‘Cezasızlık politikası toplumsal çürümeyi derinleştiriyor’

  • 09:02 22 Mart 2026
  • Güncel
Büşra Turan
 
ÎDIR - Şiddeti besleyen cezasızlık kültürüne karşı acil ve caydırıcı yasaların hayata geçirilmesi çağrısında bulunan DEM Parti İl Eşbaşkanı Alya Akkuş, “Bir ülkede kadın ve çocuk hakları korunuyorsa o ülke sosyal, demokrat ve başarılı bir ülkedir” dedi. 
 
Kadın ve çocuklara yönelik cezasızlık politikalarının yarattığı toplumsal tahribat derinleşirken, mevcut yargı sisteminin caydırıcılıktan uzak yapısı ve erkek egemen zihniyeti, çözüm bekleyen temel sorunlar olarak güncelliğini koruyor. Yasaların yetersizliği ile işlenmemesine dikkat çeken hak savunucuları, toplumsal özgürlüğün ancak kadın ve çocuk odaklı, demokratik bir hukuk sistemiyle mümkün olabileceğini vurguluyor.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Îdir İl Eşbaşkanı Alya Akkuş, cezasızlık politikaları, erkek egemen zihniyeti ile kadınların buna yönelik direnişine dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Sorumlulara karşı herhangi bir yaptırım uygulanmıyor’
 
Kadınlara ve çocuklara yönelik cezasızlık politikalarının toplumda olumsuz sonuçlar yarattığını ifade eden Alya Akkuş, bu tür suçlara karşı yaptırım uygulanmasının zorunlu olduğunu söyledi. Alya Akkuş, “Yaptırım uygulanmadığında toplumda çok kötü algılar oluşuyor ve insanlar başkalarına, daha kolay şekilde kötü davranabiliyor. Yapılan haksızlıkların karşılıksız bırakılmaması gerekiyor. Eğer gerekli yaptırımlar uygulanmış olsaydı ne kadınlar ne gençler ne de çocuklar bu kadar büyük sorunlarla karşı karşıya kalırdı. Çocuklar hem suça hem de uyuşturucu bağımlılığına teşvik ediliyor. Üstelik bu suça teşvik edilirken, sorumlulara karşı herhangi bir yaptırım da uygulanmıyor. Bu nedenle yaptırım kesinlikle şarttır. Kadına yönelik şiddetin, cinayetlerin ve haksızlıkların önüne geçebilmek için yeni ve caydırıcı yasaların çıkarılması gerekiyor. Bu konuda ikna edici ve güçlü yasaların derhal hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.
 
‘Sistemin değişmesi şart’
 
Rojava’daki kadınların yürüttüğü mücadelenin kadın bilincinin ortaya çıkması açısından önemli olduğunu söyleyen Alya Akkuş, kadınların erkek egemen zihniyete karşı verdikleri mücadelenin tüm dünyadaki kadınların ortak mücadelesi olduğunu belirtti. Alya Akkuş, “Rojava’daki kadınlar birçok yerden daha farklı düşünebiliyor. Rojava’daki kadınların verdiği mücadele yalnızca onların değil, Türkiye’deki ve dünyadaki tüm kadınların mücadelesidir. Mücadele vermek aynı zamanda kadın bilincinin açığa çıkması ve kadının kendini koruma güdüsünün gelişmesidir. Kadınlar erkek egemen zihniyetin hegemonyası altından çıkmak için ciddi mücadeleler veriyor. Ancak buna rağmen kadına yönelik doğru ve güçlü yasalar hala yok. Yasaların yetersiz olması kadınların verdiği mücadelenin yeterince görünür olmasını da engelliyor. Bu nedenle kadın fikriyatını ve kadın eğitimini daha fazla ortaya çıkarmamız gerekiyor. Kadınların erkek egemen zihniyetinden bağımsız hareket etmesi gerekiyor. Bunun için de sistemin değişmesi şart. Sistemlerin kadınlara yönelik farkındalık yaratan bir hukuk geliştirmesi ve bunu esas alması gerekir. Ancak o zaman hem Türkiye’de hem Rojava’da hem de dünyada daha demokratik ve özgüvenli bir toplum ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu. 
 
‘Yasaların değişmesi gerekiyor’
 
Toplumun kendini kadınlar ve çocuklar üzerinden var etme anlayışından vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Alya Akkuş, kadınların ve çocukların daha özgür ve güvenli bir topluma ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Alya Akkuş, “Toplum çoğu zaman kendi eksikliklerini gidermek adına kadınlara ve çocuklara çeşitli dayatmalarda bulunuyor. Oysa kadınlar ve çocukların daha ön açıcı bir ülkeye ve daha özgür bir topluma ihtiyacı var. Bu nedenle artık yasaların değişmesi gerekiyor. Eğer gerçekten sosyal bir devletsek kadınlar ve çocukları hem maddi hem de eğitim açısından güvence altına almamız gerekir. Bir ülke çocuklara ve kadınlara bunu sağlayamıyorsa kendi sistemini ve hukukunu sorgulamak zorundadır. Ben buna inanıyorum ki, bir ülkede kadın ve çocuk hakları korunuyorsa o ülke sosyal, demokrat ve başarılı bir ülkedir. Eğer bunlar yoksa o ülke her açıdan eksik kalır” sözlerine yer verdi.