Tutsak Nubahar Özdemir’in koşulları için acil inceleme talebi

  • 17:42 7 Mayıs 2026
  • Güncel
ANKARA - DEM Parti milletvekilleri Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde tutsak bulunan Nubahar Özdemir'in sağlık durumuna dikkat çekerek İnsan Hakları Komisyonuna acil inceleme başvurusunda bulundu.
 
Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn milletvekili Beritan Güneş Altın, Colemêrg milletvekili Onur Düşünmez ve Amed milletvekili Serhat Eren,  Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutsak bulunan Nubahar Özdemir’in durumunun acilen incelenmesi talebiyle meclis İnsan Hakları Komisyonuna başvuruda bulundu.
 
‘Acil inceleme yapılmalı’
 
Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun fiili işleyişinin insanın bedensel bütünlüğünü ve ruhsal dengesini bozan yapısal bir hak ihlali alanına dönüştüğü belirtilen başvuruda, "Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Nubahar Özdemir’in mevcut infaz koşullarına ilişkin tarafımıza ulaşan bilgiler, yaşam hakkı, beden ve ruh bütünlüğü, insan onuru ve kötü muamele yasağı bakımından acil inceleme yapılmasını zorunlu kılmaktadır” denildi.
Nubahar Özdemir’in sağlık durumu ilaçla geçiştiriliyor
 
Başvuruda tutsak Nubahar Özdemir’in 10 yıldır farklı hapishanelerde kaldığı, 2024 yılında da Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sürgün edildiği hatırlatılarak “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kapsamında infaz rejimine tabi bulunmaktadır. Aynı ceza infaz kurumunda bulunan birçok mahpusun Nubahar Özdemir’e ilişkin beyanları da tarafımıza ulaşmıştır. Nubahar’ın durumuna ilişkin birçok mahpusun  idare ile görüştükleri, 2,5 yıldır tekli hücrede kalan mahpusun odaya alınmasını talep ettikleri, zira Nubahar Özdemir’in psikolojik sağlığının iyi olmadığı, son günlerde birden fazla kriz geçirdiği yönündedir. 13 ve 18 Nisan tarihlerinde iki ayrı kriz geçirdiği, hücresinde ve havalandırma saatinde meydana gelen bu krizlerin ardından acile götürüldüğü ve yalnızca anksiyete ve kişilik bozukluğu tanısı konularak ilaçla geçiştirildiği ifade edilmiştir” denildi
 
‘Cezaevi yönetimi iyileştirmeye yönelik adım atmıyor’
 
Sincan Cezaevinde bulunan tutsakların aktarımlarına yer verilen başvuruda,  Nubahar Özdemir’in geçen sene hastaneye götürülürken jandarma şiddetine maruz kalması nedeniyle bu süreçte yaşadıklarını ve psikolojik sorunlarını hastanede tam olarak ifade edememesinin yeterli ve gerekli tedaviyi almasına engel teşkil ettiği belirtildi. Yine tutsakların, Nubahar Özdemir’in mevcut hücre koşullarından çıkarılması, daha uygun bir odaya alınmasını veya daha iyi koşullara sahip olduğu belirtilen başka bir ceza infaz kurumuna sevk edilmesi yönünde taleplerde bulunduğu ancak bu taleplerin reddedildiğine yer verilen başvuruda, bu durumun idarenin mevcut infaz rejimini sürdürmekle yetindiğine ve iyileştirmeye yönelik herhangi bir adımın atılmadığına dikkat çekildi.
 
‘İnfaz rejimi işkenceye dönüşme riski taşıyor’
 
İnfaz rejiminin işkenceye dönüşme riski taşıdığı, Nubuhar Özdemir’in yaşamsal haklarını zedeleyici nitelikte olduğu vurgusu yapılan başvuruda şu ifadelere yer verildi:  “Böyle bir sistemde insan onuru birden fazla yönden ihlal edilmektedir. Tecridin süresinin ötesine geçen insanlarla temastan mahrum bırakılma, işkence ve kötü muamele riskinin artmasına ve mahpusların ruh sağlığı hakkının ihlal edilmesine kadar uzanmaktadır. Tecrit halinin ruh sağlığı üzerindeki etkileri açık olup, mahpusların tek başına tutulmaları sebebiyle fiili işkence ve kötü muamele riskine açık hâle getirildikleri anlaşılmaktadır.
 
