‘Hep birlikte katkı sunarak süreci büyütebiliriz’ 2026-09-16 09:03:19   Elfazi Toral   İSTANBUL – Demokratik ve barışçıl bir ülkede yaşama talebiyle 1001 İmza Bildirisi’ne imza atan Independent Türkçe editörü ve gazeteci Merve Bayrakçı, “Ben hangi haklara sahipsem bir başkası da aynı haklara sahip olmalı” diyerek eşit yurttaşlık çağrısında bulundu.   İstanbul’da 12 Eylül Cumartesi günü Eyüpsultan Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte “Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası kamuoyuna duyuruldu. Akademisyenler, kadınlar, sanatçılar, yazarlar, siyasetçiler, işçiler ve gençler başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinden kişiler imzacı oldu. Toplumun farklı kesimlerinin barış talebini kendi sesleriyle yan yana getiren bu buluşma, yalnızca sembolik bir imza metni olmanın ötesinde, halkın demokratik sürece doğrudan ve etkin bir toplumsal katkı sunma kararlılığını gösteriyor.   Deklarasyonun imzacılarından Independent Türkçe editörü ve gazeteci Merve Bayrakçı, kampanyaya dair konuştu.   ‘Barış ve demokrasinin hâkim olduğu bir coğrafya’   Demokratik ve barışçıl bir ülkede yaşama talebini dile getiren Merve Bayrakçı, Türkiye halklarının yaşadığı tarihsel sürece dikkat çekti. Merve Bayrakçı, imzacı olma kararının arkasındaki nedenleri dile getirerek, “Öncelikle bu ülkenin bir yurttaşı olarak barışın ve demokrasinin hâkim olduğu bir coğrafyada yaşamak istiyorum. Mesleğim gereği hem tanıklık ettiğim hem de yakın tarih okumalarından edindiğim bilgilerle, başta Kürtler ve Türkler olmak üzere bu ülke halklarının ne tür acılar çektiğini biliyorum. Artık demokratik ve barışçıl bir geleceği inşa etmek amacıyla bu bildiriye gönül rahatlığıyla imza attım. En başta eşit yurttaşlık… Ben hangi haklara sahipsem bir başkası, öteki de aynı haklara sahip olmalı diye düşünüyorum. Bir kadın ve bir anne olarak çocuklarımın ve kendimin, bu ülkede hiç kimsenin, hiçbir ötekinin korkmadan; huzurla, rahatlıkla, güvenle ve tüm haklara sahip olarak yaşayacağı bir ülke hayal ediyorum” şeklinde konuştu.   ‘Sürece toplumsal düzeyde destek sağlanmalı’   Merve Bayrakçı, Demokratik Cumhuriyet’in halklar için ne ifade ettiğini ise şu sözlerle özetledi: “Öncelikle toplumsal destek sağlanması gerekiyor. Evet, şimdi bir çözüm sürecindeyiz. Siyasetin içinde adımlar atılıyor ancak toplumsal düzeyde de desteklenmesi, anlaşılması ve bu anlamda toplumsal dayanışmanın sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Halkları ayırmadan, bu ülke toprakları üzerinde yaşayan tüm yurttaşların hukuki haklarının sağlandığı, herkesin eşit yurttaş olduğu; A’dan Z’ye herkesin, Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar bu haklara sahip olduğu bir ülke olması gerekiyor” dedi.   ‘Ötekilerin hakları gözetilmelidir’   Barışın, toplumsal kesimlerin birbirinin haklarını tanımasıyla mümkün olacağını dile getiren Merve Bayrakçı, eşitlik ve karşılıklı saygı vurgusunda bulundu. Öteki olarak görülen kesimlerin haklarının tanınması gerektiğine dikkat çeken Merve Bayrakçı, “Sağın, solun, Kürt’ün, Türk’ün ya da karşıt grupların birbirine saygıyla yaklaştığı, ötekinin varlığını ve haklarını kabul ettiği koşullarda barışın sağlanacağına inanıyorum. Herkesin, ötekinin ne istediğini empati kurarak düşünüp kendini onun yerine koymasını ve ‘Ben olsam ne isterdim?’ diye düşünerek ona göre tavır almasını isterdim. Buradan yola çıkarak hem bireysel anlamda hem de toplumsal olarak ötekilerin hakları gözetilmelidir. Biraz daha anlayış, biraz daha empati olması gerekiyor. Barış, adalet, tüm sosyal haklar ve yurttaşlık hakları gözetilmelidir” ifadelerini kullandı.   Sürece katkı sağlamak   Gençlerin geleceğe dönük ciddi kaygılar yaşadığına ve mesleki anlamda belirsizliklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Merve Bayrakçı, toplumsal sorumluluk çağrısında bulundu. Bir anne ve bir kadın olarak hissettiği sorumluluğu dile getiren Merve Bayrakçı, yeniden gündeme gelen çözüm arayışlarını ve yürütülen siyasi çabaları umut verici olarak değerlendirdi. Merve Bayrakçı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakacağımızı bile öngöremediğimiz bu dönemde, bugünü düzeltelim ki gençler için umut olabilelim istiyoruz. Bize düşen temel görev budur. Bu çabanın iyi bir noktaya evrilmesini temenni ediyoruz. İllaki eksiklikler olacaktır ancak hep birlikte katkı sunarak süreci büyütebiliriz. 1001 İmza Bildirisi’nin temel amacının da bu toplumsal katkıyı sağlamak olduğuna inanıyorum.”