Doğuştan gelen hak: Anadil (4)

  • 09:02 2 Nisan 2026
  • Dosya
Öğrenci Beritan Kızılkaya: Kürtçe resmi eğitim dili olmalı 
 
Büşra Turan
 
AGIRÎ - Öğrenci Beritan Kızılkaya, anadilinde eğitim görmedikleri için büyük zorluklar yaşadıklarını belirterek, Kürtçenin seçmeli derslerle sınırlı kalmaması gerektiğini ve resmi eğitim dili olması gerektiğini söyledi.
 
Dünyada yaklaşık 7 bin dil konuşuluyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) verilerine göre, bunların yüzde 40’ı yok olma tehlikesi altında bulunuyor. Her iki haftada, bir dil tamamen ortadan kalkıyor. Bu tehlike, özellikle eğitim ve kamusal alanda destek bulamayan diller için kritik önem taşıyor. Kürtçe, dünya çapında yaklaşık 30–35 milyon kişi tarafından konuşuluyor ve Türkiye’de 20–25 milyon kişi günlük yaşamında bu dili kullanıyor. Ancak resmi eğitim ve kamusal alanlarda sınırlı yer bulması, dilin toplum içinde görünürlüğünü azaltıyor ve kuşaktan kuşağa aktarımını güçleştiriyor.
 
Akademik araştırmalar, anadilinde eğitim alamayan öğrencilerin okul başarısının düşebildiğini ve sosyal uyumda sorunlar yaşadığını gösteriyor. Türkiye’de Kürtçe konuşan nüfusun büyük çoğunluğu, dili yalnızca ev ve özel alanlarda kullanabiliyor; kamusal alanlarda ve eğitim sisteminde kullanım oranı oldukça sınırlı. Kürtçenin yaşatılması ve toplumsal sahiplenmenin güçlenmesi kritik önemde.
 
Doğuştan gelen ve değiştirilemez haklar kapsamında yer alan anadilin salt evde konuşulan bir yaşam dili değil, kamusal alan başta olmak üzere tüm hizmet alanlarında resmileşmesi gereken temel bir hak olduğu, gelişen süreçle beraber en çok vurgulanan taleplerden. Biz de bu kapsamda anadilin kamusal alanlarda ve yaşamın her alanında neden önemli olduğu, yaşamsal olduğu ve doğuştan gelen bu hakkın tanınmamasının yarattığı sonuçlara odaklanarak bir dosya serisi hazırladık. Eğitimden sağlığa, yargıdan sanata kadar yaşamın her alanında yasal bir zemine kavuşması gereken anadilin önemini vurguladığımız dosya ile doğuştan gelen hakların tekçi ideoloji ile neden tek bir ırkın hakkı gibi görüldüğü ve tüm halkları neden kapsaması gerektiğine işaret ettik.
 
Dosyamızın son bölümünde, Ağrı Çeçen Üniversitesi Tarih Bölümünü öğrencisi Beritan Kızılkaya, anadilin eğitimdeki önemini değerlendirdi.
 
‘Okula anadilimizle başlamadığımız için sorunla karşılaştık’
 
Beritan Kızılkaya, anadilinde eğitimin önemine ve Kürtçenin yaşatılmasına dikkat çekerek, “Okula ilk başladığımızda anadilimizle başlamadığımız için çok fazla sorunla karşılaştık. Biz anadilimizle eğitim görmedik ve bu da bize büyük sorunlar oluşturdu. Bizim okumamız ile anadilinde okuyan bir öğrenci arasında çok fark vardı ve hiçbir zaman aynı seviyede gidemedik. Siz de biliyorsunuz ki, Türkiye’de 25 milyon kişi tarafından kullanılan Kürtçe dili resmi dil olursa, 7’den 70’e herkes bu dili konuşursa, dilin önemini fark edecekler. Bütün annelerimiz diliyle konuşuyor. Dil anne dilidir. Yaşama başladığımızda bu dilde büyüyor, bu dilde yürüyor ve yaşamı bu dil ile anlamlandırıyoruz. Bunun için bir dilin kaybı bir halkın kaybıdır” dedi.
 
‘Kürtçe resmi eğitim dili olmalı’
 
Kürtçenin eğitim dili olması gerektiğini vurgulayan Beritan Kızılkaya, “Kürtçe, resmi eğitim dili olmalı. Dil, bir halkın kimliğidir. Bunun için Kürtçe eğitimde, yaşamda, halk içinde her yerde olmalı. Biz Kürtçenin bir iki saatlik seçmeli ders olarak verilmesini istemiyoruz. Kürtçe, resmi dil olmalı ve yaşama karışmalı. Bu ülkede 25 milyon Kürt var ve Kürtçe konuşuyorlar. Bunun için Kürtçe sadece küçük ve dar alanlarda olmamalı, hayatın ve yaşamın her anında olmalı. Bir halk için dilin önemi çok yüksektir. Kürtçe dili yaşamda insanda büyük yenilikler inşa ediyor. Biz dilimizi eğitimde görmedik, yaşamda görmedik ve konuşmadık. Bunun için yaşamımızda sürekli sorun ve sıkıntılarla karşılaştık. Dilimiz ile başka bir dil arasında kaldık ve bundan dolayı çok sorunla karşılaştık” şeklinde konuştu.
 
‘Üniversitede, okulda ve her yerde dilimizle yaşam sürmek istiyoruz’
 
Beritan Kızılkaya, Kürtçenin yaşamın her alanında kullanılması gerektiğini ifade ederek, “Biz dilimiz için bir çalışma yürüttüğümüzde yabancı kimseler bize sorun çıkarmasın ve genel olarak bütün dünyada dilimiz olmalı. Biz öğrenciler olarak, sadece okullarda ve üniversitelerde değil, yaşamın her alanında dilimizi kullanmak istiyoruz. Kürtçe üzerindeki asimilasyon politikalarının kaldırılmasını istiyoruz ve dilimizde çalışmak istiyoruz. Dilimizde çalışma yürüttüğümüzde bizlere zorluk çıkarılmamasını istiyoruz. Kürt halkı için üç değerli şey vardır; dil, kültür ve tarih. Bu üçü de Kürtler için özeldir. İsteğimiz Kürtçe üzerindeki asimilasyon politikalarının kaldırılmasıdır. Dilimizle konuşmak, dilimizle eğitim görmek, dilimizi ilerletmek ve dilimizle yaşam sürmek istiyoruz. Üniversitede, okulda ve her yerde dilimizle yaşam sürmek istiyoruz” sözlerine yer verdi.