Bu sebeple yaşanan hak ihlallerinin, idarenin keyfî ve hukuk dışı uygulamalarının, takibi ve ispatı mümkün olmayan haksız ve yer yer suça konu fiillerin açıkça kötü muamele ve işkence yasağının ihlaline vücut verdiği görülmektedir. İşkence ve kötü muamelenin varlığı için mutlaka fiziksel bulguların bulunması gerekmez. Mahpuslara uygulanan tecrit politikasının, sosyal ve duyusal izolasyonun kısa ve uzun vadedeki ruhsal sonuçları bu duruma işaret etmektedir. Ayrıca tecrit politikasının insan hayatında yarattığı geri dönülmez zararlar da ortadadır.”
 
‘Hücre koşullarında tutulması risk oluşturuyor’
 
Başvuruda, tek kişilik hücrede kalma, sınırlı havalandırma, sınırlı sosyal temas, ortak yaşam imkânlarının daraltılması, sohbet, kurs, spor ve ortak etkinlik olanaklarının yetersizliğinin tutsağın ruhsal sağlığını doğrudan etkileyen yapısal unsur olduğu ifade edilerek yaşanan  krizlerin kişisel bir kırılganlıktan öte ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin ürettiği tecrit ve yalnızlaştırma koşullarının sonucu olduğu belirtildi.  Başvuruda, “Nubahar Özdemir’in kriz geçirdiği, acile götürüldüğü ve ruhsal sağlık bakımından tıbbi değerlendirmeye konu edildiği dikkate alındığında, mevcut hücre koşullarında tutulmaya devam edilmesi açık bir risk oluşturmaktadır. Çözüm olarak sınırlı ve eksik bir teşhis konulup ilaç verilerek aynı koşullarda tutulmaya devam edilmesi, aynı tekli hücrede aynı durumlara maruz bırakılması çözüm olmadığı gibi ciddi bir risk teşkil etmektedir. Yapılması gereken; hücre koşullarının ruhsal sağlık üzerindeki etkisini esas alan bütünlüklü bir değerlendirme yapılması, sosyal temas olanaklarının artırılması, düzenli psikososyal destek sağlanması ve daha uygun oda koşullarına kavuşturulması veya bu şartlara sahip bir kuruma acil sevkin sağlanmasıdır” diye kaydedildi.
 
‘Başvuru sağlık durumuyla sınırlandırılmamalı’
 
Komisyonun başvuruyu ‘bir mahpusun sağlık durumu’ başlığıyla sınırlandırmaması gerektiği vurgulanan başvuruda, “Burada incelenmesi gereken ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü bir kadının 2,5 yıldır hücre koşullarında tutulması, izole edilmesi ve tecrit edilmesi sonucu ruhsal sağlık, yaşam hakkı, insan onuru ve kötü muamele yasağı bakımından ne tür sonuçlar doğurduğudur” diye kaydedildi.
 
Komisyona şu talepler yöneltildi:
 
 “*Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Nubahar Özdemir’in mevcut durumunun acilen incelemeye alınmasını ve hücre koşullarında tutulmaya devam edilmesinin yaşam hakkı, beden ve ruh bütünlüğü ile kötü muamele yasağı bakımından doğurduğu risklerin ivedilikle araştırılmasını,
 
*Nubahar Özdemir’e ait tüm sağlık kayıtları ile dilekçe ve taleplerin eksiksiz biçimde ilgili kurumdan temin edilmesini,
 
*Kurum idaresinin Nubahar Özdemir’in hücreden çıkarılması, daha uygun bir odaya alınması, hücre kapısının açık tutulması, sosyal temas imkânlarının artırılması veya başka bir kuruma sevk edilmesi yönündeki talepleri hangi gerekçeyle karşılamadığının açıklığa kavuşturulmasını,
 
*Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’ndan Nubahar Özdemir’in mevcut durumuna ilişkin detaylı ve güncel bilgi alınmasını,
 
*Bağımsız psikiyatri uzmanlarının yer aldığı bir kurul tarafından kapsamlı bir sağlık değerlendirmesi yapılmasının sağlanmasını,
 
*Nubahar Özdemir’in mevcut acil sağlık durumu gözetilerek daha uygun koşullara sahip bir yere veya şartları daha uygun bir ceza infaz kurumuna sevk edilmesi için gerekli girişimlerde bulunulmasını,
 
*Ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin umut hakkı, insan onuru, kötü muamele yasağı ve yaşam hakkı bakımından doğurduğu yapısal sonuçların Komisyon gündemine alınmasını,
 
*Tüm bu süreçlere ilişkin inceleme sonucunda, ceza infaz kurumlarında yaşam hakkı ve sağlık hakkı bakımından gerekli yasal ve idari düzenlemelerin tespit edilerek kamuoyu ile paylaşılmasını talep ederiz.”