Süreç kurullarında son durum
- 11:40 5 Kasım 2026
- Güncel
ANKARA - Meclis İzleme Komisyonu’nun kurulması netleşen Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun çalışmalarına başlaması beklenirken, resmi statü ve tek taraflı adımlar konusundaki durağanlık hala aşılamadı.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında oluşturulması kararlaştırılan kurulların çalışmalarına ilişkin tartışmalar devam ediyor. Kurulların yapısı, görev tanımları ve çalışma esaslarına ilişkin belirsizlikler devam ederken iktidar sözcüleri kurulların çalışmalarına başladığını söylüyor. Özellikle Meclis İzleme Komisyonu'nun kurulmasına yönelik çalışmaların başlamaması ve Barış ve Siyasallaşma Kurulu'nun yapısı, çalışma esaslarındaki belirsizlik güncelliğini koruyor.
‘Üçüncü göz’ henüz yok
Kurulması gereken Meclis İzleme Komisyonu ise hala kurulmadı. Fakat görüştüğümüz kaynaklar süreci izleyecek bir ülke veya kurul olmadığı için bu komisyonun bir “üçüncü göz” olarak kurgulanmaya çalışıldığını söyledi. Ancak henüz sahada izlemeye konu olacak somut bir çalışmanın başlamamış olması, komisyonun neyi ve nasıl izleyeceği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Dar bir komisyon talebi öne çıkıyor
Muhalefet kaynakları, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un aktardığı gibi komisyonun yalnızca izleyici konumunda tutulmasının, parlamentonun sürece sunacağı katkıyı sınırlayacağı görüşünde. Komisyonun yalnızca gelişmeleri takip eden bir mekanizma olarak yapılandırılmasının, Meclis'in süreçte daha etkin rol üstlenmesinin önüne geçebileceği belirtiliyor.
İzleme Komisyonu nasıl olacak?
Zira İzleme Komisyonu’nun her partiden bir üye olacak biçimde, hem üye sayısının hem de çalışma alanının dar tutulması, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Dayanışma Komisyonu’nun yapısından daha zayıf olma riski barındıracağı belirtildi.
Kaynaklar, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un İzleme Komisyonu'na "birkaç kere toplanacak bir komisyon" olarak yaklaştığını belirterek, bu anlayışın komisyonun süreçte üstlenmesi beklenen rolü zayıflatacağını ifade ediyor. Komisyon için siyasi partiler ile görüşmeler başlamadı fakat üye sayısı ve çalışma alanına ilişkin tartışmalar sürüyor. İktidar eleştirileri dikkate aldığı taktirde komisyonun rolünün güçlendirileceği seçeneği de yüksek.
Tıkanma resmi statü ve tek taraflılıkta
İktidar sözcüleri yaptıkları açıklamalarda Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun toplantıları sonucu kurulan ve esasları belirlenip fakat kamuoyuna açıklanmayan kurulların çalışmalarına başladığını söylüyor. Fakat buna rağmen sürecin tek taraflı adımlarla yürütülmeye devam ettiği, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın resmi statüye sahip olmadan bundan sonra tek adım atılmayacağı Kürt Özgürlük Hareketi üyeleri tarafından ifade ediliyor. Süreç durağanlaştıran, tek taraflı adımlara iktidarın somut karşılık vermiyor olması iken, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, çalışmalarını yürümek için İmralı’da yeni konuta geçmesinin resmi statünün tanındığı anlamına gelmediği fakat olumlu bir gelişme olduğu da DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri tarafından dile getiriliyor.
Kurulda kimlerin olacağı netleşmedi
Bu karşılıklı açıklamalar yapılırken 13 Eylül 2026 tarihinden bugüne kadar Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile DEM Parti İmralı Heyeti arasında görüşme gerçekleşmedi. Kulislere yansıyanlara göre Barış ve Siyasallaşma Kurulu Koordinatörü olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan çalışmalarına başlayabilmiş değil. Kaynaklar, oluşacak olan kurulun kısa sürede çalışmalara başlamasını beklediklerini de ifade etti. Fakat, kurulun hangi isimlerden oluşacağı ise netleşmedi.
Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü çalışma alanı
Tartışmalardan biri de kurulun çalışma alanına dönük. Özellikle kurulun dar bir “silahsızlanma” çalışmasına sıkıştırılmaya çalışılmasına dönük Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ciddi eleştirileri olduğu ifade edildi. Sürecin baş aktörü ve mimarı olarak tanımlanan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, “Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü” olarak süreci yürütme kararlılığı söz konusu. Ancak İmralı’yı ziyaret etmesi beklenen bu kurulun çalışma biçimi, çalışma periyodu ve bürokrasi ile diyalog kanallarının nasıl olacağı netleşmedi. Buna ilişkin de tartışmalar devam ediyor.
Devlet bürokrasisi olacak mı?
Tartışmalar sürerken, bu kurulun içerisinde devlet bürokrasisinden ve yetkililerinden isimlerin olmayacağı konuşuluyor. Bu açıdan kulislerde “Barış ve Siyasallaşma Kurulu diğer tüm kurullar ile nasıl irtibatta olacak ve çalışmalara katılacak” sorusu gündemde. Bu soru üzerine de aktörlerin temasları sürüyor.
Tüm kurulların faaliyete geçmesi için iktidar sözcülerinin ‘çalışmalar var” sözlerinin aksine süreçte bir duraksama olduğu ve bu duraksamanın aşılması için somut adımların atılması gerektiği vurgulanıyor.









