Sebahat Tuncel: Barış hepimize kazandıracak
- 21:53 30 Ağustos 2025
- Güncel
ŞIRNEX - Şirnex Emek ve Demokrasi Platformu’nun Cizîr’de düzenlediği “Barış ve Hakikat” panelinde konuşan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne işaret ederek Meclis’te siyaset yapabilmesi gerektiğini vurguladı.
Şirnex Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Cizîr (Cizre) ilçesinde “Barış ve Hakikat” başlıklı bir panel düzenledi. Belediye konferans salonunda gerçekleştirilen panele yoğun katılım sağlandı. Demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başlayan panelin moderatörlüğünü avukat Şivan Sakman üstlendi. Şivan Sakman, açılışta katledilen Amed Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin barışa dair sözlerini okuyarak konuşmasına başladı.
‘Savaş birçok acıya yol açtı’
Panelde konuşan Sosyo-Politik Saha Araştırmaları Merkezi Koordinatörü Yüksel Genç, 1999’da gelen Demokratik Çözüm Grubu içerisinde yer aldığını hatırlatarak, sonrasında yaşanan süreci aktardı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin halkta bazı kaygıların bulunduğunu dile getiren Yüksel Genç, bu duruma dikkat çekti. Yüksel Genç, "Bugüne kadar hiçbir şey boşuna gitmedi. Çekilen hiçbir acı boşa gitmedi. Çok az kazanıyor gözükse ise 1993 yılından bu yana istikrarlı olarak çok şey kazandık. Sayın Öcalan 1993’te çağrı yaparken bir koşul öne sürmeden ‘Barışmak istiyoruz’ demişti. Ancak bu çağrı karşılık bulmadı. Devamında birçok barış girişimi oldu. 1990’lı yıllarda Kürt'ü tanımak istemeyen bir siyasi taban vardı. O dönem barış girişimleri karşılık bulsaydı o kadar insan yaşamını yitirmeyecekti. O adım bir türlü anlaşılamadı. 1999’da lideri esir alınmış örgüt cesur adımlar attı. Biz geldiğimizde askereler ‘gelişimize anlam verin’ demiştik. Biz tutuklandık ve süreç tanınmadı. Savaş birçok acıya yol açtı. Kürtler direnmeye devam etti. Zülüm arttıkça kaybeden zülüm yapan oldu. Bugün kimse Kürt yok diyemiyor. Bu büyük bedellerin sonucudur. İnkar çuvala sığmıyor" diye belirtti.
‘Süreç başka bir boyuta taşındı’
Cizîr’in Kürt özgürlük mücadelesindeki rolüne dikkat çeken Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sebahat Tuncel, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yıllarca bir muhatap arayışında olduğunu ifade etti. Ortadoğu’da yaşanan kaotik sürecin Türkiye’yi yeni bir Kürt-Türk ittifakına yönelttiğini söyleyen Sebahat Tuncel, bu gelişmenin önemine vurgu yaptı. Sebahat Tuncel, şu sözleri kullandı: "Sayın Öcalan devlet tarafından yapılan çağrıya cevap verdi. Bu süreç Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile başka bir boyuta taşındı. Meclis’te kurulan komisyon Sayın Öcalan’ı dinlemeli. Komisyon Meclis’e gidemiyorsa Sayın Öcalan’ın Meclis’e gelme koşulları yaratılmalı. Kürtler üstüne düşeni yaptı, yapıyor, ama devlet ödevini yapmıyor. Kürtlere karşı Suriye’de El Kaide bağlantılı bir örgütün desteklenmesi barış sürecine zarar veriyor. Sokakta bizi gören herkes ‘devlete güven olur mu?’ diye soruyor.”
‘Barış hepimize kazandıracak’
“AKP ile her konuda anlaşma diye bir durum yok” diyen Sebahat Tuncel, şu ifadeleri kullandı: "AKP’nin ideolojisi ile her konuda anlaşmak mümkün değil. Biz demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir paradigma ile sorunlara yaklaşıyoruz. Bunun için ne AKP ne de CHP ile her konuda bir araya gelme durumumuz yok. Onun için Sayın Öcalan 3’üncü yol dedi. Silahların ortadan kalkması noktasından bir görüşme var. Biz kendimiz iktidar olmak istiyor ve Türkiye’yi yönetmek istiyoruz. Silahların devre dışına çıkması bütün sorunları çözmüyor. Özgürlük, dil sorunları orta yerde. Sayın Öcalan mücadelenin yöntemlerini değiştirdi. Barış hepimize kazandıracak, en çok kadınlara kazandıracak. Sürecin devam etmesi noktasından devletin yapması gerekenler var. Hukuki düzenlemelerin başı 'umut hakkı'nın uygulanmasıdır. Sayın Öcalan özgür olmalı. Tecrit henüz kalkmadı. Sürecinin merkezinden yer alan Sayın Öcalan’ın özgür olmaması düşünülemez. Bu Kürtler açısından bir tartışma konusu değil. Fiziki özgürlüğü dahil özgürlük imkanları yaratılmalı ve Devlet Bahçeli’nin dediği gibi Meclis’e gelip siyaset yapabilmesi gerek. Sayın Öcalan’ın paradigması bütün dünya halkları içindir.”
Yüzleşmeye dikkat çekti
Gazeteci Serdar Korucu ise, 30 Ağustos’un Zorla Kaybedilenler Günü olduğuna işaret ederek, Cumartesi Anneleri'nin mücadelesi sayesinden faili meçhullerin son bulduğunu belirtti. Serdar Korucu, gözaltında kaybedilen kişilerin hikayelerini anlatarak, barışın toplumsallaşması için geçmişte yaşananlar ile yüzleşmenin önemli olduğunu sözlerine ekledi.