'Şengal Soykırımı’nın Türkiye’ye uzanan boyutları araştırılsın'

  • 17:11 4 Ağustos 2026
  • Siyaset
ANKARA - DEM Parti, Şengal’de Êzidî toplumuna yönelik 3 Ağustos 2014’te gerçekleştirilen soykırımın Türkiye’ye uzanan boyutlarının, kaçırılan kadın ve çocukların akıbetinin ve Türkiye’de yaşayan Êzidîlerin karşılaştığı sorunların araştırılması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülüstan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, IŞİD’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’de Êzidî toplumuna yönelik gerçekleştirdiği saldırıların tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi sundu.
 
Önergede, saldırılar sırasında kaçırılan kadın ve çocukların akıbetinin, "insan ticareti" ağlarının Türkiye’ye uzanan boyutlarının ve Türkiye’ye sığınan Êzidîlerin yaşadığı hukuki, sosyal ve insani sorunların açığa çıkarılması istendi.
 
‘5 binden fazla kadın ve çocuk kaçırıldı’
 
Önergenin gerekçesinde, tarih boyunca Kürt kimlikleri ve inançları nedeniyle sistematik saldırılara maruz kalan Êzidîlerin, 3 Ağustos 2014’te IŞİD’in Şengal’e yönelik saldırısıyla 74’üncü kez fermana uğradığı belirtildi.
 
Saldırılarda binlerce kişinin katledildiği, çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere çok sayıda kişinin açlık ve susuzluk nedeniyle yaşamını yitirdiği kaydedildi. Ayrıca 5 binden fazla kadın ve çocuğun kaçırılarak Musul, Telafer ve Reqa’da kurulan köle pazarlarında satıldığı; zorla din değiştirme, cinsel kölelik ve ağır hak ihlallerine maruz bırakıldığı vurgulandı.
 
Uluslararası kurumlar soykırım olarak tanıdı
 
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çok sayıda uluslararası kurum ve ülke parlamentosunun IŞİD’in Êzidî toplumuna yönelik saldırılarını soykırım olarak tanıdığı hatırlatılan önergede, bu tanımanın devletlere mağdurları koruma, failleri ortaya çıkarma ve benzer suçların tekrarını önleme yükümlülüğü getirdiği belirtildi.
 
Türkiye’ye uzanan insan ticareti iddiaları
 
Önergede, uluslararası basın ve insan hakları raporlarına yansıyan bilgilerde, kaçırılan Êzidî kadın ve çocukların farklı ülkelerde kurulan insan ticareti ağları üzerinden alınıp satıldığına ilişkin ciddi iddiaların yer aldığı kaydedildi.
 
Türkiye’nin de transit veya hedef ülke olarak kullanıldığına yönelik iddiaların kamuoyuna yansıdığı, bazı Êzidî kadın ve çocukların Türkiye sınırları içinde bulunduğuna dair bilgilerin paylaşıldığı kaydedildi. Aradan geçen yıllara rağmen kaçırılan binlerce kadın ve çocuğun akıbetinin hâlâ tam olarak aydınlatılamadığına dikkat çekildi.
 
Türkiye’deki Êzidîlerin sorunları
 
Şengal’e yönelik saldırıların ardından Türkiye’ye sığınan Êzidîlerin hukuki statü, barınma, eğitim, sağlık ve sosyal destek hizmetlerine erişimde sorunlar yaşadığı belirtilen önergede, özellikle kadın ve çocuklarda savaşın ve kitlesel şiddetin yarattığı ağır psikolojik travmaların devam ettiği ifade edildi.
 
Türkiye’de yaşayan Êzidîlerin de mülkiyet hakları, köylerine dönüş, ibadet özgürlüğü, mezarlık ve kutsal mekânların korunması ile kültürel miraslarının yaşatılması konusunda hak ihlalleriyle karşılaştığına işaret edildi.
 
Meclis araştırması talebi
 
Önergede, kayıp kadın ve çocukların bulunması, insan ticareti iddialarının açıklığa kavuşturulması, kamu kurumlarının olası sorumluluklarının araştırılması ve Türkiye’deki Êzidî toplumunun haklarının güvence altına alınması için Meclis’in etkin rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı.
 
Şengal’de işlenen suçların Türkiye’ye yansıyan sonuçlarının, Êzidîlerin hukuki ve sosyal durumunun ve alınması gereken yasal ve idari tedbirlerin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla Meclis Araştırması açılması istendi.