İki kentte 25 Kasım startı: Mücadeleyi büyütelim 2026-11-07 13:14:38 HABER MERKEZİ - TJA, Mêrdîn ve Erzirom'da 25 Kasım etkinliklerinin startını verdi. Etkinliklerde erkek egemen şiddete ve özel savaş politikalarına karşı örgütlü mücadelenin büyütülmesi gerektiği vurgulandı.    Tevgera Jinên Azad (TJA), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında “Öz güç ve özgür iradeyle şimdi kadın zamanı” şiarıyla eylem ve etkinliklerini sürdürüyor. Mêrdîn'in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde uyuşturucu kullanımına ve madde bağımlılığına karşı broşür dağıtan kadınlar, Erzirom'un Qereyazî (Karayazı) ilçesinde ise yürüyüş düzenledi.    Mêrdîn   TJA'nın Qoser'de düzenlediği programa, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin kadın temsilcileri katıldı. Atatürk Mahallesi'nde bir araya gelen kadınlar, üzerlerinde “Jin, jiyan, azadî” yazılı önlüklerle broşür dağıtımı öncesinde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı TJA aktivisti Medine Aksu okudu.   ’25 Kasım’ı mücadele kararlılığımızla karşılıyoruz’   TJA olarak 25 Kasım kapsamında gerçekleştirecekleri eylem ve etkinliklerin startını vermek için bir araya geldiklerini belirten Medine Aksu, “Bugünü, Mirabal kardeşleri ve erkek egemen sistem tarafından katledilen tüm kadınları anarak, her türlü şiddete karşı mücadele kararlılığımızla karşılıyoruz. Biliyoruz ki birçok kadın katliamının arkasında erkek egemen şiddet, egemen zihniyet ve katilleri cezasız bırakan mekanizmalar bulunmaktadır. Kadınlara yönelik şiddet, bireysel bir sorun değil, sistematik ve politik bir sorundur. Ülkemizde egemen kapitalist sistem, farklı yöntemlerle gençleri ve kadınları ahlaki ve toplumsal değerlerin dışına iten bir ağın içine sürüklüyor. Umutsuzluğu, bilinçsizleştirmeyi, uyuşturucu kullanımını ve insanlık dışı yaşam biçimlerini özel savaş araçlarıyla yaygınlaştırıyor. Bu durum yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumumuzun geleceğini tehlikeye atan toplumsal ve siyasal bir sorundur” dedi.     ‘Mücadelemiz kesintisiz devam edecek’   Medine Aksu devamında şu ifadelere yer verdi: “Bizler, gençlerin değişimin, kadınların inşanın, toplumun ise özgürlüğün gücü olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle bu yıkıcı politikalara karşı sessiz kalmamalıyız. Bilinçlendirme, eğitim, kültür, sanat, dil ve toplumsal örgütlenme yoluyla bilinçsizleştirmeye, uyuşturucuya ve özel savaşın tüm araçlarına karşı mücadelemizi büyüteceğiz. Gençleri bilinçsizleştirme ağından, kadınları baskılardan ve toplumumuzu yıkımdan koruyacağız. Özgür, bilinçli, sağlıklı ve kendi değerlerine sahip çıkan bir toplum için mücadelemiz kesintisiz devam edecektir. Mücadelemizle kadınlar örgütlenecek ve özgürleşecek, gençler güçlenecek, toplum özgürleşecektir!”   Açıklama, alkışlar, sloganlar ve zılgıtlarla sona erdi. Ardından kadınlar, uyuşturucu kullanımına ve madde bağımlılığına karşı mücadeleye dikkat çeken broşürleri mahallede dağıttı.    Broşür dağıtımı sırasında sık sık “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı.   Erzirom   Tevgera Jinên Azad (TJA), Erzirom'un Qereyazî (Karayazı) ilçesinde düzenlediği yürüyüşle 25 Kasım etkinliklerinin startını verdi. Yürüyüşte, “Bi hêza cewherî û bi vîna azad niha dema jinê ye / Öz güç ve özgür iradeyle şimdi kadın zamanı” yazılı pankart ile “Bijî tekoşîna jinan”, “Niha dema azadî ye” ve “Jin jiyan e, jiyanê nekuje” yazılı dövizler taşındı. Kadınlar, yürüyüş boyunca sık sık “Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganları attı. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamayı kadınlar adına Tülin Sümbül okudu.   ‘Demokratik toplum kadınların öncülüğünde inşa edilecek’   Erkek egemen sistemin şiddet ve kırım politikalarına karşı mücadelede kararlı olduklarını belirten Tülin Sümbül, barışın ve demokratik toplumun inşasının kadınların şiddetsiz yaşam talebiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'na dikkat çeken Tülin Sümbül, “Demokratik toplumun sosyalist kadınların öncülüğünde ve özgür Önderlikle inşa edileceğinin mücadele sözünü veriyoruz” dedi.   Erkek egemen sistemin tarihsel olarak kadınlara yönelik şiddeti kurumsallaştırdığını belirten Tülin Sümbül, “Gelişen şiddet, tecavüz, kapatma kültürü toplumsal sorunların da kaynağı oldu. İnşa edilmiş mevcut erkeklik vahşi bir katilin zihniyet yapılanmasını oluşturdu. Bu katil, kastik bir şekilde kendini kurumsallaştırdı; politikalarıyla kadınları yaşamdan koparmak istedi” ifadelerini kullandı.     ‘Erkek egemen yargı failleri koruyor’   Kadınlara yönelik şiddet dosyalarında cezasızlık politikalarının sürdüğünü belirten Tülin Sümbül, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarına dikkat çekti. Gülistan Doku'nun akıbetinin hâlâ açıklanmadığını, Rojin Kabaiş'in ölümünün ise aydınlatılmadığını belirten Tülin Sümbül, yargının kadınlara yönelik suçlarda failleri koruyan kararlar verdiğini söyledi. İpek Er'e cinsel saldırıda bulunmakla suçlanan Musa Orhan'ın intihara yönlendirme suçundan beraat etmesine de tepki gösteren Tülin Sümbül, Sewreg'de (Siverek) kaçırılarak zorla evlendirilmek istenen genç bir kadının davasında mahkeme heyetinin tutumunu eleştirdi.   ‘Özel savaş politikaları sürüyor’   Kürdistan'da özel savaş politikalarının sistematik biçimde sürdürüldüğünü ifade eden Tülin Sümbül, uyuşturucu kullanımının yaygınlaştırılması ve gençlerin fuhşa sürüklenmesinin toplumsal yapıyı hedef aldığını savundu. Tülin Sümbül, “Kadim Kürdistan coğrafyasında Kürt kadınlar olarak yaşamı birlikte sürdürmenin formüllerini her zaman yarattık, ortak acılar karşısında kendimizi hep yeniden doğurduk. Birlikte doymanın, birlikte üretmenin, birlikte direnmenin formüllerini komünal yaşam köklerimizden aldık. Bugün de bütün şiddet politikalarına rağmen o köklerin üzerine yükseliyoruz” dedi.   Özgür bir gelecek ve şiddetsiz bir dünya için mücadeleyi büyüteceklerini belirten Tülin Sümbül, tüm kadınları kadın özgürlükçü demokratik toplumun inşası için mücadele etmeye çağırdı.   Açıklamanın ardından kadınlar, “Jinwar” belgeselini izledi. Program, belgesel gösteriminin ardından sona erdi.