'Dijital saldırı kadınların desteğe ulaşmasını engelliyor' 2026-10-06 09:08:14   Melike Aydın    İSTANBUL - "Ailem Güvende" operasyonları ile kadınların güvenliği için mücadele eden kadın platformlarının dijital medya hesapları kapatılırken, hesabı kapatılan Mor Dayanışma ve KCDP, engellemelerin kadınların örgütlenme, dava takibi ve desteğe ulaşmasını engellediğini belirterek, mücadeleyi sokakta ve dayanışma ağlarında büyütme çağrısı yaptı.   "Ailem Güvende" adıyla yürütülen operasyonların ardından kadın örgütleri, gazeteciler ve hak savunucularının dijital medya hesaplarına yönelik erişim engelleri artarken, dijital alanda yürütülen hak mücadelesi de hedef alınıyor. Erişim engelleri kapsamında Kadın Koalisyonu, Kaos GL, Velvele, Evrensel, Uluslararası Af Örgütü, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gibi kurumların hesapları da kısıtlamalara maruz kaldı. Erişim engellerinin gerekçeleri arasında müstehcenlik ve LGBTİ+ propagandası iddiaları yer alırken, T24’ün internet sitesi ve dijital medya hesapları hakkında da 30 Eylül’de kapatma kararı verildi.   Mor Dayanışma’dan Yıldız Mızraklı ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İstanbul Temsilcisi Edin Güven, sosyal medya hesaplarına yönelik müdahalelerin kadınların sesini duyurma, şiddet faillerini teşhir etme, dava takiplerini kamuoyuyla paylaşma ve toplumsal hafıza oluşturma çalışmalarını etkilediğine dikkat çekti.   Dijital medyanın herkesimin kendini anlatabileceği bir mecra olduğunu belirten Yıldız Mızraklı, “Bizler de sermayenin karşısında nasıl sokakta bir güç oluşturuyorsak, sosyal medyada da, dijital alanda da biz bu gücü oluşturmaya çalışıyoruz” sözlerine yer verdi. İktidarın “Ailem güvende” söylemine karşı çıkan Yıldız Mızraklı “Biz soruyoruz ‘Hangi aile güvende?’ Kadın katliamların yaşandığı aile içinde kim güvende?" diye sordu.     ‘Failin teşhirine yönelik sansür uygulanıyor’   Dijital medya hesaplarının kapatılmasının kadın örgütlerinin failleri teşhir etme ve davaları takip etme çalışmalarını da hedef aldığını belirten Yıldız Mızraklı, “Failler sosyal medyayı çok rahat kullanabiliyor ve onlara herhangi bir ceza yaptırımı olmuyor. Ama hak savunucularına, aktivistlere, derneklere, örgütlere hesap kapatılmaları yapılıyor. Orada da bir algı operasyonu oluşturuluyor aslında. Biz faillerin kendi yüzlerini de, isimlerini de, soy isimlerini de, dava tarihlerini de, suçun niteliğini de sosyal medya üzerinden duyuruyoruz" diye belirtti.      ‘Kadınların desteğe ulaşması zorlaştırlııyor’   Hesapların kapatılmasının şiddet gören kadınların destek mekanizmalarına ulaşmasını da olumsuz etkilediğini ifade eden Yıldız Mızraklı, kadınların çoğu zaman sosyal medya üzerinden örgütlere ulaştığını söyledi. Yıldız Mızraklı, “Şiddet görmüş, tehdit ediliyor, takip ediliyor vesaire. Ve orada bir dayanışma içerisinde bulmamızı istiyor ya da dava takibi yapmamızı istiyor. Ama hesap kapatmalar bu erişimi zorlaştırıyor. Kadın bize numaramızdan da ulaşıyor. Mahalle ağlarımızdan da ulaşıyor, derneklerimizden de ulaşıyor. Hesaplar kapatılınca zaten hemen yerine yeni hesapları devreye sokuyoruz” diye ifade etti.   Dijital medya hesaplarının kapatılmasını kadınların kendisine ulaşmayı da zorlaştırğını söyleyen Yıldız Mızraklı, “16 yıllık bir sosyal medya hesabını düşünürsek bir kadın örgütünün, o birikimi birden yok ediliyor. Erişime kapatılıyor, daha az görünür kılıyor. Yeni paylaştığın şeyler artık görünmüyor. Daha az kadına ulaşıyor” ifadelerini kullandı.   