Türkan Aslan Ağaç: Tarafsız izleme kurulları oluşmalı
- 09:01 9 Ağustos 2026
- Güncel
Nazlıcan Nujin Yıldız
İZMİR – "Kök Yasa"ya dair konuşan DEM Parti İzmir Kadın Meclisi Sözcüsü avukat Türkan Aslan Ağaç, çerçeve yasanın sadece bir çerçeve çizdiğini belirterek, “Bunun hayata geçirilmesinin pratikte ne kadar demokratik bir işleyiş sahip olduğunu, çerçeve yasa hayata geçmeye başladığında göreceğiz. Aynı zamanda sürecin ilerleyebilmesi için de tarafsız kurullar oluşturulmalıdır” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi, 5 Ağustos’ta Meclis Başkanlığı’na sunuldu. 12 maddelik “Çerçeve Yasa” taslağı milletvekillerinin imzasına açılarak, kamuoyu ile paylaşıldı. Taslak, Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçerken bir sonraki adım ise Meclis Genel Kurulu’na gelmesi bekleniyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Kadın Meclisi Sözcüsü avukat Türkan Aslan Ağaç, konuya dair değerlendirmelerde bulundu.
Yeni bir başlangıç
Türkan Aslan Ağaç, "Kök Yasa" kanun teklifinin, Türkiye tarihi açısından bir ilk ve önemli olduğunu belirterek, “1921 Anayasasında yerel özerklik noktasında Kürt meselesine ve Kürtlerin tanınmasına, statüsüne dair bir düzenleme vardı. 1924 Anayasası'yla birlikte tamamen başka bir hukuk düzenine geçilmiş oldu ve Kürtlerin statüsüzlüğü üzerine oluşturulan yüz yıllık bir süreç yaşadık. Bunun elli yılında da Türkiye'de çatışmalı bir süreç yaşandı ve bu çatışmada oldukça büyük kayıplar yaşayan bir ülkeyiz. Ancak 27 Şubat 2025 tarihi itibariyle Sayın Öcalan'ın başlatmış olduğu Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile birlikte yeni bir aşamaya gelindiğini söylemek lazım" dedi.
İsyanlar
Türkan Aslan Ağaç, yasanın çatışmalı sürecin hukuki ve siyasal zemin içerisinde çözümünü hedeflediğini söyleyerek, "Bu açıdan da bir ilke imza attığının altını çizmek lazım. Bugüne kadar silahlı çatışmalar ya da isyanlar, Cumhuriyet tarihi boyunca kanla bastırılmıştı. Ancak bu sefer siyasi ve hukuki zemin öngörüyor yasa teklifi. Bu açıdan çok önemli. Süreç itibariyle de tarihsel bir eşiği ifade ediyor" diye belirtti.
Bin kilometrelik yolun ilk adımı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kanun teklifini, bin kilometrelik yolun ilk adımı olarak nitelendirdiğini söyleyen Türkan Aslan Ağaç, “Çerçeve Yasa bir başlangıcı ifade ediyor. Bu açıdan kıymetli. Fakat çerçeve yasanın, kamuoyunun beklentilerine cevap vermekten de bir miktar uzak. Çünkü bir taraf süreci, Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak nitelendirirken, diğer tarafın ise bu süreci 'Terörsüz Türkiye' olarak tanımladığını, aslında dilde kullanılan bu kavramların zihniyeti ve anlayışı ifade etmesi açısından da bir farklılık olduğunu görüyoruz" dedi.
