Pirsûs Katliamı'nda sorumlular yargılanmadı, saldırılar sürüyor
- 09:01 19 Temmuz 2026
- Güncel
Elfazi Toral
İSTANBUL – 33 düş yolcusu için 11 yıldır soluksuz bir adalet mücadelesi yürüttüklerini söyleyen SGDF Eş Başkanı Berfin Polat, saldırıda sorumlu olanların yargılanmadığını belirterek, gençliğe ve Rojava'ya yönelik saldırıların sürdüğüne dikkat çekti.
“Beraber savunduk, beraber inşa ediyoruz” şiarıyla kampanya başlatan SGDF'li gençler, topladıkları oyuncak, kitap ve birçok temel ihtiyaç malzemesini Kobanê'ye ulaştırmak üzere 20 Temmuz 2015'te Pirsûs'a (Suruç) doğru yola çıktı. Amara Kültür ve Sanat Merkezi önünde bir araya gelen onlarca genç, yola koyulmak için hazırlandı. Bulundukları yerde yapmak istedikleri basın açıklaması sırasında DAİŞ'e bağlı bir canlı bomba saldırı düzenlendi. Düzenlenen bombalı saldırıda 33 düş yolcusu yaşamını yitirirken, 100'den fazla kişi ise yaralandı.
Yaşamını yitirenler
Saldırıda 33 düş yolcusu; Hatice Ezgi Sadet, Nartan Kılıç, Nazegül Boyraz, Ferdane Kılıç, Aydan Ezgi Salcı, Nazlı Akyürek, Ece Dinç, Büşra Mete, Duygu Tuna, Polen Ünlü, Nuray Koçan, Vatan Budak, Mert Cömert, Koray Çapoğlu, Cebrail Günebakan, Uğur Özkan, Veysel Özdemir, Kasım Deprem, Alper Sapan, Cemil Yıldız, Okan Pirinç, Yunus Emre Şen, Çağdaş Aydın, Alican Vural, Osman Çiçek, Mücahit Erol, Medali Barutçu, Serhat Devrim, Emrullah Akhamur, Murat Yurtgül, Erdal Bozkurt, İsmet Şeker ve Süleyman Aksu katledildi.
Mücadele sürüyor
O günden bu yana hem Kürdistan'da hem de Türkiye'nin dört bir yanında her ayın 20'sinde yaşamını yitirenler için eylem ve etkinlik düzenleniyor. Katliamın üzerinden geçen 11 yıl boyunca, yakınlarını kaybeden aileler ile sosyalist gençlik örgütleri, faillerin yargılanması ve adaletin bir an önce sağlanması için soluksuz bir mücadele yürütüyor.
İstanbul'da “Suruç için adalet, herkes için adalet” şiarıyla bir araya gelen Suruç Aileleri İnisiyatifi ve gençlik örgütleri, tüm baskı, gözaltı ve tutuklamalara rağmen adalet arayışından bir an olsun vazgeçmedi.
Suruç Aileleri İnisiyatifi, Pîrsûs Katliamı'nda yaşamını yitiren 33 sosyalist genç için her ay İstanbul'un Kadıköy ilçesinde bulunan Halitağa Caddesi'nde eylem gerçekleştiriyor. Katliamın 11'inci yıl dönümü yaklaşırken 132'nci hafta eylemini düzenleyecek.
Katliamın 11'inci yıl dönümü dolayısıyla Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) Eşbaşkanı Berfin Polat değerlendirmelerde bulundu.
'Devlet destekliydi'
Suruç Katliamı için yıllardır adalet mücadelesi yürüttüklerini söyleyen Berfin Polat, “Rojava devrimi filizleniyordu. Türkiye'de Gezi Ayaklanması boy veriyordu ve dolayısıyla da açığa çıkan bu iki niteliğin buluşmasını isteyen, Gezi'nin çocuklarıyla Serhildan'ın çocuklarını, devrimin çocuklarıyla buluşturmak isteyen bir fikrin kendisiyle yola çıkmıştık biz. Yani Kobanê özgürleştirildikten sonra dış çeteler tarafından yıkılmış, moloz yığınlarına çevrilmiş bir kent vardı. Böyle devrimci bir görev vardı önümüzde. Kobanê bizim savunduğumuz bir yerdi. 'İnşa etmeliyiz' diyerek yola çıkılan bir yolculuktu bu. IŞİD çetelerinin canlı bombalı saldırısı devlet ve MİT destekli bir saldırıydı” dedi.
