Riha'da sokağın nabzı: Gittikçe kötüye gidiyoruz!

  • 09:05 5 Ocak 2026
  • Emek/Ekonomi
Gülistan Gülmüş-Evin Çiftçi
 
RIHA - Ekonomik krize ilişkin konuşan kadınlar, daha kötüye gidildiğini belirterek "Şu anki rakamlar çok komik kalıyor, birçok alanda iyileştirilmesi gereken konular var" dedi
 
2026 bütçe görüşmelerinin ardından ilan edilen asgari ücret, emekçilerin artan yoksulluğuna çözüm olmak bir yana, krizin faturasının bir kez daha sabit gelirliye kesildiğini ortaya koydu. Temel ihtiyaçlara erişimin her geçen gün zorlaştığı bir tabloda, asgari ücretin 28 bin lira olarak belirlenmesi; açlık sınırının 40 bin liraya dayandığı koşullarda ekonomik krizin bu yıl daha da derinleşeceğine işaret ediyor. Uzmanlara göre bu tablo yalnızca geçim koşullarını değil, sosyal yaşamı ve aile içi dengeleri de doğrudan etkilerken, Kürdistan ve Türkiye genelinde yurttaşlar artık geleceği değil, günü kurtarmayı konuşur hale geliyor. Ekonomik krizi en çok hissedenlerin başında ise kadınlar ve gençler geliyor. 
 
Rihalılara (Urfa) asgari ücreti nasıl bulduklarına, yaşadıkları ekonomik sorunlarına dair mikrofon uzattık.
 
'Durumumuz vahim, gittikçe kötüye gidiyoruz!'
 
Asgari ücretle okul okumanın zorluklarına değinen lise son sınıf öğrencisi Medine Güldemir, ülkenin gittikçe kötüye gittiğini söyledi. Medine Güldemir, "Ben son sınıf öğrencisiyim, bu yıl sınava hazırlanıyorum. Ekonomik olarak en çok biz öğrenciler etkileniyoruz. Kitap fiyatları, dershane fiyatları, ulaşım karşılamak çok zor. Eğitim sistemi çökmüş durumda. Bir ülkeyi düşürmenin en kolay yönü eğitimi çöktürmektir. Şu anda eğitimin yerle bir olduğunu düşünüyorum. Bahsettiğim şey gelecek nesilleri de baya etkiliyor. Asgari demek en az demek ve burada yaşayan insanlar olarak asgari ücretle geçinemiyoruz. 6 kardeşiz ekonomik olarak çok zorluk çekiyoruz. Asgari ücretle bir öğrenci okutulmuyor. Benim hedefim edebiyat öğretmeni olmaktı fakat öğretmenliğin önü kapalı olduğu için hayallerimden vazgeçtim. Durumumuz çok vahim gittikçe kötüye gidiyoruz" dedi.
 
'Asgari ücretle geçinemiyoruz'
 
İsmini açıklamayan bir kadın da zamlara paralel olarak maaşlara da zam gelmesi gerektiğini söyledi. Devamında, "Her şey çok pahalı, hiç bir şey alınmıyor. Asgari ücretle geçim olmuyor. Fiyatların pahalılığına paralel olarak maaşlarında yükselmesi lazım. Pazara gidince istediğim şeyleri alamıyorum. Sadece sebze alabiliyoruz. Evde bir kumbara yapmıştım elime para geçtikçe içine atıyorum. Kendimce birikim yapmaya çalışıyorum" şeklinde konuştu.
 
