Yerel Yönetimler Kadın Konferansı: Eşbaşkanlık demokratik bir sistemdir
- 10:25 6 Haziran 2026
- Güncel
AMED - Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Konferansı başladı. Konferansta kadınların yerel yönetimlerdeki rolü, demokratik toplum inşası ve eşbaşkanlık sistemi üzerinden konuşmalar yapılarak, kadın özgürlüğünün toplumsal dönüşümün temel unsuru olduğu belirtildi.
Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, "Kadın İradesiyle Komünleşiyor, Yerel Yönetimlerle Özgür Toplumu Örüyoruz" şiarıyla Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Konferansı'nı Ali Emiri Konferans Salonu'nda gerçekleştiriyor. Çok sayıda kadın siyasetçinin katıldığı konferansta giyilen kıras u fistanlar dikkat çekti.
Saygı duruşu ile başlayan konferans açılış konuşmasının ardından Demokratik Yerel Yönetimlerin dünü ve bugününü konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı.
Divan oluşumunun ardından konuşan Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği (GABB) Eşbaşkanı Neslihan Şedal, konferansın tarihi sürece denk gelmesinin önemli olduğunu belirtti. Tarihten bu yana inşanın her zaman kadınlar öncülüğünde yapıldığını belirten Neslihan Şedal, “Bizler tüm alanlarda olduğu gibi yerel yönetimlerde de demokratik, ekolojik ve kadın özgürlüğü paradigması kapsamında toplumda varız. Özgür kentler bu bilinçle sağlanabilir diyoruz. Bizlerde bu inançla konferansımızı gerçekleştireceğiz” dedi.
Yerel yönetimlerin son 2 yıllık sürecini konferansta değerlendireceklerini söyleyen Neslihan Şedal, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine uygun komünal bir çalışma yürüteceklerini söyledi. Neslihan Şedal, konferansın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne vesile olması temennisinde bulundu.
'Belediyecilik dünyayı değiştirme hareketidir'
Ardından konuşan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar da "Yerel yönetimlerin sadece hizmet olmadığını, barışın, kadınların özgürlüğünün, demokratik cumhuriyetin ve geleceğin nasıl inşa edildiği zeminlerdir. O yüzden yerel yönetimlerin hepsi devletin erkek şiddeti ile karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Sayın Öcalan’ın 90’lı yıllardan beri ‘Kürt sorunu çözülürse demokrasi ile ilgili sorunu hep birlikte çözeriz’ söylemi ve yine ‘Kadın sorunu Kürt sorunundan daha ağırdır’ söylemi kadın mücadelesinin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Yine Sayın Öcalan, ‘Belediyecilik dünyayı değiştirme hareketidir’ dedi. Niye bunu söyledi. Yerel yönetimler dediğimiz şey ulus devletlerin ve iktidarların toplumun görülmez, köleleştiği alanlarda müdahale zeminidir aynı zamanda. Biz yerel yönetimler aracılığıyla demokratik cumhuriyeti, özgür geleceği inşa edebileceğimiz kadınlarla bir aradayız” diye belirti.
'Eşbaşkanlık demokratik bir sistemdir'
Yerel yönetimlerle ulus devletin tekçi anlayışına, eşbaşkanlık sistemi gibi sistemlerle mücadele edebildiklerini söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Eşbaşkanlık sadece kadınlara koltuğun tahsis edilmesi değildir. Eşbaşkanlık siyasetin demokratikleşmesidir. Erkek akla karşı demokratik çoğulcu aklı hayata geçirmektir. Eşbaşkanlık bugün kayyımla, mutlak butlanla bizi cendereye alan siyaseti kadınlar öncülüğünde yeniden kurmaktır.
Komünler
Buradaki kritik cümle komündür. Komün dediğimiz şey bu kimlikle kollektif aklı, kollektif işleyişi, kollektif siyaseti harekete geçirmek demektir. Yeni dönemde en atılması gereken adımlardan birisi kadın özgürlükçü perspektifle hareket etmektir. ‘Kadınların gerçek tarihi tüm toplumun komünal tarihidir’ der Sayın Öcalan, kadınların mücadele tarihine baktığımızda en temel şey komünal olunması ve bunun kadınlar öncülüğünde kurulmasıdır. Kayyım gölgesinden alnı ak çıkan kadınlar olarak bir aradayız. Çok ibretlik bir örnek var. Dêrsim’de Tuncay Sonel denilen kayyımın, devlet ile birlikte faili olmuştur. Kayyım nedir denildiğinden bundan sonra Gülistan ile birlikte kadın özgürlüğüne set konulmaya çalışan erkeklerin de erkek devletinde çeteciliğidir diyeceğiz” şeklinde konuştu.
Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Yereli olmayanın geneli de olmaz. Türkiye’de siyaset artık zamanın ruhuna uygun politikalarla baş başa kaldı. Biz bunu Kürt kadın özgürlüğünden, Kürt hareketinin özgürlüğünden azade ele alabilir miyiz? Bakur’da Başur’da, Rojhilat’ta Bakur’da yeni bir dünyaya öncülük eden çok güçlü kadın mücadelesi var. İran’daki idamlar, Rojava’daki DAİŞ saldırıları, Türkiye’deki erkek egemen akıl; en çokta kadınların öncülük edeceği bu sisteme izin vermeme meselesidir” ifadelerini kullandı.
Rahmi Koç'a tepki
Rahmi Koç’un Kürt kadınlarını hedef alan söylemlerine de tepki gösteren Çiğdem Kılıçgün Uçar, şunları söyledi: “Rahmi Koç aslında o fıkra ile kendini anlattı. İnsanın feraset, bilgi fakiri olması bizim hangi sistemle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bizden sonraki hiçbir kuşağın, hiçbir şiddete maruz kalmaması için mücadele edeceğiz.
Sözümüzü en güçlü kuracağımız konferanslardan biridir bu konferans. Bu mücadele erkek aklına karşı demokratik, ekolojik, kadın paradigmasının hayat bulmasıdır. Kök eşitsizliğe karşı en yerelden mücadeledir. Çok tarihi bir görevle karşı karşıyayız. 27 Şubat çağrısını tamamına erdirmek, yaşanabilir bir dünyada Jin jiyan azadî’nin mücadelesini vermeliyiz. Barış ve özgürlük hep birlikte bizim emeğimizle hayat bulsun.”
Konferans basına kapalı devam ediyor.







