Şiddet politikalarıyla kuşatılan toplum: Okullar güvensiz alanlara dönüştü
- 09:02 21 Nisan 2026
- Güncel
AMED- Kamu emekçisi Güneş Özel, iktidarın savaş ve kutuplaştırıcı politikalarının toplumsal şiddeti derinleştirdiğini belirterek, okulların dahi güvensiz alanlara dönüştüğünü söyledi. Çocukların şiddet ve suç ortamına sürüklendiğini vurgulayan Güneş Özel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim ile barış talebi etrafında mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti.
Son dönemde okullarda artan saldırılar ve şiddet vakaları, eğitim alanlarının güvenliğine dair kaygıları derinleştirirken, öğrenciler arasında yaşanan ağır şiddet olayları ve bunun giderek yaygınlaşması, hem aileleri hem de eğitim emekçilerini tedirgin ediyor. Okulların güvenli alan olma niteliği ciddi biçimde eksilirken, 14 Nisan’da Riha’nın Sêwreg ilçesinde bulunan bir okulda bir öğrencinin silahlı saldırısı sonucunda 10'u öğrenci, 4’ü öğretmen olmak üzere toplam 16 kişi yaralanmıştı. Hemen 1 gün sonra ise Mereş’te 15 Nisan'da gerçekleştirilen ateşli silahlı saldırı sonucu çok sayıda kişi yaralanmış, yaralananlardan 9’u çocuk 1’i öğretmen olmak üzere 10 kişi yaşamını yitirmişti. Yaşanan bu katliamlar sonrası tüm kesimlerden tepkiler de gelmeye devam ediyor.
Kamu Emekçisi Güneş Özel, okullarda artan şiddet olaylarına karşı değerlendirmelerde bulundu.
‘Okullar artık güvensiz alanlara dönüşüyor’
Uzun süredir sürdürülen nefret dili ve kutuplaştırıcı politikaların toplumsal şiddeti artırdığına dikkat çeken Güneş Özel, “Uzun yıllardır iktidarın uygulamış olduğu politikalar, kullandığı nefret dili ve savaş ortamı maalesef ki ülkemizde toplumun, hayatın her alanında şiddeti körüklemiş ve derinleştirmiştir. Gerek yaşadığımız ekonomik krizin derinleşmesi gerek, dediğimiz gibi, iktidarın sürekli nefret ve kutuplaştırıcı dili, ayrıştırıcı politikaları maalesef ki ülkeyi bu noktaya getirmiştir. Çocuklarımız evlerden sonra en çok okulda güvenli olmaları gerekirken, şu anda okullarımızda artık katliamlar işleniyor. Maalesef ki günlerdir ayaktayız. Okullarda artık katliamlar yaşanıyor ve çocuk dediğimiz kişiler bunları gerçekleştiriyor. Baktığımızda bunu yalnızca suçu işleyenle sınırlı kılmamak gerekiyor. Dediğimiz gibi, uygulanan politikalar ve toplumun geldiği nokta çocuklara bunu yaptırıyor” dedi.
‘Çocuklar şiddet ve suç politikalarıyla kuşatılıyor’
Güneş Özel, mafya içeriklerinin yaygınlaştırılması, eğitim politikalarındaki değişimler ve önlem eksikliğiyle çocukların şiddet, zorbalık ve suça sürüklendiğini dile getirerek, “Özellikle mafya dizilerinin popüler hale getirilmesi, çocukların suça teşvik edilmesi, uyuşturucu ve fuhuşun yaygınlaştırılması… Bunları özel savaş politikaları olarak değerlendirebiliriz. Çocuklar bunlara, mafya örgütlerine özendiriliyor. Ayrıca hiçbir tedbirin alınmadığını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Okullara baktığımızda zorbalık düzeyi artmış durumda. Çocuklar akran zorbalığı yaparak kendilerini videolara çekiyorlar ve bunları sosyal medyada paylaşıyorlar. Bunlar için hiçbir önlem alınmıyor. Ve özellikle, dediğim gibi, eğitimde sürekli yapılan değişiklikler ve şu anki mevcut Bakan Yusuf Tekin'in eğitimi dincileştirmesi, gericileştirmesi ve Meclis kürsüsünde dile getirdiği gibi ‘biz tarikatlar ve cemaatlerle çalışmaya devam edeceğiz’ söylemi; daha sonra tarikatları açması, okullarda dini vaazlarla ders verilmesi gibi faktörler çocukları bu noktaya getirmiştir” diye belirtti.
Demokratik ve anadilinde eğitimin önemi
Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerde, iktidarın çözüm üretme iradesi göstermediğini ve bilimsel, laik, anadilinde eğitim anlayışından uzaklaştığını söyleyen Güneş Özel, “İktidarın da atamış olduğu bakanın da maalesef ki bir çözüm üretme gibi bir derdi yok. Çünkü halkın iyiliği, halk için bir şeyler yapma, demokratik bir toplum yaratma gibi bir dertleri yok. Çünkü kendileri de daha önceki yıllarda da ifade ettikleri gibi ‘okul okuma oranı yükseldikçe oylarımız düşer’ diyen bir iktidardan biz zaten bilimsel, laik, ana dilinde demokratik eğitim beklemiyoruz; ama biz bunun için mücadelemizden de vazgeçmeyeceğiz” sözlerine vurgu yaptı.
Barış talebine karşı savaş dili
Güneş Özel, Ankara’da başlatılan yaşam nöbetlerinin ülke geneline yayılacağını vurgulayarak, “Biz bir yılı aşkın süredir, 27 Şubat'tan bu yana demokratik toplum ve barış süreci geçiriyoruz. Yalnız iktidarın bu yönde atmış olduğu hiçbir adım yok. İktidar bilakis hâlâ savaş dilini kullanıyor. Medyasına da baktığımızda yine savaş, bölüştürücü, kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı dili kullanıyor. Biz bu konuda demokratik bir toplum mücadelesi talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Ankara'da KESK ve Eğitim-Sen’li tüm iş kollarımız yaşam nöbetindeler. Biz de kendi yerellerimizde bu etkinliklere devam edeceğiz” diye konuştu.







