‘Kürtçenin statüsü tanınmadan demokratik barış inşa edilemez’ 2026-11-08 09:05:26   AMED - Amed’de düzenlenen edebiyat ve barış konferansında konuşan Kürt büyükelçisi Berivan Doski, Kürt halkının dilinin ve kimliğinin tanınmasının demokratik barışın temel koşullarından biri olduğunu belirterek, aydınlara sürecin toplumsallaştırılmasında sorumluluk alma çağrısı yaptı.   Amed’de Uluslararası PEN, Navenda PENa Kurd, Büyükşehir, Sûr, Yenişehir, Rezan (Bağlar) ve Peyas (Kayapınar) belediyeleri tarafından iki günlük “Barış ve Eşitlik Süreçlerinde Uzlaşma, Barış ve Eşitlikte Edebiyatın, Dilin ve Aydınların Rolü” konferansı düzenlendi. Ali Emiri Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa, iki gün boyunca sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, yazarlar, şairler, akademisyenler ile çok sayıda kişi katıldı.   Konferansta, “Dilin kültür ve sanat için önemi ve süreçte aydınların rolü” gibi konular tartışılırken, Kürt büyükelçisi Berivan Doski, süreçte aydınların ve yazarların üzerine düşen sorumluluğun büyük olduğuna dikkat çekti.   ‘Aydınlar barışın köprüsünü kurmalı’   Devam eden sürecin ortak bir zeminde tanımlanması ve barışın toplumsallaşması için aydınların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Berivan Doski, “Bu konferans edebiyat ve barış için gerçekleştiriliyor. Konferansın temel amaçlarından biri, bugün devam eden sürece ortak bir isim bulma çabasıdır. Kürtler süreci bir isimle tanımlarken, devlet başka bir isim koyuyor. Bu noktada aydınların bir araya gelerek köprü görevi üstlenmesi gerekiyor. Çünkü aydınlar savaşın değil, barışın köprülerini kurar. Bu nedenle bu konferans oldukça önemli. Burada kurulan birlikteliğin, bundan sonra barış için atılacak daha güçlü adımlara vesile olmasını umuyoruz. Konferansta tartıştığımız önemli başlıklardan biri de anadil oldu. Dilimiz kimliğimizdir ve bu nedenle dilimizi korumak büyük önem taşıyor. Ancak dilimizi yalnızca korumamız yeterli değil, aynı zamanda resmi dil statüsüne kavuşması gerekiyor. Bununla birlikte resmi statü de tek başına yeterli değildir. Dil aile içinde konuşulmadığı zaman kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Her aile aynı zamanda bir dil kurumudur. Kürtçe konuşan her genç, dilimizin geleceğine yeni bir kapı açıyor. Bu nedenle ailelerin de çocuklarıyla Kürtçe konuşması gerekiyor” dedi.   ‘Kürtçenin statüsü için aydınlar ortaklaşmalı’   Berivan Doski, Kürtçenin tarihsel mücadeleyle bugüne taşındığını ancak yalnızca yaşatılmasının yeterli olmadığını söyleyerek, “Dilimiz büyük mücadelelerden geçti. İnsanlık oluştu, devletler kuruldu, savaşlar yaşandı ancak dilimiz kalbimizde, ağıtlarımızda ve ezgilerimizde yaşamaya devam etti. Bu bizim için bir onurdur. Fakat dilimizin yalnızca yaşaması yeterli değil, aynı zamanda bu dilde üretim yapmamız gerekiyor. Konferansın temel amaçlarından biri de Kürtçenin resmi dil olması mücadelesine destek sunmak ve bu konuda bir köprü oluşturmaktır. Belki de bu amaç doğrultusunda başka hiçbir girişim, aydınların ortaklaşarak kuracağı bu köprü kadar etkili olmayacaktır. Birlik ve beraberlik yalnızca bir masa etrafında oturmakla sağlanmaz. Bazen sokaklarda, bazen dersliklerde, bazen de bu tür konferanslarda bir araya gelerek ortaklaşabiliriz. Aydınların kurduğu bu birlikteliği halka taşımak ve toplumsallaştırmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.   ‘Kürtçenin statüsü tanınmadan barıştan söz edilemez’   Kürtçenin halkın kimliğinin ve varlığının temel unsuru olduğunun altını çizen Berivan Doski, “Biz Kürtler, ‘Dilimiz kimliğimizdir’ diyoruz. Dilimizi özgürce konuşamadığımız bir ortamda diğer meseleleri nasıl özgürce konuşabiliriz? Dilimiz sayesinde var oluyoruz. Anadil, coğrafyadan ve siyasetten önce var olan bir gerçekliktir. Biz dünyayı ilk kez bu dille anlamış, duymuş ve tanımışız. Düşüncelerimizin önemli bir bölümü bu dil içerisinde şekilleniyor. Bir halkın kimliği ve dili yok sayıldığı sürece barıştan ve birliktelikten söz edemeyiz. Dilimiz, kimliğimizin en temel unsurlarından biridir. Yıllardır büyük bir mücadele veren Kürtçe, yalnızca geçmişten kalan bir hatıra dili değildir. Dünyaya kültürel ve düşünsel zenginlik katan bir dildir. Bu nedenle Kürtçenin resmi dil olması bizim için büyük önem taşıyor. Dilimizin resmi statüye kavuşması, hem korunması hem de gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir adım olacaktır. Bunun aynı zamanda gelecekte kurulacak barışa da katkı sunacağına inanıyoruz” diye belirtti.   ‘Aydınlar ortaklaşmalı, barış toplumsallaşmalı’   Berivan Doski, aydınların barışın inşasında önemli bir misyon üstlendiğini belirterek, “Aydınların rolü ve misyonu, bir araya gelerek bu köprüyü kurmak, birbirini anlamak ve ortaya çıkan ortaklaşmayı halka ulaştırmaktır. Belki zamanla bu birliktelik siyasete de yansıyacak ve barışın inşasına katkı sunacaktır” şeklinde konuştu.