. Düşünecek olursak, bu coğrafyada ilk kadın birlikleri Ermeni kadın birlikleri olmuştur. İlk siyasi hareketlere katılan kadınlar da Ermeniler olmuştur" diye konuştu.   ‘Adil ve eşit bir yurttaşlık zeminine ihtiyaç var’   Anayasal güvenceler ve demokratik haklar konusunda temel talebin adaletli bir toplumsal düzen olduğunu vurgulayan Kayyuş Çalıkman, Ermeni kadınlarının Türk ya da Kürt kadınlarıyla aynı talepleri dile getirdiğini ifade etti. Kayyuş Çalıkman, "Biz de bu toplumdayız. Eşit yurttaşlık istiyoruz; sadece kadın olarak değil, insan olarak. Ermeni insanı olarak en büyük talebimiz adaletli bir yurttaşlık hali. Genelden farklı bir talebimiz yok" diye belirtti.   ‘Önemli olan anadilim koruyabilmem’   Demokratik bir toplumda dil ve kimlik haklarının korunmasının öncelikli olduğunu belirten Kayyuş Çalıkman, "Benim için önemli olan ana dilim. Onu koruyabilelim. Kimliğimizin ne olduğunun farkında olarak yaşayabilelim. Bu ülkeden artık bundan daha fazla bir beklentim yok" diye ifade etti.   ‘Nefret suçunun yasal yaptırımı olmalı’   Toplumsal birliğin sağlanması için nefret söyleminin engellenmesinin önemli olduğunu ve bu noktada devlet iradesinin belirleyici olduğunu kaydeden Kayyuş Çalıkman, "Bunun önüne ben geçemem. Bunun önüne devlet geçebilir, toplumun diğer üyeleri geçebilir. Bir kere körüklemesin yeter. Yukarıdan bir körükleme hali olmasın yeter. Nefret suçunun mutlaka yasal bir yaptırımı olmalı. Bütün bunların başında yasal düzenlemeler geliyor" diye belirtti.