Üç kentte aynı talep: Kayıplar bulunsun

  • 13:54 19 Eylül 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak için  üç kentte bir araya gelen kayıp yakınları, faillerin yargılanması ve cezasızlığın son bulması talebini yineledi.
 
Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD), gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması ve faillerin yargılanması talebiyle birçok kentte bir araya geldi. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” şiarıyla gerçekleştirilen eylemlerde cezasızlık politikalarına dikkat çekilerek adalet talebi yinelendi.
 
Êlih
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Êlih Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 755’inci haftasında Gülistan Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartının açıldığı eyleme, insan hakları savunucularının yanı sıra siyasi parti temsilcileri de katıldı. Hatice Atalay’ın hikâyesini İHD yöneticisi Hüseyin Elçi okudu.
 
Hatice Atalay’ın oğlu Hacı Atalay, “10 Eylül 1996 tarihinde gece saat 10.00 ile 11.00 arasında annem, babam ve komşumuz Hatice Akkoç, evimize yaklaşık 1 kilometre mesafede bulunan ve Dicle Emniyet Müdürlüğünün karşısında bulunan sebze bahçemizi sulamaya gitmişlerdi. Sulama sırası kimdeyse Emniyet Müdürlüğüne bilgi veriliyordu. Bu nedenle sulama sırasının bizde olduğu bilgisi daha önceden verilmişti. Annemler bahçeyi sulamaya başladıktan bir süre sonra, Emniyet Müdürlüğünün arka kısımlarında bulunan Ziyaret Tepesi’nden, orada sürekli olarak konumlanan özel harekât timleri tarafından uzun namlulu silahlarla ateş açılmış. İlk taramadan sonra bir el silah sıkılmış. Sonra tekrar seri bir şekilde ateş edildiği sırada babam, Emniyete doğru koşarak silah sıkmamalarını söylüyor. Ancak orada bir polis, babama hakaret edip ‘Seni de öldüreceğiz’ diyor. Babam, annemin yaralandığını ve hastaneye yetiştirmek istediğini söylüyor. Ancak sabah saat 06.00’ya kadar oyalıyorlar. Sonra olay yerine savcı ve doktor getiriliyor. Ancak annem ölmüştü. Hastanede işlemler bittikten sonra cenazesi bize teslim edildi. Emniyet yetkilileri, olay yerinde mermi bulamadıklarını ve olayla ilgilerinin olmadığını söylediler. Oysa babam karakoldayken sokağa çıkma yasağı vardı. Kendisine ‘Siz de dışarı çıkmasaydınız’ demişlerdi” şeklinde beyanda bulundu.
 
Açıklama, oturma eylemiyle sona erdi.
 
Amed
 
Kayıp yakınları ile İHD Amed Şubesi yöneticileri, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerinin 919’uncu haftasında Amed’in Rezan ilçesindeki Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. İnsan hakları savunucuları, sivil toplum örgütlerinin üyeleri ve yöneticileri ile kayıp yakınlarının katıldığı eylemde, kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı.
 
İHD ve kayıp yakınları, bu haftaki eylemde 25 Eylül 1991’de Hezo’nun Qenderhel köyünde kaybedilen İbrahim Gündem’in akıbetini sordu.
 
İHD Kayıp Komisyonu Üyesi Fırat Akdeniz, eylemin başlangıcında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Kaybedilenlerin izini hiçbir zaman bırakmıyoruz. Aradan onlarca yıl geçtikten sonra kayıplarımızın artık yaşamadığını bilsek de kemiklerinin peşindeyiz. Geçen hafta yaşamını yitirenler için anmalar düzenlendi ancak bu yas ve anmalar yeterli değil. Çünkü bu anneler çocuklarının cenazelerini göremedi ve yaslarını tutamadı. Bu nedenle acıları da dinmiyor. Katledilen ve kaybedilen herkesin cenazesi ailesine verilmeli ki acıları bir nebze olsun dinsin.”
 
 
‘Sorumluların yargılanmasını istiyoruz’
 
Fırat Akdeniz’in ardından konuşan İbrahim Gündem’in kız kardeşi Feride Gündem, kardeşinin askerler tarafından evden çıkarıldığını hatırlatarak, “Kardeşimi gözlerimin önünde götürdüler ve onu götürenler askerdi. O kişilerden biri de Kenan Şahin isimli askerdi. Bugün bu kişinin ve diğer sorumluların yargılanmasını istiyoruz” dedi.
 
‘On yıllardır süren savaşın kalıcı bir barışla sona ermesi için çabalıyoruz’
 
Yeni Parti Amed Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da on yıllardır süren savaşın kalıcı bir barışla sona ermesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Çok önemli bir süreçten geçiyoruz ve on yıllardır süren savaşın kalıcı bir barışla sona ermesi için çabalıyoruz. Kayıpların akıbeti açığa çıkarılmadıkça ve adalet sağlanmadıkça, yas tuttuğumuz bu alanlarda kalıcı barış kurulamaz. Özellikle çerçeve yasanın 7’nci maddesi adalet hakkından söz ediyor. Adalet herkes için sağlanmalı.”
 
İHD Amed Şubesi Üyesi Bawer Çindemir’in İbrahim Gündem’in kaybedilme hikâyesini okumasının ardından açıklama, oturma eylemiyle sona erdi.
 
Colemêrg
 
İHD Colemêrg Şubesi ve kayıp yakınları da “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerinin 245’inci haftasında Gever’deki Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, 25 Eylül 1995’te Gever’in Befircan köyünde gözaltına alındıktan sonra katledilen Sait Akın’ın akıbeti soruldu.
 
Açıklamayı İHD Colemêrg Şubesi Eşbaşkanı Ozan Akbaş okudu. Açıklamada, aradan geçen 30 yıla rağmen Sait Akın’ın faillerinin yargılanmadığı belirtildi.
 
Aynı açıklamada, 20 Eylül 1992’de JİTEM tarafından katledilen Kürt yazar, gazeteci ve bilge Musa Anter de anıldı.
 
Açıklama, oturma eylemiyle sona erdi.