Saldırılar sürüyor
Katliamın gerçekleştiği andan bugüne hem Türkiye'de hem de Kürdistan'da yeni bir eşik atlanmış olduğunu vurgulayan Berfin Polat, 11 yıldır bunun sadece bir adalet mücadelesi değil, bir örgütlenme biçimi olduğunu söyledi. Berfin Polat, hâlâ Kobanê ve Rojava devriminin kazanımlarına yönelik saldırıların sürdüğünü belirterek, “Kobanê hâlâ tehdit altında. Kürtçe semboller taşıdığı için üniversite öğrencilerine soruşturmalar açılıyor, tabelalar değiştirilmek isteniyor. Dolayısıyla da bugün Suruç'un çağrısı, dün savunulan devrimin bugün de kazanımlarının korunması çağrısıdır. Biz de her yıl olduğu gibi bu yıl da Suruç çağrısını anlatmaya çalışıyoruz. 11 yıldır mahkeme salonlarında Türkiye'nin denetimindeki kamplarda bu faillerin, bu katliamın sorumlularının ve planlayıcılarının yaşadığını söylüyorduk. Bunların iadelerinin yapılması gerektiğini söylüyorduk. Ancak bu taleplerimiz kabul edilmiyordu. Tam tersine, mahkemeye hakaret ettiği gerekçesiyle ailelerimize cezalar verildi. Şubat ayında bir operasyonla Suruç'un adalet mücadelesini yürüten yüzlerce kişi gözaltına alınıp tutuklanmış oldu. Yani 11 yıldır bir katliamın devamı niteliğinde saldırılar sürüyor” diye belirtti.
'Sorumlular yargılanmalı'
Yıllardır devam eden saldırılara karşı soluksuz bir mücadele sürdürdüklerini dile getiren Berfin Polat, “Bu katliamdan sağ çıkmanın ve aynı zamanda bu katliamın hesabını sormanın, bu topraklarda gelişen bütün adaletsizlikler ve zulümlerle birleşen bir adalet mücadelesi gerekliliğini anlattık. Suruç için adalet, herkes için adalet isteyen herkesle, devletin zulmüne uğrayan ve birçok katliamın muhatabı olanlarla ortak bir paydada buluştuk. 11 yıl boyunca adalet mücadelesi sokaklarda sürdü. Gençlik örgütleri bunun çok önemli bir ayağını oluşturuyor. Çünkü birleşik gençlik mücadelesinin mayası hâline geldi. Suruç aileleri, katile katil dediği için yargılandı. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun mahkemede dinlenmesi, Türkiye'nin denetiminde bulunan kamplarda dosyada adı geçen bütün faillerin Türkiye'ye iadelerinin yapılması talebimiz var. Buna ilişkin yaptığımız tüm başvurularımız reddedildi. 'Öfkeli çocuklar' dediler. 'Bombalar patlamadan engelleyemeyiz' dediler. Bunda sorumluluğu olan, talimatı veren, organize eden bütün yetkililerin tamamının yargılanmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
'Yitirdiklerimizi 20 Temmuz'da anacağız'
Berfin Polat son olarak şunları ifade etti: “20 Temmuz günü yaklaşıyor. Suruç'ta bulunan Amara Bahçesi ve aynı zamanda 11 yıldır her ay istikrarlı ve kararlı bir biçimde Suruç Aileleri İnisiyatifi'nin Halitağa Meydanı'nda gerçekleştirdiği Suruç oturumu var. Bizler de gençler olarak her yıl Kadıköy sokaklarında düş yolcularımızı anıyoruz. 20 Temmuz'da da her sabah olduğu gibi Suruç şehitlerimizin mezarları başında olacağız. Onları anacağız. Ardından da kent merkezlerinde yapılan eylemlerimiz olacak. Kadıköy'de Halitağa'da saat 18.00'de eylemimiz olacak. İzmir'de de aynı şekilde Suruç Aileleri İnisiyatifi'nin oturması olacak. Birçok şehirde eylemlerimiz gerçekleşecek. Amara Kültür Merkezi'nin bahçesinde de olacağız 20 Temmuz sabahı. Adaletsizlik karşısında mücadele eden, adalet arayan, itirazı olan bütün gençleri, bu 20 Temmuz günü mücadele çağrısına karşılık vermeye ve sokaklarda bizimle birlikte adalet mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz.”