‘Güvenlikçi bakış hakim’
Kanun teklifi metninin, güvenlikçi bakış açısına sahip olduğunu sözlerine ekleyen Türkan Aslan Ağaç, içeriğine dair şu tespitlerde bulundu: “Milli Güvenlik Kurulu'ndan tutun İçişleri Bakanlığı ve diğer güvenlik birimlerinin bu sürecin takipçisi olacağı, tespit ve teyidin bunlar tarafından yapılması gerektiği noktasından düzenlemeler söz konusu. Bu açıdan yasa, aslında bir miktar sıkıntı barındırıyor. Çünkü dünyadaki çözüm süreçlerinde, daha çok tarafsız kurumlardan oluşan izleme kurullarının oluştuğunu biliyoruz. Burada ise yer alan güvenlik birimlerinden oluşan izleme kurullarının ve onların teyit ve tespitiyle, yani yasa kapsamındaki örgüte üye olanlara uygulanacak süreci, onların denetimine terk eden bir noktada. Bunun da içerisinde keyfiyeti de barındıran ve bu açıdan da risk oluşturan bir noktası var. Bunun aslında bağımsız kurullar tarafından izlenmesi, daha hukuki bir zemine oturmuş olurdu."
Denetim mekanizması
Kanun teklifinde yer alan beş ve on yıllık denetim süresinin öngörülmüş olmasına dikkat çeken Türkan Aslan Ağaç, “Hukuk devleti, yasaların ve süreçlerin belirgin bir şekilde öngörülebilir olmasını gerektirir. 5 yıllık ve 10 yıllık süreler oldukça uzun süreler ve kendi içerisinde de riskleri barındıran süreler. Denetim mekanizması açısından da keyfiyete açık olduğunu söylemek mümkün. Sürelerin daha kısa tutulması, kamuoyundaki bütün tartışmalarda bu sürelerin daha kısa süreler olarak düzenlenmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Fakat teklifte 5 yıllık ve 10 yıllık süreler öngörülmüş vaziyette. Bu açıdan hem olumlu tarafları var hem de kendi içerisinde risk barındıran ve olumsuz olarak algılanabilecek yanlarının olduğunu söylemek lazım. Türkiye'nin bir eşikte olduğunu, bir kırılma eşiğinde olduğunu göstermesi açısından da önem arz ediyor" diye belirtti.
Müzakere ve mücadele
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin müzakere ve mücadele ile birlikte yürümesi gerektiğinin altını çizen Türkan Aslan Ağaç, "Bu süreç toplumun kendisine, Türkiye'de yaşayan halkların kendisine bir sorumluluk yüklüyor. Bundan sonraki süreçte daha çok mücadele etmemiz gerektiğini, örgütlenmemiz gerektiğini, asıl hedefin barışın kalıcılaşmasını sağlamak olduğunu, yasa hayata geçtiğinde göreceğiz” ifadelerini kullandı.
'Birleşik mücadele hattı oluşmalı'
Türkan Aslan Ağaç topluma düşen sorumlulukları da hatırlatarak şunları ifade etti: "Bize düşen, toplumsal muhalefeti yükseltmek ve birleşik mücadele hattını oluşturabilmek. Bu sürecin temel öznesi de kadınlardır. Kök Yasa'daki çözüm üretecek güçlerden biri kadın örgütleri olmalı. Bu konuda yasa eksikti. Sadece kadınları değil, hiçbir sivil toplum örgütünü çerçeve yasada görmüyoruz. Bu çözüm sürecine toplumu da özne haline getirip bu sürece dahil etmek lazım.”
'Toplum özne olmalı'
Toplumun özne olmasıyla birlikte kalıcı barışın mümkün olduğunu söyleyen Türkan Aslan Ağaç, “Hiçbir yasanın tek başına bir barış sağlaması mümkün değil. Barışı sağlayacak olan, toplumun kendisi. Kanunlar, yasalar sadece siyasi iradenin kurumsallaşmasını sağlarlar. Fakat bunun hayata geçmesini ve nasıl hayata geçeceğini toplumun kendisi belirler. Bu açıdan da toplumun üzerine, halkların üzerine büyük görevler düşüyor. Çünkü ana hedef devleti demokratikleşmek aynı zamanda da toplumu demokratikleştirmek. Her ikisinin eşzamanlı olarak görülmesi gerekiyor" diye konuştu.







