Yazar Elif Gemicioğlu: Entegrasyon için anadil resmiyet kazanmalı

  • 09:05 23 Şubat 2026
  • Güncel
WAN - Kürt yazar Elif Gemicioğlu Yaviç, Kürtçenin statü kazanmasına yönelik yaptığı değerlendirmede, “Entegrasyon için anadilin resmiyet kazanması kaçınılmaz bir adımdır. Anadilde eğitim hakkı en temel haklardandır. Eğer devlet ciddiyse Kürtçe anasınıfından üniversiteye kadar eğitim dili olmalı” dedi. 
 
İstatistiklere göre dünyada 7 bini aşkın farklı dil konuşuluyor. Bu dillerin yüzde 40’ı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 21 Şubat Dünya Anadil Günü kapsamında özelde Kürdistan’da yürütülen çalışmalarda, yapılan eylem ve etkinliklerde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Kürtçenin resmi ve eğitim dili olmasına yönelik ciddi talepler dile geldi. Milyonlarca insanın konuştuğu ancak statü kazanmadığı için yok olma tehdidi yaşayan Kürtçenin eğitim dili olması için sayısız çalışma, imza kampanyaları yürütülmeye devam ediyor.
 
Kürt yazar Elif Gemicioğlu Yaviç, Kürtçenin statü kazanması ile eğitim dili ve resmi dil olmasına dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Eğitim dili olmayan dil yok olur’
 
Elif Gemicioğlu, Kürt dili başta olmak üzere hiçbir dilin tahakküm altında olmadığı ve dillerin özgürce yaşayabileceği bir gelecek dileğinde bulundu. Kürtçenin yüz yıllardır statü sahibi olması için bir mücadele yürütüldüğüne dikkat çeken Elif Gemicioğlu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine değindi. Bu sürecin diğer süreçlerden farklı olduğunu ve ciddiye alındığını kaydeden Elif Gemicioğlu, “Ancak dile yönelik atılan adımlar yeterli değil. Seçmeli ders ve lisans açmak dilin yaşaması için yeterli değildir. Demokratik bir anayasa çıkarmak istediğini, demokratik bir yaşam inşa etmek istediğini ve bu anlamda olumlu adımlar atmak istediğini söyleyen bir devletin dil konusunda çelişki yaşamaması gerekiyor. Devletin, bir dilin eğitim dili olmadığı müddetçe yok olma tehlikesi altında kalmaya devam edeceğini bilmesi gerekiyor. Dil statü kazanmayana kadar Kürtlerin bu sürece yönelik inancı zedelenecek” sözlerine yer verdi. 
 
‘Devlet ciddiyse Kürtçe eğitim dili olmalı’
 
Kürtçenin kadim bir dil olduğuna vurgu yapan Elif Gemicioğlu, “Kürtçe seçmeli ders olarak kaldığında çocuğun tıkandığı yerde öğretmen Türkçe anlatmaya başlar. Kürtçe Hint Avrupa Dil Ailesinde yer alan bir dildir. Türkçe ize Oral Altay Dil Ailesine mensuptur. Yani iki dil her anlamıyla birbirinden çok farklıdır. Çevirileri, gramerleri her şeyi çok farklı. Resmi olarak eğitim dili olmayan hiçbir dil ayakta kalamaz. Kürtçenin yüz yıllardır ayakta kalmasının nedeni çok geniş bir yelpazeye sahip olması ve Kürtlerin diline sahip çıkmasıdır. Kürtçenin adı hala kabul edilmiyor. Üniversitelerde Kürt Edebiyatı bölümü ‘Yaşayan Diller Enstitüsü’ adı altında yer alıyor. Yani üniversitede Kürtçe okumak istediğinde Kürtçenin adını bile görmüyorsun. Kürtler bu saatten sonra bunu kabul etmiyor. Eğer devlet de bu konuda ciddiyse Kürtçe anasınıfından üniversiteye kadar eğitim dili olmalı” şeklinde konuştu. 
 
‘Sürecin faydasını yüzde 50 Türkler görecek’
 
Kürtçeye yönelik atılacak adımın Kürt halkının sürece yönelik güven ve inancını artıracağına işaret eden Elif Gemicioğlu, bunun başka bir alternatif taşımadığını ifade etti. Bu durumun toplumsal huzuru artıracağını dile getiren Elif Gemicioğlu, “Süreç olumlu ilerlerse bunun tek faydası Kürtlere olmayacak. Yüzde 50 Kürtler fayda görecekse yüzde 50 ve hatta daha fazla Türkler fayda görecek. Çünkü Kürtler yıllardır zaten ezilen bir halk olduğu için yıllardır yürüttüğü bir direniş, bir mücadele var. O nedenle toplumsal huzur açısından Türkleri daha çok etkileyecek bu durum. Entegrasyon için anadilin resmiyet kazanması kaçınılmaz bir adımdır. Anadilde eğitim hakkı en temel haklardandır” dedi.  
 
‘Anadiliyle eğitim görmeyen çocuklar öteki hissediyor’
 
Çocukların Kürtçe ile doğup büyüdüklerini söyleyen Elif Gemicioğlu, çocuğun okula başlamasıyla birlikte hayatına Türkçenin girmeye başladığını ve öğrendiği yeni dile adapte olma sürecinin en az 5 yıl sürdüğünün altını çizdi. Çocuğun bu anlamda kendini rahat ifade edemediğine vurgu yapan Elif Gemicioğlu, “Bu hak henüz çocukluktan başlayarak Kürtlerin elinden alınıyor. Eğer bir entegrasyon sürecinden ve çözüm sürecinden bahsediyorsak bir Türk çocuğun hakkı neyse Kürt çocuğun hakkı da eşit görülmeli. Öncelikle bunun kabul edilmesi lazım. Kürt ve Türk çocuklar arasında bir fark olmadığına dair somut bir adım atıldı ancak bunun gereklilikleri yerine getirilmeli. Pedagoglar, anadiliyle eğitim görmeyen çocukların kendini rahat ifade edemeyeceğini söylüyor. Çünkü çocuklar öteki hissediyor, eksik ve özgüvensiz hissediyor. Bu anlamda çocuklara yönelik ciddi bir hak ihlali doğuyor burada. Bu ciddi bir adaletsizlik olup kabul edilmemesi gereken bir durumdur. O nedenle anasınıfından üniversiteye kadar anadilde eğitim kaçınılmaz bir zorunluluktur” diye belirtti.