Tanrıçalıktan günümüze kofi geleneği 2026-11-03 09:06:04   Gülistan Gülmüş    SEMSÛR – Semsûr’da kadınların geleneksel giyiminin önemli parçalarından biri olan ve toplumsal rollerini de simgeleyen kofi, yeni kuşaklarla birlikte giderek terk ediliyor.    Semsûr’da (Adıyaman) yüzyıllardır kullanılan geleneksel kadın başlığı kofi, kumaş, metal süslemeler, boncuklar ve çeşitli bağlardan oluşuyor. Yörelere göre farklı biçimlerde hazırlanan kofi, hem kadınların giyim tarzını hem de toplum içindeki konumunu yansıtıyor. Kadınların nişanlı, evli ya da çocuk sahibi olmalarına göre başlığa eklenen aksesuarlar ve bağlama biçimleri değişebiliyor. Bu yönüyle kofi, bir yandan kültürel kimliğin ve kadınların kuşaklar boyunca taşıdığı geleneklerin simgesi olurken, diğer yandan kadınlara biçilen toplumsal rollerin de görünür bir göstergesi haline geliyor.   Tanrıça Thea’dan günümüze   Kofi geleneğinin kökenine ilişkin anlatılar, Kommagene Krallığı dönemine kadar uzanıyor. Rivayetlere göre Kommagene Kralı Antiochos, annesi Laodike’ye “Tanrıça” anlamına gelen Thea unvanını vererek Nemrut Dağı’nda tanrılar arasında heykelini yaptırdı. Laodike’nin heykelindeki başlığın, bugün Semsûr’da kullanılan kofiyle benzerlik taşıdığı belirtiliyor. Ancak bu benzerliğin kofinin doğrudan o dönemden günümüze aktarıldığını kanıtlayan tarihsel bir veri olup olmadığı netlik taşımıyor.   Kültürel mirastan toplumsal rollere   Kadınların yaşamlarının farklı dönemlerinde kullandıkları kofi, zamanla toplum içindeki konumlarını gösteren bir simgeye dönüştü. Bazı yöresel uygulamalarda kadınlar nişanlandıklarında veya evlendiklerinde kofilerine “taç” adı verilen metal bir aksesuar eklerken, çocuk sahibi olduklarında başlığın bağlanma biçimi de değişiyor. Böylece kofi, kadınların yaşamındaki değişimlerin dışarıdan anlaşılmasını sağlayan bir işaret niteliği kazanıyor.   Ancak kuşaktan kuşağa aktarılan bu gelenek, kadınların giyimlerine yönelik toplumsal beklentileri de beraberinde getiriyor. Kimi kadınlar kofiyi kültürel kimliklerinin bir parçası olarak görüp yaşatmak isterken, kimileri ise alışkanlık ve toplumun bakış açısından dolayı kullanmayı sürdürüyor.   Değişen yaşam koşulları ve yeni kuşakların farklı giyim tercihleriyle birlikte kofi geleneği de giderek terk ediliyor. Semsur’un Bulam köyünde yaşayan ve yaklaşık yarım asırdır kofi takan Zekiye Ocak ile Zelxe Uzun, bu geleneğe ilişkin farklı yaklaşımlarını JINNEWS’e anlattı.   ‘Yaklaşık 60 yıldır takıyorum’   Henüz 14 yaşındayken evlendiğini ve o tarihten itibaren kofi takmaya başladığını belirten yaklaşık 80 yaşındaki Zekiye Ocak, bu geleneği yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Kofiyi çıkarmanın geçmişte ayıp karşılandığını ifade eden Zekiye Ocak, “14 yaşlarında evlendiğim zaman bu kofiyi başıma taktım ve bir daha da indirmedim. Bu çok eskiye dayanan bir kültür. Şimdi de yaşlanmışız ve indirmiyoruz. Artık bunu çıkarmayı ayıp olarak görüyoruz. Yaklaşık 60 yıldır takıyorum. Artık başımda kofiyi hissetmiyorum, alışmışım. Eskiden beri gelenektir” dedi.   ‘Ömrüm yettiğince takmaya devam edeceğim’   Yeni kuşakların kofi geleneğini sürdürmediğini söyleyen Zekiye Ocak, başlığın ağır olmasına rağmen kullanmaya devam edeceğini belirtti. Geleneğin kaybolmasını istemediğini dile getiren Zekiye Ocak, “Ağır ama ömrüm yettiğince takmaya devam edeceğim. Eskiden kadınlar bu kültüre sahip çıkıyordu ancak şimdiki gençler sahiplenmiyor, takmıyorlar. Ben bu kültürü sürdürmeye devam edeceğim. Gençler de buna sahip çıksa iyi olur. Altındaki ip, kofinin düşmemesini sağlıyor” diye konuştu.   'Eskiden çok yaygındı'   Yaklaşık 50 yıldır kofi kullanan Zelxe Uzun ise Zekiye Ocak’tan farklı olarak geleneğin sürdürülmesini gerekli görmüyor. Geçmişte kadınların toplumsal beklentiler nedeniyle kofi taktıklarını anlatan Zelxe Uzun, bugün bu geleneğin terk edilmesini olumlu karşılıyor. Kofinin geçmişte kadınların giyiminin önemli bir parçası olduğunu belirten Zelxe Uzun, “50 yıldır bu kofiyi takıyorum. Eskiden bu kıyafetler çok yaygındı. Bu bir adetti, ‘Bunları başlarına taksınlar’ diyorlardı. Şimdi başında kofi olan çok az kadın var” dedi.   'Kofi geleneği azaldı'   Kofiyi kullanmaya devam etmesinin nedenini alışkanlık olduğunu söyleyen Zelxe Uzun, başlığın kadınların medeni durumlarına göre değiştiğini anlattı. Zelxe Uzun, “Ben hâlâ takıyorum çünkü eskiden beri kullanıyorum. Artık kimse takmıyor. Başımda bulunan bu kısma taç deniliyor. Eskiden kadınlar nişanlandığında bunu takarlardı. Zamanla kofi geleneği azaldı, kadınlar eşarp takmaya başladı. Artık eşarp da takmıyorlar”  diye belirtti.