'Sokak çalışmalarını büyütmeliyiz'   Dijital alandaki mücadelenin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Yıldız Mızraklı, mahalle ve dayanışma ağlarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Dijital dünya sermayenin elinde, iktidarın elinde. İstediği zaman bu mecraları kapatabiliyor. Tabii ki kapattığında biz yerimizde durmuyoruz, yenisini açıyoruz, daha başkalarını güçlendirmeye çalışıyoruz. Fakat mücadele tek başına dijital dünyadan ilerlemez. Bizim sokağı daha güçlü kullanmamız gerekiyor. Mahalle ağlarını, mahalle dayanışma ağlarını daha çok kurmamız gerekiyor. Sosyal medyada bize ulaşmak isteyen bir kadın sosyal medyayı bulamadığı zaman o mahalle ağları üzerinden rahatlıkla ulaşabilmeli. Sokakta mücadelenin asıl kendisi sokakta, asıl toplumsallığı sokakta yaratılıyor. Bir adliye önüne 500 kişi gittiğinde orada bir dinamik yaratmış oluyorsun” diye belirtti.    ‘Verilerin kamuoyuna ulaşması engelleniyor’   Erkek şiddetinin sistematik ve politik olduğuna dikkat çeken Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformundan (KCDP) İstanbul Temsilcisi Edin Güven, kadın örgütlerinin yıllardır devlet kurumlarının tutmadığı verileri tuttuğunu ve kamuoyuyla paylaştığını belirtti. Edin Güven, “Erkek şiddetinin sistematik ve politik olduğu gerçeğini sürekli söylüyoruz. Üstü örtülmeye çalışılan gerçek aslında bu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak senelerdir devletin tutmadığı verileri tutuyoruz ve bunları paylaşıyoruz. Bunun paylaşılmasını da engellemeye çalışıyorlar” dedi.    ‘Görevini yapmayanları teşhir ettiğimiz için hedef alınıyoruz’   Kadın katliamının ve şüpheli kadın ölümlerinin önlenebilir olduğuna vurgu yapan Edin Güven, platformun dijital medya hesaplarını yalnızca veri paylaşımı için değil, dava takiplerini duyurmak ve kamu görevlilerinin sorumluluğunu görünür kılmak için de kullandıklarını söyledi. Edin Güven, “Nida Şahin’in uzaklaştırmayı ihlal ile ilgili davası için yaptık. Sosyal medyada paylaştığımız bu açıklamayla kamu görevlilerinin görevlerini nasıl yapmadığını da aslında ifşa ettik. Nida Şahin öldürüldükten sonra uzaklaştırma ihlal kararının görülmüş olmasıydı. Bu bile iktidarın neden sosyal medya hesaplarımızı kapatmak istediğini gösteren örneklerden bir tanesi” diye belirtti.    ‘Kadınlar sosyal medyadan bize ulaşıyor’   Dijital medya hesaplarına getirilen engellerin şiddet gören kadınların dayanışma mekanizmalarına ulaşmasını da etkilediğini belirten Edin Güven, “Birçok kadın bize sosyal medya hesaplarımızdan ulaşıyor. Gerek yorumlar yazılıyor paylaşımlarımızın altına, bu şekilde yardım çağrısında bulunuluyor. Gerek özel mesajlardan ulaşılıyor, gerek etiketleme yoluyla ulaşılıyor. Bu kanallar sayesinde daha önce iletişim bilgileri bulunmayan kadınlara da ulaşabiliyoruz. Sosyal medya kısıtlamaları örgütlenme ve bilgiye erişim bakımından bir engel. Buna rağmen mücadelenin yalnızca dijital alan üzerinden yürütülmüyor” diye ifade etti.   ‘Bağımsız medya çok önemli’   Dijital aktivizmin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyleyen Edin Güven, “Sosyal medyayı tek başına bir mücadele alanı olarak görmemek gerekiyor. Dijital verilerimizin aslında bize ait olmadığını baştan beri farkındayız. Biz her yerdeyiz. Adliye takiplerindeyiz, sokaklardayız, mahallelerdeyiz. Dayanışma ve politik örgütlenmenin olabildiği her yolunu kullanmaya çalışıyoruz ve yeni yollar da üretmeye çalışıyoruz. Sosyal medya dışında başka araçlar da var. Başka kanallar da var. Bu kanallardan bir tanesi de bağımsız medya. Bu yasaklarla beraber bağımsız medyanın da önemi daha da ortaya çıkıyor” dedi.    'Dijital saldırıya karşı mücadele edeceğiz'   Dijital alanda yaratılmak istenen izolasyona karşı sahadaki çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Edin Güven, “Adliye takiplerimiz her zaman var. Türkiye’nin her yerinde her gün bir şekilde adliyelerdeyiz. Dava takiplerimizi yapıyoruz. Sokaklardayız, eylemler yapıyoruz. Broşür çalışmalarımız, atölye çalışmalarımız devam ediyor. Yüz yüze örgütlenmenin en iyi örgütlenme tarzlarından biri olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.   Dijital medya üzerinden yüz binlerce kişiye ulaşılabildiğini ve bunun kadın dayanışmasını büyüttüğünü söyleyen Edin Güven, saldırılara rağmen kadın mücadelesinin devam edeceğini vurguladı.