Kadın Koordinasyonu’ndan çağrı: Halep’teki saldırılar soruşturulsun
- 15:21 11 Ocak 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Kadın Koordinasyonu, Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Bênî Zêd mahallelerine yönelik saldırıların kadınları hedef aldığı ve uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiği vurgulandı.
Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Kadın Koordinasyonu, Türkiye’nin desteklediği Suriye geçici hükümetine bağlı çetelerin Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Bênî Zêd mahallelerine yönelik saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
‘Planlı ve destekli bir saldırı’
Açıklamada, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıların şiddetle kınandığı belirtilerek, “Bu saldırılar, Halep’in ayrılmaz bir parçası olan Kürtlerin varlığına karşı Türk devleti tarafından planlanmış ve uluslararası güçler tarafından desteklenmiştir. Aynı zamanda Suriye kıyıları ve Süveyda vilayetinde halka yönelik devam eden ihlaller ve katliamların devamı niteliğindedir” denildi.
‘Kadınlar direnişin ön saflarındaydı’
Kadın Koordinasyonu, saldırılara İŞİD’in de dahil olduğu, mahallelere karşı ağır silahların kullanıldığına dikkat çekti. Açıklamada, İç Güvenlik Güçleri’nin sivilleri korumak amacıyla direniş kararı aldığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:“Kadınlar bu direnişin ön saflarında yer aldı. Kuşatma ve yoğun saldırılara rağmen İç Güvenlik Güçleri 6 gün boyunca direndi ve teslim olmadı. Bu direniş, insanlık ve onur değerleri için verilen mücadelenin anlamını ortaya koymuştur.”
‘Kadınlara yönelik suçlar ortaya çıktı’
Açıklamada, Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı çeteler ile Türk devletinin desteklediği grupların mahallelere girdikten sonra sivillere yönelik suçlar işlediği belirtildi. Kadınlara dönük katliam ve cinsel saldırıların yaşandığı ifade edilirken, İç Güvenlik Güçleri üyesi bir kişinin cenazesine yönelik muamelenin işkence boyutunu gözler önüne serdiği kaydedildi.
‘Bu saldırılar savaş suçudur’
Kadın Koordinasyonu, kadınlara yönelik saldırı ve cinayetlerin uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu ve savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulanarak, “Bu ihlalleri durdurmak için acil önlemler alınmalıdır. Kadınlara karşı işlenen suçlara ilişkin bağımsız ve tarafsız uluslararası soruşturmalar başlatılmalı, tüm ihlaller belgelenmeli ve uluslararası mahkemelere taşınmalıdır. Suça karışan herkes hesap vermelidir” sözlerine yer verildi.







