Riha’da şiddet artıyor: Failler indirimlerle aklanıyor

  • 09:05 24 Şubat 2026
  • Güncel
Gülistan Gülmüş 
 
RIHA- Riha’da kadına yönelik şiddet vakalarında faillerin, “Kaza, intihar” diyerek kendini akladığını belirten avukat Güler Polat, artan şiddetin önlenmesi için, “Kamuoyu baskısıyla yürüyen birçok dosya var. Sosyal medyaya çıkmayan olaylarda da adaletin aynı hız ve netlikte karar alması lazım” çağrısı yaptı.
 
Türkiye ve Kürdistan’da erkek şiddeti her geçen gün artıyor. Kadın örgütlerinin verilerine göre yılın ilk aylarında onlarca kadın erkekler tarafından katledildi, yüzlercesi şiddete maruz bırakıldı. Şiddet vakalarında etkin soruşturma yürütülmemesi ve “Haksız tahrik”, “İyi hal” gibi indirimlerin uygulanması ise cezasızlık tartışmalarını büyütüyor. Rîha’da da (Urfa) son dönemde ağır yaralama ve şüpheli kadın ölümleri gündeme gelirken, dosyaların bir kısmında faillerin tutuksuz yargılanması dikkat çekiyor.
 
Rîha’da göze çarpan en belirgin örnek ise Cumhurbaşkanı korumalığını yapan fail Yasin Çakmak’ın evli olduğu Fatma Çakmak’ı katletme girişimi oldu. Fatma Çakmak ilgili kurumlara başvurmuştu. Fatma Çakmak’tan sonra birçok kadın şiddete uğradığına dair ilgili kurumlara destek başvurusunda bulundu.
 
Konuya dair Avukat Güler Polat JINNEWS’e değerlendirmelerde bulundu.
 
Adalet medyanın tepkisine göre şekilleniyor
 
Rîha genelinde kadına yönelik şiddet vakalarında bir artış olduğunu belirten Güler Polat, yakın zamanda Cumhurbaşkanı korumalığını yapan Fail Yasin Çakmak’ın şiddet uyguladığı Fatma Çakmak örneğini gösterdi. Fatma Çakmak’ın yaşadığı şiddet ve başvuru sürecine dair aktarımlarda bulunan Güler Polat, “Burada erkeğe o ana kadar herhangi bir tutuklama kararı ya da bir soruşturma bile yoktu. Bu kamuoyu baskısıyla yapılan basın açıklamaları, sosyal medya baskısıyla erkek tutuklandı. Fatma gibi şiddet mağduru olan kadınların hepsi bu medya desteğini ya da bu kamuoyu desteğini her zaman alamayabiliyor ya da o cesareti gösteremeyebiliyor. Adalet burada tamamen kamuoyunun, sosyal medyanın baskısıyla birazcık hızlı ilerliyor” dedi.
 
Viranşehir’deki kadın kendi imkanları ile kurtulmuş
 
Yaşanan şiddet vakalarında birçok kadın başvuru yaptığını ancak feodal aile yapısının bu tür vakaların üstünü kapatmaya çalıştığını belirten Güler Polat, bu duruma ilişkin, “Viranşehir'de yine bir başvuru mağduru kadının ailesi çok ciddi, yoğun bir şiddet görmüş ve onu da Fatma'dan farklı şekilde günlerce kendi evli olduğu erkek ve onun ailesi dışarı çıkmasına izin vermemiş, kimliğine, telefonuna el konulmuş, odaya kapatılmış. Son gün artık mağdur kadın gece saat 2'de eşi uyurken eşinin telefonundan babasına mesaj göndererek yardım istiyor. Bu şekilde ertesi gün kadın kolluk kuvvetleri yardımıyla Viranşehir'e getirildi. Onlar böyle, fail de halen tutuksuz. Kamuoyuna çıkmaya cesaretleri yok. Şiddet politiktir çünkü erkek kendinde bu iradeyi görüyor. Erkek sonunda da cezasızlıkla karşı karşıya kalacağını, daha doğrusu cezasız kalacağını düşünüyor. Çünkü iktidar zaten bunu koruyor” ifadelerine yer verdi.
 
Failler, ‘Kaza, intihar’ bahaneleriyle kendini aklıyor
 
Haksız tahrik indiriminin failler için bir kaçış noktası olduğuna vurgu yapan Güler Polat, bu duruma Rîha’da yaşanan birkaç örnek verdi. Güler Polat, “Bu anlamda sistem başından itibaren erkeği koruyarak sonradan artık haksız tahrik indirimine hiç girmeye gerek kalmıyor. Zaten baştan nitelendirme yaralama, basit yaralama, kaza, intihar olarak sisteme, istatistiklere geçtiğinden dosya bu şekilde sonuçlanıyor. Bunun en önemli örneklerinden biri de biliyorsunuz ki Şule Çet’in faili raporlarla ancak bu şekilde, sonradan ceza aldı. Yine Siverek'te Pınar Sevim, bizim çok yakından takip ettiğimiz dosya. Orada da ilk etapta intihar denildi. Ancak sonradan tanıkların da, yönlendirmeli olarak ifade verdikleri, gerek adli tıp raporları ve şu an hali hazırda fail sanık tutuklu” şeklinde konuştu. 
 
‘Adalette eşit bir mekanizma oluşturulmalı’
 
Güler Polat, adalet mekanizmasının işlemesi için adil bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğinin altını çizerek şu ifadelere yer verdi: “Kamuoyu baskısıyla yürüyen birçok dosya var ve bu da sadece kadına yönelik değil. Mesela bir hayvana eziyette de eğer kamuoyuna düşüyorsa,  o kişi ceza alabiliyor. Ancak diğer olaylarda hiçbir şekilde ceza alınmadığı oluyor. Adalet sistemi bu şekilde, hukuk bu şekilde işleyemez. Biz eşit bir yaşam, eşitlik için mücadele istiyorsak adalette de eşit bir mekanizmanın yürümesi lazım. Sosyal medya gücü olmayan ya da sosyal medyaya,  çıkmayan, olaylarda da adaletin aynı hız ve netlikte karar alması lazım.”