Meral Danış Beştaş: Barışın bütçesi yerine çatışmanın bütçesi hazırlanıyor 2026-10-27 14:48:00   ANKARA - 2027 yılı bütçesinde savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılan kaynakları eleştiren DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci bütçede de karşılığını bulmalı. Toplumsal barışa, eşit yurttaşlığa, demokratikleşmeye yatırım yapılmalı” dedi.   Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmeleri, komisyon üyelerinin konuşmalarıyla devam ediyor. Bütçenin geneline ilişkin söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Meral Danış Beştaş, iktidarın ekonomi politikalarını ve bütçede emekçilere, kadınlara, çocuklara ve yoksullara ayrılan kaynakları eleştirdi. Bütçenin halkın ihtiyaçlarına göre hazırlanmadığını belirten Meral Danış Beştaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin bütçeye yansıtılması gerektiğini söyledi.   ‘Bütçe iktidarın topluma nasıl baktığının itirafıdır’   Bütçeyi bir sofraya benzeten Meral Danış Beştaş, sofrada kimin başköşede oturduğuna, kimin ayakta beklediğine bakılması gerektiğini söyledi. Meral Danış Beştaş, “Bütçe iktidarın topluma nasıl baktığının en somut itirafıdır. Kimin korunduğunu, kimin unutulduğunu, hangi hakkın tasarruf adıyla ertelendiğini söyler bize. Sorumuz açık. 2027 bütçesi halkın bütçesi mi olacak yoksa halkın ürettiği kaynaklar yine halkın ihtiyaçları dışında mı harcanacak? Yıllardır bu ülkenin yurttaşlarına ‘Sabredin’ deniyor. İşçiye, emekçiye, emekliye sabret deniyor. Gence geleceğini bekle, çocuğa çocukluğunu unut, çiftçiye üret ama kazanma, kadına bakım emeğini üstlen, yoksullukla tek başına savaş deniliyor. Bu sabrın karşılığı ne? Refah ne zaman gelecek? 2027 bütçesi bu soruların yanıtını vermek zorundadır. Bir anne dedi ki: ‘Çocuklarımızın tırnakları kırılıyor, dengeli beslenemedikleri için. Endokrin hekimine götürmem gerekiyor ama hastaneden randevu alamıyorum.’ Başka bir kadın emekçi, ‘Tek bir ineğim bana yeterdi ama yemini alamadığım için sattım’ dedi. Bir yurttaş ekonomiyi şöyle özetledi: ‘Bizi mercimekle kandırmayın. Üç tarafı denizlerle çevrili bu ülkede balık yemek istiyoruz.’ 86 sayfalık sunum kitapçığında yoksulluk kelimesi hiç geçmiyor Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı. Özellikle taradık. Yanlışlıkla bile yazılmamış. Demokrasi buharlaşmış, sosyal devlet unutulmuş, hukuk iki kez geçiyor” ifadelerini kullandı.   ‘Hesap emekçiye kesiliyor’   Bütçenin toplam 27 trilyon 276 milyar TL, gelirlerin ise 23 trilyon 408 milyar TL olduğunu aktaran Meral Danış Beştaş, “Net vergi gelirleri hedefi 19 trilyon 906 milyar lira. Bu vergiyi kim ödüyor? Yoksullar mı yoksa serveti çok daha yüksek olanlar mı? Vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 60'ı KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerden geliyor. Gelir vergisinin büyük bölümü maaşlardan kesiliyor. 2027'de gelir vergisi yüzde 57, kurumlar vergisi yüzde 38 artıyor. Hesap emekçiye kesiliyor. İndirim kuponları ise sermayeye dağıtılıyor. Vergi adaleti herkesin aynı miktarı ödemesi değil, ödeme gücü oranında sorumluluk almasıdır. Adaletsizlik diz boyu. O sofrada yiyenler adisyonu halka kesiyor. Sofranın başköşesinde faiz oturuyor. Hemen ardından savunma ve iç güvenlik geliyor. 3 trilyon 454 milyar lira. Bu tutar Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2 trilyon 459 milyar liralık bütçesinden de merkezi yönetim bütçesinden sağlığa ayrılan 2 trilyon 134 milyar liradan da büyük. Sosyal yardımlar yüzde 46 artıyor ve bununla övünülüyor. Oysa 18 milyon yurttaşın muhtaç olması övünç değil, sofraya oturamayanların sayısıdır ve bir utanç vesikasıdır" dedi.   ‘Kadın yoksulluğu ve şiddet birbirinden bağımsız değil’   Kadın yoksulluğu, işsizlik ve kadına yönelik şiddete dikkat çeken Meral Danış Beştaş, “Çalışıp yoksulluktan kurtulamayan insanlar varsa sorun ücrette değil, ekonomik düzenin, iktidarın tercihlerindedir. Kadın yoksulluğu, kadın işsizliği, kadına yönelik şiddet birbirinden bağımsız değildir. Hepsi kadının ekonomik özgürlüğünü sınırlayan, bakım emeğini görünmez kılan düzenin sonucudur. Başka bir bütçe mümkün” dedi. En düşük emekli aylığının ve asgari ücretin yükseltilmesi, vergi dilimlerinin emekçiler lehine güncellenmesi ve EYT mağduriyetlerinin giderilmesi çağrısında bulunan Meral Danış Beştaş, “Şiddetle mücadeleye yeterli kaynak ayrılsın. İstanbul Sözleşmesi'ne dönülsün. Ev emekçisi kadınların sosyal güvenlik primleri bütçeden ödensin. Her mahalleye parasız kreş açılsın. Çocuk yoksulluğuna karşı temel gelir güvencesi sağlansın. MESEM'lerde kurulan sömürü düzenine bir an önce son verilsin. Çocuklara çocukluklarını vermekle mükellefiz” diye belirtti.    ‘Bütçede barış yok, demokrasi yok, hukuk yok’   Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin 2027 yılı bütçesinin temel önceliği olması gerektiğini söyleyen Meral Danış Beştaş, “Müzakere masasında değil sadece, Barış ve Demokratik Toplum Süreci bütçede de karşılığını bulmalı. Toplumsal barışa, eşit yurttaşlığa, demokratikleşmeye yatırım yapılmalı. Ama bu bütçede savaşa, iç güvenliğe, savunmaya ayrılan bütçe çok büyük bir çelişkiyi ve açığı ifade ediyor. Biz ne yapıyoruz? İki yıldır her yerde sokak sokak, il il, mahalle mahalle Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni anlatarak inşa etmeye çalışıyoruz. Halkın güvenini ve desteğini sağlamak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Ama önümüze öyle bir bütçe çıktı ki barış yok, demokrasi yok, hukuk yok. Yoksulluk yok, adalet yok. Bunlar birbirini tamamlayan olgulardır ve bunun olmaması asla kabul edilebilir, izah edilebilir bir tablonun parçası olamaz. Biz barışın bütçesi yerine savunmanın, çatışmanın, güvenliğin bütçesini yapıyorsak bunun karşılığında sorulacak sorulara verilecek yanıtları bulamıyoruz. Varsa sizin bir yanıtınız bunu bize de anlatın. Biz bütçeyi bir avuç ayrıcalıklının değil, toplumun ortak ihtiyaçlarına göre yapmamız gerektiğini söylüyoruz. Savaşta değil barışta, ayrıcalıkta değil adalette, sermayenin sınırsız kazancında değil emeğin hakkını almasında, yoksullukta değil refahta ısrar edelim” ifadelerini kullandı.