'Ekonomik kriz aile içi şiddeti arttırıyor'
 
Asgari ücrete gelen zamdan sonra hala geçinemediklerini söyleyen Zehra Yıldız, "Ben kiracıyım. Asgari ücrete zam gelmesi hiçbir şeyi değiştirmiyor, her şey pahalı. Altın almış başını gidiyor, pazarda uygun bir şey göremiyoruz. Yeni evliyim daha çocuk yok ama tedavi masraflarımız var. Asgari ücrete zam gelmesi bizim için bir şeyi değiştirmedi. Gittikçe fakirleşiyoruz. En ucuz kira 20-25 binden başlıyor. 28 bin hiçbir şeyi değiştirmiyor. İnsanlara, cüzi bir miktarda maaşları olması gerekiyor. Aile başına düşen gelir sayısının artması lazım. Ekonomik kriz aile içi şiddeti arttırıyor" ifadelerini kullandı.
 
'Alamayan çok insan var'
 
Hayat pahalılığına vurgu yapan Zübeyde Çelik ise işsizliğe dikkat çekti. Zübeyde Çelik, "Hayat çok pahalı, hiçbir şeyi karşılayamıyoruz. Eşim rahmetli olduktan sonra 6 çocuğu tek başıma büyütmek zor oldu. Evde 3 çocuğum işsiz. Pazara çıkınca 2-3 tane bir şey alınca 5’ini alamıyoruz. Biz iyi kötü alabiliyoruz ama alamayan çok insan var" dedi.
 
'Yönetimin değişmesi gerekiyor'
 
Ekonomik krizi "Acınacak durumdayız'' şeklinde tanımlayan İpek Armağan, yönetimin değişmesi gerektiğini söyledi. İpek Armağan, "Acınacak durumdayız başka diyecek bir şey bulamıyorum. Ben her şeyi tek parça alıyorum. Daha büyük aileler daha zor durumdalar. Açlık yüzünden kavgalar başlıyor insanlar çileden çıkıyor. Bu sebeple kadınlar da kurban gidiyor. Ülkede bir şeylerin değişebilmesi için; ülkenin yönetiminde genç, dinamik ve aklı başında birisi olması gerekir" ifadelerini kullandı.
 
'Birikim yapmayı bıraktık, ihtiyaçlarımızı karşıladığımıza şükrediyoruz'
 
"Düğmeyi başta yanlış iliklerseniz devamı da öyle gelir" diyen Seray Genik, "Belirlenen asgari ücret miktarının yetersiz olduğunu düşünüyorum. Şartlar gerçekten çok zor. Asgari ücretle hem evin kirasını hem evin masrafını karşılayamıyoruz. Bunun yanında evin faturaları ve çocukların olduğunu düşünün. Tek kelime ile çok zor. Artık birikim yapamıyoruz. Biz gençlik yıllarımızda birikim yapabiliyorduk ama şuan çocuklarımız yapamıyor. Birikim yapmayı bıraktık, ihtiyaçlarımızı karşıladığımıza şükrediyoruz. Belki komik gelebilir ama artık bende her şeyi sayı ile alıyorum. Ekonomik kriz aile içi geçimsizliğe de sebep oluyor. Maddi sıkıntı olunca evde de onun gerginliği yaşanıyor ve bu maalesef şiddetle sonuçlanabiliyor. Asgari ücretin iyileştirilmesi gerekiyor. Şuan ki rakamlar çok komik kalıyor. Birçok alanda iyileştirilmesi gereken konular var. Bunu bir zincirleme gibi düşünebiliriz. Düğmeyi başta yanlış iliklerseniz devamı da öyle gelir" şeklinde konuştu. 
 
'Bu fiyatlara karşı zamlarda olmasın'
 
Pazarda ki fiyatlara karşı zamlara yeter diyen Fatma Kaya ise şunları belirtti: "Pazara gidince sadece ucuz şeyleri alabiliyorum. İyi olanı değil de fiyatı uygun olsun diye kötü olanı alıyorum. İyi bir para verilseydi neden kötüsünü alayım ki? Giderdim iyisini alırdım. Bu fiyatlara karşı zamlarda olmasın. Altın, her şeyin fiyatı uçmuş. 2 kilo meyve alamayacak duruma geldik."
 
 
 

Etiketler:

Okumadan geçme!