Barışa İhtiyacım Var Kadın İnsiyatifi: Saldırılar barışla bağdaşmıyor

  • 11:47 8 Ocak 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Halep’in Şêx Meqsud ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılara dair açıklama yapan Barışa İhtiyacım Var Kadın İnsiyatifi, sınır ötesi savaş politikalarına ve Kürtlerin yaşam alanları üzerinden yürütülen pazarlıklara karşı barış çağrısı yaptı.
 
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Halep’e yönelik saldırılara dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada,  Türkiye’de barış söylemleri dillendirilirken Suriye’de Kürtlerin tehdit olarak gösterilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Halep’teki kadim Kürt mahallelerinin hedef alınarak Suriye’nin geleceğine dair pazarlık yürütülmesinin barışla bağdaşmadığı belirtildi.
 
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: 
 
“Aynı günlerde, Amerika, Şam ve İsrail Fransa’da toplantı yapıyor, Orta Doğu’nun geleceğini tartışıyordu. Peki tüm bu iktidar hesaplarının bedelini canıyla kim ödedi? Halep’in Şex Meqsud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan Kürt halkı, ilk olarak da kadınlar ve çocuklar. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) kaynaklarından en az 9 sivilin öldürüldüğünü, 12’si çocuk 60 kişinin yaralandığını okurken, barış bunun neresinde diye sormadan edemiyoruz. Çatışmanın durduğu şeklinde servis edilen haberlerin gerçeği yansıtmadığını görüyoruz. İktidar sahipleri, sivillerin, çocukların canı üzerinden İsrail’le, Amerika’yla coğrafi paylaşım pazarlıkları mı yapıyor, elini mi güçlendiriyor? Sınırın ötesinde, Suriye’de, Kürtlerin yaşadığı mahallelerde halkın canını koz olarak mı kullanıyor.
 
Emperyalizme hayır diyoruz 
 
Biz kadınlar bu pazarlıkların karşısında, barışın yanındayız. Bizim barıştan anladığımız, Halep’teki kadim Kürt mahallelerini rehin alarak Suriye’nin geleceğini dikte etmek değil. Türkiye’de barış derken Suriye’de Kürtleri tehdit olarak algılamak, haklarını ellerinden almak için Amerika’yla pazarlık etmek, küresel güç oyununda en yakınındakini ezmek, barışı bile Kürtlere, ezilenlere hakkını vermemek için bir silaha çevirmek değil. Bugün yanı başımızda, halklara, kadınlara eşitliği hak görmeyen cihatçı güçler, 300 bine yakın sivilin yaşadığı bir bölgeye bombalar yağdırıyor. Bunu yaparken Türkiye’de iktidar sahiplerinin bitmek bilmeyen tehditlerine, küresel güç odaklarının onayına dayanıyor. İnsanları evinden etmeye, nüfusu dizayn etmeye kalkmak, zorunlu göçe zorlamak emperyalist bir girişimdir, insanlık suçudur. Kadınlar olarak bir kez daha bu savaşa, yanı başımızdaki emperyalizme hayır diyoruz. Daha fazla sivil, kadın, çocuğun kaybına, Kürtlerin kadim mahallelerinden sürülmesine, yerinden edilmesine karşı, bombaların bir an önce durması için ses çıkarıyoruz.”