NADA'dan Bahar Kuşad Ali açıklaması
- 14:43 17 Temmuz 2026
- Dünya
HABER MERKEZİ - NADA, Kürt kadın hakları savunucusu Bahar Kuşad Ali Kadir'in gözaltına alınmasına tepki göstererek, bu durumun düşünce ve ifade özgürlüğünün korunması konusunda ciddi kaygılar oluşturduğunu belirtti.
Ortadoğu ve Kuzey Afrika Demokratik Kadın Koalisyonu (NADA), Kürt kadın hakları savunucusu ve "Eme" adlı kuruluşun başkanı Bahar Kuşad Ali Kadir'e yönelik hukuki süreç nedeniyle yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Bahar Kuşad Ali Kadir hakkında bir televizyon programında yaptığı ve Kürdistan Bölgesel Parlamentosu tarafından çıkarılan bir yasal düzenlemeyi savunduğu ifadeleri nedeniyle yapılan şikayet sonrası hukuki süreç başlatıldığı hatırlatıldı. Açıklamada, Bahar Kuşad Ali Kadir'e tam destek verilirken, yıllardır kadın haklarının savunulması, şiddet ve ayrımcılıkla mücadele edilmesi, adalet, eşitlik ve insan hakları değerlerinin güçlendirilmesi için çalışmalar yürüttüğü ifade edildi.
Açıklamada, Bahar Kuşad Ali Kadir'in gözaltına alınmasının ve daha sonra kefaletle serbest bırakılmasının, düşünce ve ifade özgürlüğünün korunması konusunda ciddi kaygılar oluşturduğu belirtildi. Açıklamda, bu tür uygulamaların insan hakları savunucuları, araştırmacılar, akademisyenler, gazeteciler ve fikirlerini ifade eden herkes açısından endişe verici bir mesaj taşıdığı kaydedildi.
‘Haklar korunmalı’
NADA, temel ilkenin düşünce, kanaat ve ifade özgürlüğünün insanın temel haklarından biri olması olduğunu ifade ederek, demokratik toplumların korku ve baskı yoluyla değil; diyalog, çoğulculuğa saygı ve bireylerin barışçıl şekilde görüşlerini ifade etme hakkının korunmasıyla inşa edildiği bildirdi.
Açıklamanın devamında, Bahar Kuşad Ali Kadir için özel bir ayrıcalık talep edilmediği, yalnızca ulusal yasalar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan haklarına saygı gösterilmesini, adil yargılanma hakkının korunmasını, onurunun güvence altına alınmasını ve fikir ayrılıklarının cezai bir meseleye dönüştürülmemesinin istendiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, "Özgürlüklerin, çoğulculuğun, hukukun üstünlüğünün ve insan onurunun korunduğu bir Kürdistan" çağrısı yapılarak, kendine güvenen toplumların fikirlerden korkmadığı ve sözlere soruşturmayla değil, diyalog ve hukukla karşılık verdiği kaydedildi.
NADA açıklamasında, Kürdistan Bölgesel Yönetimi yetkililerine ifade özgürlüğünü koruma, yasal düzenlemelerin temel hak ve özgürlükleri sınırlamak için kullanılmasını engelleme ve bu dosyanın gelecekte insan hakları savunucularına karşı kullanılabilecek bir örneğe dönüşmesine izin vermeme çağrısında bulundu.
"Kürdistan'ın çeşitliliği kucaklayan ve düşünce özgürlüğünü koruyan bir yurt mu, yoksa insanların fikirlerini dile getirmekten veya soru sormaktan korktuğu bir toplum mu olmasını istiyoruz?" diye sorulan açıklamada son olarak, kamusal özgürlükleri korumanın yalnızca bir kişiyi savunmak değil, toplumun geleceğini, hukuk devletini ve demokratik değerleri savunmak anlamına geldiği vurgulandı.







