AP Kürt Çalışma Grubu’ndan AB’ye çağrı

  • 16:54 8 Ocak 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ – Avrupa Parlamentosu Kürt Çalışma Grubu koordinatörleri, Şêxmeqsûd, Eşrefiye ve Benî Zêd mahallelerine yönelik saldırılara dikkat çekerek, Avrupa Birliği’ni Türkiye’ye baskı yapmaya ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile gerçek müzakerelerin önünü açmaya çağırdı. 
 
Avrupa Parlamentosu Kürt Çalışma Grubu koordinatörleri,  Suriye Geçici Hükümeti'ne bağlı çetelerin, Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd  mahallelerine yönelik saldırılarına ilişkin Avrupa Birliği’ne çağrıda bulunduğu bir mektup kaleme aldı. Mektupta, saldırıların durdurulması ve barış müzakerelerinin başlatılması istendi.
 
Mektupta, Suriye’de Beşar Esad’ın düşüşünün ardından barış umutlarının doğduğu, Türkiye’de başlatılan Barşı  ve Demokratik Toplum Süreci’nin, uluslararası gündeme girdiği hatırlatılarak, yeni yıla girilirken hem Suriye’de hem de Türkiye’de barış ihtimallerinin ciddi saldırı altında olduğu vurgulandı. Halep’teki özerk Kürt mahallelerinin kuşatma altına alındığına dikkat çekilen mektupta, sivillerin ağır silahlarla hedef alındığı ifade edildi.
 
AKP’nin PKK’nin fesih kararına rağmen herhangi bir olumlu adım atmadığı kaydedilen mektupta, buna karşın Suriye’deki Kürtlerin silahsızlandırılmasını barışın ön koşulu olarak dayattığı belirtildi.  Mektupta,  Suriye Geçiş Hükümeti’nin ise Alevilere, Dürzilere ve Kürtlere yönelik saldırılarla demokrasiye ve azınlık haklarına yaklaşımını ortaya koyduğu kaydedildi.
 
Avrupa Parlamentosu Kürt Çalışma Grubu koordinatörleri, mektupta şu ifadelere yer verdi:
 
“Bir yılı aşkın bir süre önce dünya, Beşar Esad’ın düşüşünü memnuniyetle karşıladı ve kökenlerine rağmen Ahmed el-Şaraa (el-Colani) ve takipçilerinin nihayetinde Suriye’ye barış getireceğine dair umutlar beslendi. Yaklaşık  bir yıl önce ise Türkiye ile PKK arasında barış ihtimali uluslararası kamuoyunun gündemine girdi.
 
Ancak bu yeni yıla girerken hem Suriye’de hem de Türkiye’de barış umutları koordineli saldırılarla karşı karşıyadır. Suriye Ordusu bayrağı altında hareket eden ve büyük ölçüde Türkiye tarafından finanse edilen savaşçılar, Halep’teki iki özerk ve ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı mahalleyi kuşatma altına almış, sivil alanları ağır silahlarla bombalayarak ölümcül ve kanlı saldırılar gerçekleştirmiştir.
 
Kürtler boyun eğmedi
 
Bu sırada Türk hükümeti, PKK’nin kendini feshetme kararına karşılık henüz hiçbir olumlu adım atmamasına rağmen, Suriye’deki Kürtlerin silahlarını ve özsavunma imkânlarını bırakmadığı ve Suriye Geçiş Hükümeti’ne boyun eğmediği sürece Türkiye’de barışın mümkün olmayacağını ileri sürmektedir. Oysa bu hükümet, Alevilere ve Dürzilere yönelik kanlı saldırılarla ve şimdi de Kürtlere karşı gerçekleştirdiği saldırılarla demokrasiye olan saygısızlığını ve etnik ile dini azınlıklara yönelik küçümseyici yaklaşımını açıkça ortaya koymuştur.
 
Barış için bu denli çaba harcayan herkes, Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşlara devam eden şiddetin sona erdirilmesi ve gerçek barış müzakerelerinin kolaylaştırılması için ellerinden geleni yapmaları çağrısında bulunmaktadır.
 
Müzakereye dikkat çekildi 
 
Avrupa Birliği’ni, bu saldırıları durdurması için Türkiye’ye baskı yapmaya ve bunun yerine Suriye hükümetinin Kürt öncülüğündeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile gerçek müzakerelere girmesine olanak tanımaya çağırıyoruz. Ayrıca üye devletleri, Suriye Geçiş Hükümeti ile ilişkilerinde bu gerçekleri dikkate almaya ve saldırganlık ile etnik ayrımcılığın normalleştirilmesine izin vermemeye çağırıyoruz.”
 
‘Suriye hükümetinden ve uluslararası medya çarpıtıyor’
 
Mektupta ayrıca,  çetelerin Özerk Yönetim ve Demokratik Suriye Güçleri’ne karşı saldırılar yürüttüğü, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinin saldırı altına alındığı, binlerce sivilin yerinden edildiği ve ailelerin kaçırıldığına dair bilgiler paylaşıldı. Asayiş güçlerinin özsavunma kapsamında attığı adımların ise Suriye hükümeti ve bazı uluslararası medya organları tarafından çarpıtıldığı ifade edildi.
 
Avrupa Parlamentosu Kürt Çalışma Grubu koordinatörleri, Suriye ve Türkiye’de sağlanacak bir barışın yalnızca bölge için değil, tüm dünya için olumlu sonuçlar doğuracağını vurguladı.